Nedim Atilla nedim.atilla@aksam.com.tr

kategori2

Kazdağı'nda bahar bir başka güzeldir, yaz bir başka...

Mayıs ayının ilk güneÅŸli günlerinden birinde Zeytinbağı'ndayız, dostlarla; denizin üstünde deÄŸiliz ama karşımızda nefis bir deniz manzarası...
KazdaÄŸları, dünyada ölçülmüÅŸ en yüksek oksijen miktarına sahip bölgelerinden biri. AÅŸağılarda hafif bir lodos sersemliÄŸi var, ama rakım yükseldikçe daÄŸdan gelen oksijenin de etkisiyle kendinizi iyi hissediyorsunuz. Deniz, sadece birkaç kilometre uzakta. Kendinizi doÄŸaya bırakma zamanı...                                                     
Homeros, 'Zeus Baba, İda Dağı'ndan hükmeden ulu tanrı!' diye seslenir ünlü eserinde... Kazdağı'nın antik dönemdeki adı İda Dağı'dır. İda/İdaia adının dönemin ana tanrıçası Kybele'nin bir sıfatı olduÄŸunu ileri süren görüÅŸler vardır. Edremit Körfezi'nin bir adının da İdaion olması, bu son tezi desteklemektedir. Homeros'un tanımları içinde en çok, 'bin pınarlı İda' sözü sevilir ve bölgenin bugünkü halkı tarafından da bu benzetme kullanılır. Hıristiyanlık döneminde etkin bir bölge olan Kazdağı, Türklerin bölgeye hakim olmalarından sonra da kutsal niteliÄŸini korumuÅŸtur. Türkler, İda adını Kazdağı'na dönüÅŸtürmekle onun tanrısal anlamını devam ettirmek istemiÅŸlerdir. Nedenine gelince: Orta Asya'dan Anadolu'ya geliÅŸleri sürecinde Türkler, Müslümanlık dinini kabul etmiÅŸler, ancak daha önce inandıkları 'Åžamanizm'in bazı öÄŸelerini de korumuÅŸlar. Türk boylarından bazılarının Åžaman inanışlarında kaz, Göktanrı'yı sırtında taşıyan kutsal bir hayvan; bu topraklar yurt tutulunca da, İda adı 'kaz' olmuÅŸ...
Yıllar önce TahtakuÅŸlar Köyü yakınlarında, dağın ilk butik otelini İdaköy Çiftlikevi adıyla ve sadece dört oda ile açan Sema ve İskender AzatoÄŸlu çiftinin bu giriÅŸiminden sonra, bugün küçük bir otel patlaması yaÅŸanıyor bölgede. Kazdağı, ÅŸimdi YeÅŸilyurt Köyü'nden Güre'ye kadar butik otellerle doldu...

MUTFAK MERAKLILARINA
ÇoÄŸunun adında han, konak gibi eklentiler var, Türkçe ad koymaları güzel, genellikle de iyi hizmet veriliyor. Fiyatları da kitle turizmi yapılan otellerden elbette daha pahalı. (Hepsinde güler yüzlü iÅŸletmeciler bulabilirsiniz diyeceÄŸim, ama Adatepe'deki bir örnek aklıma gelince vazgeçiyorum!) Mutfak meraklısı iseniz, KazdaÄŸları bu açıdan da zengin seçenekler sunuyor.
Burada öne çıkan en önemli kimlik ise Erhan Åžeker... Bence Türkiye'nin az tanınan, ama en iyi aÅŸçılarından biri. Geleneksel lezzetleri, Kazdağı'nın zenginlikleri ve evrensel mutfak ilkeleriyle senteze ulaÅŸtırıyor ve ortaya deneysel ama hemen herkesin beÄŸenerek yediÄŸi bir mutfak çıkıyor. Erhan Åžeker'in mekanı Zeytinbağı'nı ablası Menend Hanım ile büyük tiyatro sanatçımız Tuncel Kurtiz kurmuÅŸlardı. Åžimdi burayı Erhan, eÅŸi Nejla ile yönetiyor. MutfaÄŸa kendisi hakim, ama yanına bulaşıkçı olarak giren Çamlıbel Köyü'nün gençlerinden Mustafa Toloner de deneysel mutfağın bütün önemli örneklerini sunmada ona yardımcı... Mustafa, iyi bir aÅŸçı olmak için gerekli her ÅŸeye sahip (öncelikle ustası saÄŸlam), çok meraklı ve çok çalışkan... Sonra çok da iyi okuyor ve 'mutfakta piÅŸerken' bu iÅŸin kültürüne sahip olmayı da önemsiyor. Mustafa'nın iÅŸi yeni öÄŸrendiÄŸi günlerde, İstanbul'dan gelen bir grup sosyetik hanım için, ustasına dönüp, 'Misafirlerimize bi suÅŸi yapıverem mi?' dediÄŸi efsane gibi anlatılıyor. Son dönemde İstanbul ve İzmir'den gelen konuklar için Zeytinbağı'nda yemek kursları da düzenleniyor. Edremit ve Havran pazarlarından birlikte alışveriÅŸ yapılıyor, mevsim uygunsa dalından zeytin toplanıyor, yakındaki eski iÅŸliklerde soÄŸuk yöntemle sıkılıyor, sıkıldığı gece yemeÄŸe ve salataya konuluyor. Zaten birçok ot ve sebze de otelin bahçesinde yetiÅŸtiriliyor. Sabah kahvaltılarında keçilerinin sütü ikram ediliyor. Son ziyaretimizde Erhan Åžeker dostumuz, rengarenk turpları topraktan gözümüzün önünde söktü, 'Bunları 15 gün önce ekmiÅŸtik, ÅŸimdi yenmeÄŸe hazırlar' dedi ve bize hardallı uskumru öncesinde sundu...

