AKÅžAM | PAZAR | 12 TEMMUZ 2009, PAZAR

Süper Lig'in sesi

Anekdotlarla süslediÄŸi maç anlatımı, gollerdeki canhıraÅŸ bağırışlarıyla Melih Åžendil, yeni efsane spikerimiz olma yolunda. Turkcell Süper Lig maçlarını anlatan Åžendil, kariyerinin baÅŸlangıcını ve anılarını FourFourTwo Dergisi'nin Temmuz/AÄŸustos sayısına anlattı.

lig
Ankara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde okuyordum, hocamız Rıfat Aras'a, kullanılamayan stüdyoda bizi bu yönde yetiÅŸtirmesi için baskı kurduk. O önce 'Gidin başımdan!' diyerek talebimize pek sıcak yaklaÅŸmadı ama daha sonra bir sınav açmaya razı oldu. 'On air' yazısıyla o sınavla tanıştım.  Radyoculuk, gazetecilik ve televizyonculuk üzerine bütün temellerimi o okula borçluyum.

Tüm gün spor yayını yapacak TRT 3 kurulmuÅŸtu ve bu yüzden TRT tarihinde ilk kez açılan spor spikerliÄŸi sınavına katıldım. Sınavı kazanan beÅŸ kiÅŸiden biriydim, sonradan öÄŸrendim ki meÄŸerse 16 bin 200 kiÅŸi katılmış! YoÄŸunlaÅŸtırılmış bir kurs ve üç aÅŸamalı bir baÅŸka sınavdan sonra Tansu Polatkan beni Konyaspor-Altay maçını radyodan anlatmam için gönderdi. Beni direkt denize attı ve 'Yüz' dedi!

TRT'de beÅŸ yıl kadar çalıştıktan sonra ATV'ye geçtim. Ardından Cine 5 lig maçlarının yayınını aldı ve İlker Yasin, gelip rahmetli Kenan Onuk'tan bonservisimi istedi. Altı ay kadar sonra Show TV'ye geçtim. Acun Ilıcalı'yla VarÅŸova'ya BeÅŸiktaÅŸ'ın maçına gittik. Giderken İlker aÄŸabeye 'Allahaısmarladık' dedik, döndüÄŸümüzde odada Åžansal aÄŸabey oturuyordu! 1996'dan beri bir buçuk yıl haricinde lig maçlarını anlatıyorum.
En çok 2008 Avrupa Åžampiyonası'nda anlattığım maçlardan keyif aldım. Bir yanımda Pierre van Hooijdonk, diÄŸer yanımda Rıdvan Dilmen... Bütün yayıncılık kurallarını bir kenara atıp, milli takım kazandıkça yayın odasında halaylar çekiyorduk. Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan maçlarını unutamam.
Åžampiyonlar Ligi içimde ukdedir; sadece bir sezon anlatabildim. Bu seneki finali anlatmak için kaç lira verirdim biliyor musun? Oradaki yayın yerlerini gördükten sonra Türkiye'deki statlarda da iyileÅŸmeler yapılması için uÄŸraşıyorum. Sezonun ilk haftasında oynanan Antalyaspor-BeÅŸiktaÅŸ maçını anlatmak için Antalya Atatürk Stadı'ndaydım; iddia ediyorum stadın yayın yerine   2. Dünya Savaşı'ndan beri bir temizlikçi girmemiÅŸti! Yerlerde beÅŸ santimetre kalınlığında çekirdek kabukları vardı; köpeÄŸi baÄŸlasan durmaz. Ben de orasının görüntülerini yayına verdim. Sonrasında o zamanın belediye baÅŸkanı Menderes Türel araya girdi ve ÅŸimdi buzdolaplı, klimalı bir yayın odasına dönüÅŸtü.

