AKÅžAM | PAZAR | 12 TEMMUZ 2009, PAZAR

Başörtüsü aşka engel değil

İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi BaÅŸkanı Kadir TopbaÅŸ'ın oÄŸlu Ömer, türbansız bir genç kızla dünya evine girdi... Ardından BaÅŸbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın oÄŸlu Ahmet Mücahit'in sözlüsünün türban takmadığı ortaya çıktı... Ve kendisini iki dünya arasında köprüler kurmaya meraklı bir adam olarak tarif eden Ahmet Hakan, bu konuyla ilgili hayli elektrikli bir yazı döÅŸendi; 4 yıl öncesinden bir örnek vererek bizlerin yeni fark ettiÄŸi ama muhafazakar kesimlerin çok eskiden parmak bastığı bir sorunu açıkladı: Muhafazakar kesimin yeni kuÅŸağı evlenmek için türbansız kızları seçiyor.

b_ortu 

 Peki, ama türbanlı kızlarla kim evlenecek? Bu yazının hemen ardından Radikal'den İsmet Berkan bir yazı yazdı ama konuya sadece 'aÅŸk' açısından bakıyordu. DüÄŸünde gelinin başı açık mı kapalı mı diye bakmanın dedikodudan ileri gitmediÄŸini ve bundan büyük sosyolojik çıkarımlar yapmanın yanlış olduÄŸundan dem vururken ÅŸu tespiti yapıyordu: 'AÅŸk gibi, evlilik gibi konular öyle genellenemeyecek, hele hele siyasetin ve bir siyasetmiÅŸ gibi uygulanmak istenen inancın alanına hapsedilemeyecek konulardır.' Ve Ahmet Hakan'a o vurucu soruyu soruveriyordu: O cemaatin içinde olduÄŸu dönemlerde başı açık bir kıza aşık olsaydı ne olurdu? Buna da yanıt verdi    Ahmet Hakan...

Ama konuyla ilgili en gerçekçi, hadi daha açık söyleyelim tokat gibi cevabı, ismini vermeyen türbanlı bir genç kızın Yeni Åžafak Gazetesi'nde yayınlanan satırlarında okuduk... 'Biz burada, Sezai Karakoç'un 'Masal'ındaki 'Yedinci oÄŸul'u gibi duruyoruz. 'Yeni sınıfın yeni dallamaları' bizi alsın diye deÄŸil.'
Bütün bu tartışmaları takip ederken,  12 Ocak 2009'da AKÅžAM Pazar'da yayınlanan, Amerika'nın ünlü Harvard Üniversitesi'nde 'KapitalistleÅŸen İslam, İslamileÅŸen Kapitalizm' konulu doktora çalışmasını sürdüren AraÅŸtırmacı Özlem Madi ile İslami burjuvazi üzerine yaptığımız söyleÅŸiyi hatırladım. Söz konusu röportaj çok ses getirmiÅŸti. Yer darlığından kısaltmalara kurban giden '30 yaşın üstünde, eÄŸitimli, türbanlı ve bekar kızların evde kalma sorunu' üzerine çok esaslı tespitlerine yer veremediÄŸimiz Özlem Madi'yi aradım ve sordum: BaÅŸ örtüsü aÅŸka engel mi? Özlem Madi, konuyu İslami burjuvazisinin kodlarına inerek yanıt verdi. Taraf Gazetesi'nden Elif Çakır ve Zaman Gazetesi yazarı ve romancı İskender Pala aynı soruya yanıt verdiler. Türk medyasında diÅŸi Ahmet Hakan olarak tanına Habertürk Gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca ise görüÅŸ almak üzere kendisini aradığımda 'ilginç konu, en iyisi ben bunu köÅŸemde yazayım' deyince Cuma günü yazdığı köÅŸesinden bir paragraf alıp aktarmak kaçınılmaz oldu...

BaÅŸörtü davasına evlenme haklarını baÅŸkalarına kaptırdılar
Özlem Madi-AraÅŸtırmacı