ŞEFLER BİRLİKTE YEMEK PİŞİRİYOR
Mutfak kursları sadece meraklı amatörlere yönelik deÄŸil. Erhan Åžeker, 'Kazdağı'nda toplam kaliteyi yükseltmek adına' bölgedeki diÄŸer otellerin aÅŸçılarına da deneysel mutfak örnekleri sunuyor, birlikte yemekler piÅŸiriliyor; konuÅŸuluyor, tartışılıyor, yeni sentezlere ulaşılıyor. Asıl amaç, Kazdağı'nın bir lezzet üssüne dönüÅŸmesi. Sekiz odalı Zeytinbağı ile bunu saÄŸlamak mümkün olmadığı için de, Erhan kapılarını bütün meraklı gençlere açmış. Bu genç aÅŸçılar önümüzdeki aylarda Sicilya'ya gidip hünerlerini orada da göstereceklermiÅŸ! Sonra da Sicilyalılar Kazdağı'nda konuk edilecekmiÅŸ... Bundan iyi haber mi olur?
Bizim Zeytinbağı'ndaki son yemeÄŸimiz de yine bir ziyafet oldu. Neler yoktu ki: Taze bakla filizleriyle süslenmiÅŸ iç bakla, çilek soslu hindiba, çok az arapsaçı ile tatlandırılmış semizotu, baharatlı çiÄŸ kabak, çaÄŸlalı kavun terin, tahinli patlıcan, çıtır yeÅŸilliklerden salata, lor köftesi, sübyeli bomba fasulye pilakisi, hardal ve beyaz ÅŸarap soslu uskumru ve pekmezle tatlandırılmış gevrek kabak tatlısı...

ÇaÄŸlalı kavun terin
Size bugün Erhan Åžeker'in mutfağından Mustafa Toloner'in uyguladığı bir yemek tarifi sunuyorum.
Malzemeler
300 ml kavun suyu, 300 gram lor peyniri, 350 gram krem peynir, 200 gram çaÄŸla badem (içi çıkarılmış), bir demet rezene, bir demet taze soÄŸan, 12 yaprak jelatin...
Hazırlanışı
Jelatinleri buzlu suda ıslatın, sonra kavun suyunu ısıtın. 8 yaprak jelatini kısık ateÅŸte eritip, kavun suyuna ilave edin. Jelatinli kavun suyunun yarısını cam bir kabın dibine dökün, bu kabı da buzun üzerine koyarak donmasını saÄŸlayın. Daha sonra lor peynirini kısık ateÅŸte krema kıvamına getirin, 3 jelatini eritip peynirli karışıma ilave edin. Peynirli karışımın yarısını cam kaptaki donmuÅŸ olan kavunlu karışımın üzerine dökün. Peynirli karışımın da donmasını saÄŸlayın. DiÄŸer yandan çaÄŸla bademi 10 dakika haÅŸlayıp ince ince kıyın. ÇaÄŸla bademi, rezene ve taze soÄŸan ile kavurup yağını süzün. Geriye kalan bir jelatini de eritip çaÄŸlalı karışıma ekleyin. Bu karışımı donmuÅŸ olan peynirli karışımın üzerine dökün, tekrar çaÄŸlalı karışımın da donmasını saÄŸlayın. Sonra geriye kalan peynirli karışımı üzerine döküp yeniden donmasını saÄŸlayın, geriye kalan kavun suyunu en üste döküp buzdolabına kaldırın. Kat kat hazırladığınız terin, bir gün sonra servise hazır olacaktır.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3