BELKİ RIDVAN'LA BİRLİKTE BASIN ŞEHİDİYDİK
Avrupa'da hayran olduÄŸum statların ilk benzeri Fenerbahçe Åžükrü SaracoÄŸlu Stadı'nın inÅŸası sırasında, gün geldi Rıdvan Dilmen'le bir metre suyun içinde maç anlattık. İnÅŸaat devam ediyordu, anlatım yerine yukarıdan su geliyordu. Bir elektrik kaçağı olsaydık belki ÅŸimdi Rıdvan Dilmen'le beraber basın ÅŸehidiydik.
Yeni nesil dünya futbolunu çok iyi takip ettiÄŸi için onlara farklı bir ÅŸey vermeniz gerekir. O farklılık da spikerle yorumcunun arasındaki iletiÅŸimde kendisini ortaya koyuyor. Ben bir maçta sol bekin ortası kötü olunca 'Hakan, sen de az arabayı böyle ortalarla vurmadın' deyince Hakan Ünsal gülüyor, kompleks yapmıyor. Böyle de olması lazım.
Spormax beni bozdu! Manchester United-Arsenal maçını anlatırken her ÅŸeyi söyleyebiliyorum, dahası kulaklığımdan İngiliz spikerle yorumcunun konuÅŸmalarını duyabiliyorum. Adam bir futbolcu rakibine sert girince 'What a wild tackle!' diyor. Haydi gel, Fenerbahçe-Galatasaray maçındı 'Ne kadar vahÅŸi bir ÅŸekilde girdi' de bakalım! Yanındaki yorumcu da 'Adam ormandan kaçmış gibi' diyor, bizse 'Sert müdahale' deyip geçiyoruz!
Goldeki bağırışıma bakıp tuttuÄŸum takımı tespit etmeye çalışanlar var. Nasıl ÅŸehirlerarası otobüs ÅŸoförleri yolcuların yorumlarına göre iÅŸini yapmaz, ben de aynen devam edeceÄŸim. Sezon sonundaki derbileri milyonlarca insan seyrediyor, her mimiÄŸinize yorum yakıştırılıyor. Maçtan sonra gülümsediÄŸimde 'İki futbolcumuz sarı kart cezalısı oldu, o yüzden mutlusunuz deÄŸil mi?' diye mail aldığım oldu!
Her gittiÄŸim yerde bir mesaj trafiÄŸinin içindeyim, insanlar sürekli benden bir ÅŸeyler duymak istiyor. GittiÄŸim tatil köyünde garson yemeÄŸin yarısını tabağıma koyar 'AÄŸabey X takımı hangi futbolcuyu alacak?' diye sorar. Bak hala X, Y, Z takımları diyerek kendimi sıkıyorum. Aklıma gelen herhangi bir takımın adını söylesem hemen o takımın taraftarı olarak kabul edilirim.
Tabii ki bir takıma sevgim var; tribünde yetiÅŸtim, ben de sabahladım bilet kuyruklarında. Bir takım tutmayacak kadar futbola uzaksam neden bu iÅŸi yapayım? Ancak tuttuÄŸum takımı anlatırken bir sıkıntı yaÅŸayıp yaÅŸamadığımı sorarsanız cevap tek kelimedir: Sıfır! X takımının fanatik taraftarı bir pilot, Y takımını uçururken 'Åžunları bir türbülansa sokayım da bizi geçen sezon yenmelerinin rövanşını alayım' der mi? Aynı ÅŸey!
4-2'lik Fenerbahçe-Sivasspor maçı geçen sezon en keyif aldığım karşılaÅŸma oldu. 0-0 biten BeÅŸiktaÅŸ-Bursaspor ile Fenerbahçe-Trabzonspor maçları golsüz olmalarına raÄŸmen çok güzeldiler. Bu sene çok güzel maçlar anlattım. Güzel bir lig oldu.
EskiÅŸehir, Trabzon ve Bursa, maç günü en güzel olan kentler. Bursa mükemmel, tek kelimeyle olaÄŸanüstü. Kente girdiÄŸin anda bayrakları, flamaları, formalı insanları her yerde görmeye baÅŸlıyorsun.
Polis Haftası'ydı galiba... Maçın devre arasında bir Skorsky helikopteri stadyuma gelecek ve polisler gösteri yapacaktı. Her ÅŸey hazır ve helikopter devrenin bitmesine 10 dakika kadar kala göründü, havada beklemeye geçti. Konuk takım üç büyüklerden biriydi ve 45. dakikada gol attı. Birden tribündeki ev sahibi takım taraftarlarla polisler kavga etmeye baÅŸlamaz mı? Yanımda da helikopterin gelme emrini verecek amir elinde telsiziyle duruyor. Amir baktı kavga kötü,  hemen 'Geri dönün' emrini verdi. Bütün  gösteri iptal oldu.


ERDEM KABADAYI-erdem.kabadayi@442dergi.com

 

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3