AKÅžAM | PAZAR | 05 TEMMUZ 2009, PAZAR

Rakı son 60 yılda mutfağımıza taht kurdu

Türk mutfağının önde gelen isimlerinden, Feriye Lokantası'nın genel müdürü Vedat BaÅŸaran'la rakının mutfağımızdaki yerini konuÅŸtuk. BaÅŸaran'a göre rakıda sosyal yaÅŸantımızın uzun tarihi yatıyor.

raki
Aslında aklında hep futbolculuk varmış Vedat BaÅŸaran'ın. UludaÄŸ Üniversitesi'nde turizm okurken aynı zamanda Balıkesirspor'da profesyonel futbolcuymuÅŸ. Ciddi biçimde sakatlanınca, o sıralarda kimsenin aklının ucundan bile geçmeyen, ancak iÅŸsizlerin son çare olarak düÅŸündüÄŸü aÅŸçılığa yönelmiÅŸ. 'BoÅŸnak göçmeni manav ve ÅŸarküterici bir ailede büyüdüÄŸüm için galiba; sürekli mutfak malzemesiyle baÅŸ baÅŸaydım yani' sözleriyle durumunu açıklıyor. Bütün arkadaÅŸları yurtdışına iÅŸletme okumak için çıkarken o 1984'te Londra'ya aÅŸçılık okumak için gitmiÅŸ. Çelik Gülersoy ve TuÄŸrul Åžavkay aklını çelince okulu bitirdiÄŸinde soluÄŸu İstanbul'da almış ve sekiz yıl ÇıraÄŸan Sarayı'nın Yiyecek-İçecek MüdürlüÄŸünü yürütmüÅŸ. Osmanlı mutfağı uzmanı olan BaÅŸaran, bu konudaki kaynakları taramak için Osmanlıca öÄŸrenmiÅŸ. Sekiz yıldır Feriye Lokantası'nın Genel MüdürlüÄŸünü yürütüyor.

Rakının Türk mutfağında nasıl bir yeri vardır?
Rakı, Türkiye'de ilginç bir tarihe sahip, özel bir durumu var. Türkiye'de rakının tüketim ÅŸekli, uzun yemeklere eÅŸlik etmedeki çekiciliÄŸi devam edecek. Fakat bu ÅŸekildeki tüketim son 50-60 yıldır var, fazla köklü sayılmaz. Dünya mutfaklarında normalde yemeÄŸe göre içki seçersin. Åžarap kültürünün olmadığı ülkemizdeyse rakıya göre mutfak üretilmiÅŸtir. Bu 50-60 yılda rakı bizim mutfağın önemli bir unsuru olmuÅŸtur. Ondan önce rakı yemek içkisi deÄŸildi, ÅŸimdiki gibi tüketilmiyordu.

Farkı neydi o zamanların?
AkÅŸamcılar o zamanlarda rakıyı sek olarak tek tek denilen meyhanelerde içerlerdi. AkÅŸam evine gitmeden uÄŸradığı meyhanede yorgunluk atmak için içerdi. Pahalı mezesi ciÄŸer tava, ucuz mezesi çerez, zeytin, leblebiydi. Oturur, tadıp eve giderdin. Rakı kadehi küçüktü. Uzun bardaÄŸa geçiÅŸi belli bir sürede oldu.

Rakının yemek içkisi olmasıyla kadehlerin uzaması aynı zamana denk geliyor o zaman.
1940'larda uzun rakı kadehleri ortaya çıkmıştı, biraz daha kısaydı bugünkünden, yaldızlı, iÅŸlenmiÅŸ kadehler. Yaygın deÄŸildi ama. Sek içerken su katmadığınız için küçük bardak yeterli oluyor. Ama yemekle birlikte uzun süre o bardaklarda içemezsiniz, 40-45 derece alkol. İnceltmek için su, buz katmanız gerekiyor. Bardağı uzatacaksınız o zaman. O bile ağır geliyor ki üstüne de su içiyorsunuz.

İnsanların bu yeni tüketim biçimine geçmesi zor oldu mu?
Hayır. Rakı yüksek anason sayesinde yediÄŸiniz her yemeÄŸi aÄŸzınızda iyi temizler. Bırakmış olduÄŸu yoÄŸunluÄŸu bir anda sıfırlar. Rahatlatma özelliÄŸi vardır. Böyle bir avantajı var.

