AKŞAM | DUNYA | 15 TEMMUZ 2009, ÇARŞAMBA

Kırk bir takıntılı Kıbrıs yazısı

KKTC CumhurbaÅŸkanı Mehmet Ali Talat, Rum kesimi lideri Hristofyas'la 41 kere bir araya geldi ve hemen akabinde Ankara'ya giderek hedeflerinin Kıbrıs meselesini yıl sonuna kadar çözüme kavuÅŸturmak olduÄŸunu söyledi. Hristofyas ise 41'inci görüÅŸmenin sonunda Rusya'dan 41 adet T80 tipi tank satın alma giriÅŸiminde bulunduklarını açıkladı.
Hep öyle oluyor ve her nedense Rum tarafı gidiÅŸatın tanımını alegorik bir yaklaşımla ortaya koymayı tercih eder oluyor. Tıpkı 1999 yılında Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Rusya'dan satın aldığı ancak Türkiye'nin baskısı ile Ada'ya sokamadığı S300 füzelerinde olduÄŸu gibi...
Kıbrıs Adası'nı kana bulayan Rum liderliÄŸinin, Ada'da yaÅŸananlardan ders almadığı ve kendi çıkarları uÄŸruna Ada'da ve bölgede gerginlik yaratmak suretiyle, halkını bir kez daha felakete sürüklemekten çekinmeyeceÄŸi ne acı ki yine ortada.
Hem biliyor musunuz dünya çapında silah satın alan ülkeler sıralamasında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üçüncülüÄŸü kimselere kaptırmıyor... Kıbrıs Rum Yönetimi'nin eski lideri Glafkos Klerides'in anılar kitabındaki 'Silahlanma müzakere gücümüzü 1974'ten bu yana hep artırdı' itirafı da esas nedeni ortaya koyuyor aslında...
İki lider arasında Ankara ziyareti öncesi yapılan 41'inci görüÅŸmede tesadüf bu ya gündem güvenlik ve garantilerdi. Bu konuda Rum tarafı üzerine basa basa Garanti ve İttifak AnlaÅŸmaları ile ilgili olarak, ''modasının geçtiÄŸi'' ve Güney Kıbrıs'ın AB üyeliÄŸiyle ortaya çıkan yeni durumu yansıtmadığı, AB'nin gerek ülkenin tamamına, gerek eyaletlere, gerekse vatandaÅŸlara garanti saÄŸlayabileceÄŸini iddia etti.
Rum Yönetimi sorumsuz faaliyetlerini yarım asırdır sürdürürken AB ülkeleriyle diÄŸer tüm ilgili üçüncü ülkelerin bu geliÅŸmelere sessiz kalması peki nasıl açıklanabilir?
Bu nedenle 'Müzakereler referanduma götürülsün' demekle iÅŸler hallolmuyor buralarda... GörüÅŸmelerin içeriÄŸine gındırık* kapıdan bakıldığımızda ortada ne referanduma götürülecek bir belge hazırlanabilir diyebiliyor, ne de tarafların bugüne kadar uzlaşı saÄŸlayamadıkları bir konuda 'anlaÅŸtık' diyebildiklerini duyabiliyoruz... 
En çok altı bilemediniz yedi ay içerisinde bu görüÅŸmeler bir ÅŸekilde sonlanacak. Burası kesin... Nisan 2010'da yapılacak KKTC CumhurbaÅŸkanlığı seçimi bu sürece bir 'ara' deÄŸil 'nokta' koyduracak. Bu nedenledir ki, KKTC CumhurbaÅŸkanı Talat'ın elini çabuk tutması ve eÄŸer yeniden aday olacaksa bu süreci net bir aÅŸamaya getirmesi gerekecek. Bu sıkıntının farkında olan ve Talat'ı masada sıkıştırmak isteyen Rum Yönetimi ise, sözcüsü Stefanos Stefan aracılığıyla Talat daha Ankara'dayken; 'yıl sonunda Kıbrıs konusunda bir referandum mümkün deÄŸil' açıklamasını yaptırıyor.
Talat'ın hem masada hem de sonrasında iÅŸi bir hayli zor. KKTC'de yeni iÅŸbaşı yapan EroÄŸlu Hükümeti'nin de bu sıkıntılı duruma ortak olma niyeti hiç yok. Bir 'cenaze' kaldırılacaksa EroÄŸlu Hükümeti bunu Talat'a kaldırtma niyetinde... Bu nedenledir ki 'Talat ile hükümet arasında kriz var mı' ÅŸeklindeki sorulara KKTC DışiÅŸleri Bakanı Özgürgün, 'Anavatanımız olarak Türkiye ile beraber iki CumhurbaÅŸkanı'nın yapmış olduÄŸu açıklamalar, tarihsel sürece uygundur' diyerek yanıt vermeyi tercih ediyor. Türkiye'nin yıl sonuna kadar AB ile durumunu netleÅŸtirinceye kadar Talat'ın masadan kalkma veya EroÄŸlu Hükümeti'nin görüÅŸmeleri sonlandırma gibi bir durumu olmayacak... Ancak yeni yıl ile birlikte Kıbrıs konusunda tarafların ÅŸu anda 'konuÅŸulandan' daha farklı 'diller ve üsluplar' kullanacakları da aÅŸikar. Ve bu konuÅŸulacak yeni 'dilin' Kıbrıs konusunu nereye taşıyacağı da ÅŸu an için yine büyük bir muamma...

Fevzi Tanpınar

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3