Bazı İslamcı erkekler arasında baÅŸörtüsüz kızlarla beraber olma eÄŸilimi var olsa da, genelleme yapmak doÄŸru deÄŸil. Eski kuÅŸak İslamcılar ya da ÅŸimdikilerinin birçoÄŸu, inançları gereÄŸi ya da statülülerini korumak için baÅŸörtülü eÅŸlerle beraber olmayı tercih ettiler. Ancak son 5-10 yılda bekar ya da boÅŸanmış erkeklerden evlilik yapanlar arasında tercihini muhafazakar ama başı açık kızlardan yana kullananlar olduÄŸunu görüyoruz. BaÅŸörtülü kızlar 1980'lerin sonları ve 1990'larda okul ve 'dava' peÅŸinde daha sonraları da kariyer peÅŸinde koÅŸtular. EÄŸer üniversite yıllarında erkenden evlenmedilerse, evlilik yaşı bir hayli ilerilere gitti. Ama yaÅŸ 30'u geçince de aynı yaÅŸlardaki İslamcı erkeklerin evlenme tercihi olmaktan çıktılar. Åžu anda ÅŸehirde yaÅŸayan okumuÅŸ ve kariyer sahibi ama evlenmemiÅŸ ya da boÅŸanmış birçok baÅŸörtülü kadın var. Erkekler her alanda ilerleyip deÄŸiÅŸirken, çoÄŸu kadın ya ev hanımı oldu ya da hiç evlenemedi. Dolayısı ile yıllarca peÅŸinden koÅŸulan 'dava' ya da 'haklar' mücadelesinde erkeklerle beraber ilerlerken, sıra evlenmeye gelince bu 'haklarını' baÅŸkalarına kaptırmaktan dolayı derin hayal kırıklıkları yaÅŸamaya baÅŸladılar. Bu hissiyatları İslamcı kadınların yazılarında, hikayelerinde, romanlarında görmek mümkün. Ayrıca, baÅŸörtüsüz eÅŸ seçmelerinin nedeni denildiÄŸi gibi mahalleler arası farkın azalmasından ziyade iki mahallenin sınırlarının çok keskin olabildiÄŸi bazı durumlarda diÄŸer mahalleye geçiÅŸte kolaylık saÄŸlaması. Zira kapalı bir eÅŸ ile baÅŸörtüsü sadece kadının deÄŸil erkeÄŸin de kimliÄŸi haline gelmekte ve bazı erkekler de bu kimliÄŸi taşımak istemiyor.

Dinin kuralları günün getirilerine göre deÄŸiÅŸmez
Nihal Bengisu Karaca / Habertürk Gazetesi yazarı

... Elbette herkes dilediÄŸini seçmekte/sevmekte özgür; ama bu özgürlükler ve seçenekler dünyası, bir camianın yalnızca erkeklerinin lehine çalışan, kadınlarını 'zencileÅŸtiren' bir hale gelmiÅŸse 'yok bi ÅŸey, yok' demek anlamlı deÄŸildir. 
İslami deÄŸerleri referans alan bir camiada yetiÅŸen erkeklerin  kendisiyle aynı deÄŸerleri paylaÅŸan kadınlara yönelik ilgisizliÄŸi ve aÅŸksızlığı,  'sistematik' bir hal almışsa, konu kurcalanmaya deÄŸer hale gelmiÅŸ demektir. ...

AÅŸk gönül elbisesi giyer
İskender Pala / Zaman Gazetesi yazarı

AÅŸk evrensel bir duygudur ve aşıklık, gök kubbenin altındaki en eski meslektir. AÅŸkın dini, dili olmadığı gibi baÅŸörtülüsü, örtüsüzü de olmaz. Çünkü aÅŸk gönül elbisesini giyinmiÅŸtir.
Muhafazakarların aÅŸk konusunda duyarlılıkları bence baÅŸkalarına nazaran daha derinlikli ve anlamlıdır. Bunun sebebi cinselliÄŸin ön planda tutulmamasıdır. Yahut cinsellikten öte aÅŸkın asaletinin varlığını kabul etmeleridir. Mesela muhafazakar çevrelerde aÅŸk anlayışı ömürde birdir. 'Ben her bahar aşık olurum' ÅŸarkısı bu çevrede karşılık bulamaz. AÅŸk görmekle çoÄŸalan, dokunmakla bozulan bir ÅŸey olduÄŸu için de 'özel'lik arz eder.
Muhafazakar anlayışta aÅŸkın tensel katmanı yanında mecazi veya ilahi katmanları da saygıya deÄŸer görülür. Bu yüzden bir muhafazakar gence aÅŸk gelince, bütün bu duygular birlikte gelir, o da aÅŸkına öyle sahip çıkar. åşık olduÄŸu kız baÅŸörtülü veya deÄŸilmiÅŸ, sevdiÄŸi erkek muhafazakarmış veya deÄŸilmiÅŸ...
Sonuçta aÅŸk baÅŸörtüsüyle ölçülemeyecek bir duygudur. Tartışmada baÅŸörtülülerle evlenmenin gündemden düÅŸtüÄŸü, cazibesini kaybettiÄŸi gibi bir netice çıkartılmasını yanlış bulurum. BaÅŸörtülü kızların yuva kurma yüzdesinin başı açıklara göre daha yüksek olması da evlilik kurumuna daha saygın bakmaları da ayrıca dikkat çeker.
Konuya bir de ÅŸu açıdan bakmak gerekir: Bir muhafazakar için başı açık olan 'öteki' deÄŸildir.  Ama bunun tersini düÅŸündüÄŸümüzde sorunlu bakış açılarıyla karşılaşırız. Yani sorun muhafazakarlarda deÄŸildir. Onlar başı açık olan birini hayat arkadaşı olarak da aşık veya maÅŸuk olarak da kabullenebilirler. Bunun tersinden görüntüsü de aynı algılamayı ortaya koyduÄŸunda toplumumuz daha normalleÅŸmiÅŸ olacaktır.