Rakının kıyıda köÅŸede kalmış içki imajından sıyrılıp tahtını kurmasının sosyal altyapısı var mı?
Bu sorunun cevabı aslında Türkiye'nin, özel olarak da İstanbul'un sosyal yaÅŸamının uzun tarihiyle ilgili. Tarihte yabancı elçilikler çok önemliydi, buradaki kültüre yön vermesi açısından. Pera da bu çekici hayatın merkeziydi. Paris'teki, Londra'daki, Viyana'daki hayat neyse Pera da öyleydi İstanbullular için. Üst düzeyde bir sosyal hayat vardı burada. Amerikan, İngiliz, Rus, Alman, Fransız, İtalyan elçilikleri saray yavrusu binalarıyla Pera'daydı. Galata'nın özelliÄŸi de tarihte hep serbest bölge olmasından kaynaklanıyor. Denizcilerin, bankacıların, ticaret yapanların merkezi çünkü. Yüksek hayat orada da var. Orada yaÅŸayan yabancılar sayesinde Avrupa'da ne buluyorsanız orada da var. Müslümanlar için içki yasak ama herkesin kafasına yerleÅŸiyor içkili, mönülü sofraların çekiciliÄŸi.

Åžarap içiliyor ama o zamanlarda, rakıya nasıl geçilmiÅŸ?
O sosyal yaÅŸamın diÄŸer unsuru da azınlıklar. Rumlar, Yahudiler, Ermeniler ticarette ve sosyal hayatta önemli yer kaplıyor o zamanlarda. Onlar için de içki üretmek ve tüketmek serbest. Fakat Pera'nın hakimiyeti zamanla kayboluyor. 1950'lerden itibaren azınlıklar da ülkeyi terk etmek zorunda kalınca yeni bir kültür oluÅŸmaya baÅŸlıyor. Rakının hakimiyeti de o zamana denk geliyor. Åžarap üretenler de tüketenler de yok çünkü artık. O zamana kadar kıyıda köÅŸede kalmış rakı, sofralara gelmeye baÅŸlıyor.

ÇİLİNGİR SOFRASI BİR TEK BİZDE VAR
Milli içki deyimi var bir de... 
Rakı, aslında Akdeniz ve OrtadoÄŸu kültürüdür. Ama bize özgü bir boyutu da vardır bu iÅŸin. Dünyada rakı üreten ülkelerde sadece Türkiye'de rakıya dair bir mutfak kültürü var. Yunanistan'da ya da OrtadoÄŸu'da böyle bir ÅŸeyden bahsedemezsiniz. Saatler süren bir rakı yemeÄŸi yoktur yani. Bizdeyse bunun için sofralar icat edilmiÅŸtir. Çilingir sofrası mesela.

Kim icat etmiÅŸ çilingir sofrasını?
Aslında çoÄŸunluk için çilingir sofrası güzel olmaz. Bu Anadolu'dan İstanbul'a baÅŸlayan göçlerle ortaya çıkmış. Bekar odalarında, gecekondularda kalan, ailesini İstanbul'a getirememiÅŸ, müsait bir mutfakları olamayan insanların bulduÄŸu gölgelikte bir gazete kağıdı üstüne kurdukları mütevazı sofra. Peynir, domates yanında çay bardağında rakı... Sonradan devamlı sofraya dönüÅŸmüÅŸ bu.

İyi bir rakı sofrası nasıl olur peki?
Rakı sofrasının en önemli özelliÄŸi yemeÄŸin masada sonuna kadar kalmasıdır. Batıdaki gibi baÅŸlangıçları yiyelim, ondan sonra sıcakları yiyelim gibi deÄŸildir, bir ÅŸey kaldırılıp götürülmez. Bunun için bizde serpme denen bir kavram vardır, mezeyi serpersin sofraya, muhabbet bitene kadar onlar da kalır. ZeytinyaÄŸlılar, ezme türündeki mezeler en ideali. Mesela sıcak bir ÅŸey getirdiÄŸiniz zaman soÄŸur o. Peynir ve tadı ekÅŸimsi yiyecekler de iyi gider ama mesela kavun olmaz, kim bulmuÅŸsa bunu!

Sizin rakıyla aranız iyi midir, nasıl içersiniz?
Rakıya muhabbet içkisi olarak bakmak lazım. Ben yanında çerezi tercih ediyorum, gerisi o kadar önemli deÄŸil, önemli olan muhabbet.

Rakı-balık sevmez misiniz?
Evet güzel olabilir tabii. Tavada ve ızgarada balık iyi gider ama mesela soslu yapamazsınız balığı. 

Efe rakıdan kokteyl
Efe Rakı rakıseverlere, Ege bölgesi yaÅŸ üzümlerinden üretilen markası Efe YaÅŸ Üzüm Rakısı'nı özel kokteyllere
dönüÅŸtürecek tarifler öneriyor. Sizin için bir kokteyl seçtik.

