AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-07-14

kategori2

Organize işler bunlar

Son günlerin gözde tartışması 'Başörtülü kızlarla kim evlenecek?' sorusu üzerine yazılanlar malum, bizim Pazar ekinde de oldukça iyi bir dosya hazırlanmıştı ayrıca kaçırmadığınızı umuyorum. Meselenin özüne bakınca, 'evlilik' bu kadar gözden düşmüş ve evlenmeye niyetli adam sayısı bu kadar azalmışken, ister istemez başı örtülü kadınlar da bu sorundan payına düşeni alacak. Çünkü bu; 30 yaş üstü, eğitimli, kariyer sahibi, tüm bekar kadınların ortak problemidir. İkili ya da çoklu masalarda buluşup toplanan kadınlar gece gündüz ne konuşuyor sanıyorsunuz? Dahası Sex and the City neden bu kadar tuttu sanıyorsunuz?

Kazık atan, aldatan sevgilileri ve en çok da evlenmekten söz açınca ortadan kaybolan, her seferinde bir bahaneyle konuyu kaynatan adamları konuşuyor kadınlar gruplar halinde her yerde. Salata didiklerken, vitrin bakınırken, kitapçı gezerken, işe giderken, eve dönerken, meşguliyeti ne olursa olsun aksatmadan yaptıkları bir şey var kadınların; ne yapsam ne etsem de adamı evlenmeye ikna etsem diye akıl yürütüyor, çare arıyor, birbirlerinden akıl alıyorlar. Yani kadınlar organize biçimde erkekleri nikah masasına oturtmanın yollarını arıyor, yaratıcılıklarını bu konuda çalıştırıyor. Çünkü bu iş zor bir iş, sevgili okur. Evlilik hele de şu zamanda erkeklere hiç de cazip gelmiyor. 'Ben hayatımı yaşamak istiyorum kardeşim. Kadına bak, çocuğa bak, enayi miyim ben?' havasında artık adamlar. Hal böyle olunca başı örtülü olmayanlar gibi, örtülü olan da nasibini alır bundan.

NİKåH MASASINA BENİ ÇAĞIR SEVGİLİM
Neymiş, Kadir Topbaş'ın oğlu başı açıkla evlenmiş de efendim, Bülent Arınç'ın oğlu başı açıkla sözlenmiş de efendim... Başı örtülü olanlarla kim evlenecekmiş? BİR Sevmiş evlenmiş size ne? İKİ Herkes sizin kodlarınızla bakmaya mecbur mu hayata? Bu iki aileye gelin gitmek için can atacak kızlara, izdivaç programına çıkan yiğitlerden biriyle evlen desen evlenmez. Niye? Adamın maaşı, işi, aşı kesmez de ondan. Kadınlar onları rahat yaşatacak adamlardan aşağısını istemiyor artık. Başı örtülü de olsa, açık da olsa, eğitimli, çalışan kadın dedin mi, tornacıya tenekeciye bakmıyor. Saçını süpürge etmek istemiyor. Çocuk doğurup, bütün gün ev işi yapacağı, kendi yağıyla kavrulup, kıt kanaat geçineceği bir hayat istemiyor. Evlenmek isteyen adam yok değil aslında var, var da mesele şu ki, asgari ücretle çalışanı makbul değil erkek kısmının. Yoksa sabah uyanıp he desen, öğlene basar adam nikahı. Ama onu isteyen kim? Boyu bosu yerinde, yüzüne bakılır, işi gücü mevkisi tam, eli açık, kültürlü, üstelik de iyi aşık istiyorum dersen de, avucunu yalarsın. Başın açık da olsa yalarsın, kapalı da olsa yalarsın. Çünkü o erkekler medya sektörü gibi davranmaya alışmış bir kere...

KADRO İSTEYEN KAPININ ÖNÜNE
Medya ne yapar? Alır bir stajyeri, parasız pulsuz 7x24 yemekle servis dışında zırnık koklatmadan çalıştırır. Bir sene iki sene canın çıkar. Kadro diye tutturursan da kapının önüne koyar. Yeni stajyer gelir senin beğenmediğin işi almak için kırk takla atar. Kadın-erkek ilişkileri de böyle maalesef artık. Kadro isterim diye tutturanı yenisiyle değiştirip mis gibi devam etmek varken enayi mi adam, evlensin? Bu yazı daha uzar ama yerim bitti sevgili okur. Sağlıcakla...