Dindar erkekler parayla beraber kadını keşfetti
Elif Çakır / Taraf Gazetesi yazarı

AÅŸk, bir Müslüman için ancak 'ilahi' olabilirdi, dolayısıyla ilahi olan bir aÅŸkı bir faniye duymak hem imkansız hem de gereksizdi. Bu nedenle geçmiÅŸ dönemlerde birbirlerini severek deÄŸil de 'helal süt emmiÅŸ, çocuklarını dinin emirlerine göre yetiÅŸtirecek' düÅŸüncesiyle daha çok ideolojik evlilikler yapıldı. Parayla birlikte dindar erkekler kadını keÅŸfetti. Åžu an tartışma henüz evlenmemiÅŸ baÅŸörtülü kızların kiminle evleneceÄŸi üzerinden yapılıyor. Bunun bir sonrası ise, geçmiÅŸ dönemde yapılmış ideolojik (ve çoÄŸu saÄŸlıksız) evliliklerdeki çatırdamalar üzerinden sürmesidir.
Bu eski bir tartışma; 2006 Mayıs'ında Tempo dergisinde bu konuda yazdıklarımı hatırlatayım: '... Ama artık görüyoruz ki baÅŸörtülü kadınlar kamusal alandaki erkekler için de ayak bağı olmaya baÅŸladı. Artık baÅŸörtülü kızların evlenebileceÄŸi erkeklerle ilgili bir kanun hükmünde kararname çıkarılsa yeridir. Kimler olabilir diye düÅŸünüyorum da... ÖÄŸretmenler falan olmaz, ilerleyip müdürlük veya Milli EÄŸitim'de görev alma tehlikesi vardır. Siyasal bilgiler veya hukuk mezunları olamaz, onların da kariyerlerinde muhtemelen kamusal alan olacaktır. Tıpçılar ve mühendisler olamaz; çünkü onların da yükselebilmesi için baÅŸörtülü kadınlar engel teÅŸkil eder. Harp Okulları'nda okuyan birinin yanına ise hiç yaklaÅŸmamalısınız. En iyisi imam, bakkal, tornacı gibi esnaf ve zanaatkarlarla evlenmek... Gerisi hem sizin hem de eÅŸinizin başına iÅŸ açacaktır.'

LİBERAL DİNDARLAR DİNİ DEĞİL GELECEĞİ DÜÅžÜNÜYOR
Öncelikle ÅŸunu ifade edeyim: BaÅŸörtülüler, laik düÅŸünce tarafından hiçbir zaman birey olarak görülmedi. Onları ya babaları örtmüÅŸtür ya da kocalarının baskısıyla örtünüyorlar denildi.
Beri tarafta ise, 'kamu'ya hücum eden bütün sonradan görme dindarların, baÅŸörtülü eÅŸlerden uzaklaÅŸtıklarını gözlemlemeye baÅŸladık.
Belki bu mücadele içinde büyüyenler deÄŸil ama artık 'yeni sınıf'ın çocuklarının, baÅŸörtülü kızlardan uzaklaÅŸmaya baÅŸladığı çeÅŸitli (artan) örneklerle karşımıza çıkmaya baÅŸladı.
Çünkü yaÅŸantıları, mekanları, çevreleri deÄŸiÅŸen bu insanların, baÅŸörtülüler arasından bulabilecekleri denkleri yok. Çünkü bu yeni sınıf zaten evlerini de mahallelerden taşıdılar, kendilerine yeni siteler kurdular, milyon dolarlık yeni evlerinde, kendileri gibi olanlarla yaşıyorlar. Bunların çocukları genellikle yurtdışında okuyor, artık mahalleden kendilerine denk eÄŸitim ve kültürü olan birilerini bulmakta zorlanıyorlar. 'Denkleri yok' ifadesini çok inanarak söylemiyorum aslında. Vardır da, 'liberal dindarlar' artık dininden çok 'geleceÄŸi'ni düÅŸünmeye baÅŸladı. (Aslında bu bir tür 'uzak gelecek' ile 'yakın gelecek'in yer deÄŸiÅŸtirmesi oldu. Dünyada karşılığını 'peÅŸin' alacağımız iÅŸlerle meÅŸgul olmaya mütemayilmiÅŸiz demek ki!..)
Åžimdi burada laikçilerin söylemi açısından ÅŸöyle bir paradoks çıkıyor ortaya: Madem bunlar kocalarının baskısıyla örtünüyorlardı, ÅŸimdi baÅŸörtülü kızlar koca bulamıyorlar.
Nasıl oluyor bu iş!..

GÜLAY ALTAN-gulay.barbaros@aksam.com.tr

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3