Efe Zencemix  
- 1 kadeh Efe YaÅŸ Üzüm Rakısı  (5 cl.)
- 50 gr. taze  zencefil 
- 1 cl. limon suyu
- Buz 

Taze zencefili rendeleyip, temiz bir tülbent yardımıyla suyunu sıkın. 6 cl. soÄŸuk su ve 1 cl. taze sıkılmış limon suyu ekleyip karıştırın. Bu karışımı 1 kadeh sek Efe YaÅŸ Üzüm Rakısı'na ilave edin.

Hızla büyüyen marka: Burgaz Rakı
Sektöre 2005'te giren ve 4 yılın sonunda yüzde 26'lık bir oranla pazarda ikinciliÄŸe yükselen Burgaz Rakı Genel Müdürü Habib Kurt, baÅŸarıyı 'kaliteli ürünü uygun fiyata satmak'la açıklıyor. 'Rakıda son 10 yılda, yıllık 45-46 milyon litre civarındaki pazarda firmaların payları deÄŸiÅŸiyor devamlı. Fiyat çok belirleyici. Burgaz'ın ilkesi  kaliteli ürünü uygun fiyata satmak. Tüketimin yüzde 65-70'lik kısmı evlerde gerçekleÅŸiyor. Son yıllardaki ekonomik sıkıntılar nedeniyle restoranlarda tüketim payı azalmıştır. Durum böyle olunca da Burgaz'ın uyguladığı fiyat politikası hızlı yükseliÅŸinde etkili olmuÅŸtur. Bunu gören rakip firmalar da peÅŸ peÅŸe fiyat indirmeye baÅŸlamış bulunmaktadırlar. Rakıda uzun süredir fiyatımız 19.90 TL ( 70 cl.) olmasına raÄŸmen rakiplerimiz 18.90 hatta 17.90 TL'ye indirmiÅŸlerdir fiyatlarını.' Ata Rakı markasına da sahip olan firma, önümüzdeki dönemde ev tüketimindeki yükseliÅŸlerinin devam edeceÄŸini öngörüyor.

'Vergiye özel düzenleme yapılmalı'
Mey içki Pazarlama Direktörü Çiçekten Becel Rakı pazarında yüzde 70'e yakın paya sahip Mey İçki, 2008'in son çeyreÄŸinden itibaren hissetmeye baÅŸladığı krizin etkisiyle, 2009'un küçülmeyle kapanacağını, 2010'da bir toparlanmanın baÅŸlayıp yüzde 3-4 civarında büyüme yaÅŸanacağını öngörüyor.
Avrupa BirliÄŸi müzakereleri çerçevesinde, yüksek alkollü içkiler sınıfına girmesinden dolayı rakıdan alınan verginin kademeli olarak artırılması, uzun vadede viskiyle eÅŸitlenmesi planlanıyor. Markanın pazarlama direktörü Çiçekten Becel böyle bir planın alternatifsiz olmadığı görüÅŸünde; 'Geleneksel Alkollü İçki Üreticileri DerneÄŸi (GİSDER) üyesiyiz. AB, aynı konuda komÅŸumuz Yunanistan ile geçmiÅŸte yapmış olduÄŸu müzakerelerde Uzo'nun onların milli içkisi olduÄŸunu tescil etmiÅŸ ve Uzo'ya gerekli vergisel muafiyeti saÄŸlamıştır. Milli içkimiz olarak Türk kimliÄŸinde ve sosyal etkileÅŸiminde önemli rol oynayan rakının vergisinin korunması yolunda çalışmalar yapan GİSDER'i takip ediyoruz.'

2009'da merhaba diyen marka; Topkapı Rakı
Bu yılın ilk yarısında Topkapı İçecek tarafından rakıseverlerin beÄŸenisine sunulan iki ürün var; anason yoÄŸunluÄŸunu sevenlere yönelik Topkapı Rakı ve yumuÅŸak içimi uygun fiyata sunan Abbas Rakı. Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ahmet Acar, sektörde ve ekonomideki zor koÅŸullara raÄŸmen bu dönemi beklentileri doÄŸrultusunda geçirdiklerini söylerken, yıl sonuna doÄŸru önemli oranda büyüme gerçekleÅŸtireceklerini öngörüyor.
Firmanın bu iki markasının yanında otellere yönelik '7' adlı litrelik rakısı da bulunuyor. Bu markaların önemli özelliÄŸi, buÄŸdaydan elde edilen etil alkolün kullanılıyor olması.

EYÜP TATLIPINAR- etatlipinar@gmail.com

 

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3