Geçen haftalarda Ajda Pekkan'ın Açık Hava konseri çok konuÅŸuldu.
Konserden çok kıyafetlerdi konuÅŸulan aslında da neyse...
Bir-iki yerde okudum, o geceki performans düÅŸüklüÄŸü de deÄŸiÅŸen orkestraya mal edilmiÅŸti.
Madem konusu geldi o zaman şu orkestra kavgasını anlatayım istedim size:
Konserden 10 gün önce Ajda Pekkan'ın orkestrası iÅŸi bırakmış, tam kadro Sezen Aksu'ya transfer olmuÅŸtu.
Bizim meslekte olduÄŸu gibi müzik dünyasında da iÅŸler 'çeteleÅŸme' düzeyinde yürüyor belli ki.
'Åžimdi bunu nereden çıkarttın' diye soracak olursanız hemen açıklayayım. Çünkü Sezen Aksu, Ozan DoÄŸulu'yla tartışmış, tartışma büyümüÅŸ ve ikili ayrılmıştı. Bu ayrılık da tüm olayların baÅŸlangıcı oldu.
Gerçi Ozan DoÄŸulu 'YorulduÄŸum için ayrıldım' açıklamasını yaptı ama kulislerde ayrılık 'Aksu tarafından sert bir dille istendi' diye konuÅŸuldu.
Bilenler bilir, Sezen Aksu'nun orkestrasıyla Kenan DoÄŸulu'nun orkestrası birbirine yakındır. Yani onun orkestrasında çalanların çoÄŸu Sezen Aksu'nun orkestrasında da çalmaktadır.
Ozan DoÄŸulu'nun yaÅŸadığı tatsızlık Kenan DoÄŸulu'nun devreye girmesine ve haliyle müzisyen dostlarının da Aksu'ya tepki göstermesine sebep olmuÅŸ. Bu tepki Aksu'yu orkestrasız bırakmaya kadar ilerletilmiÅŸ. Bunun üzerine Sezen Aksu da, Ajda Pekkan'ın orkestrasını tam kadro transfer etmiÅŸ. Konserine 10 gün kala orkestrasız kalan Pekkan, organizatörlerden iptal kararı almasını istemiÅŸ ancak bilet satışının yüksekliÄŸinden dolayı bu isteÄŸi reddedilmiÅŸ.
Apar topar yeni bir ekip arayışına geçilmiÅŸ. Ve iÅŸte AÅŸkın Arsunan'lı orkestra ortaya çıkmış.
Daha önce de yazmıştım. Sezen Aksu ve Ajda Pekkan arasında sık sık mesleki gerginlikler yaÅŸanıyor. Ama bu gerginlikler yüz yüze tersleÅŸecek boyutta deÄŸil de birbirilerine mesleki hareket çekmekle oluyor.
Daha önce de YaÅŸar Gaga yüzünden yaÅŸanan 'Ajda, Sezen'in Gaga'sını çaldı' olayını duymuÅŸtuk, ben de yazmıştım.
İşte ÅŸimdilerde müzik dünyası DoÄŸulu ve Aksu arasında yaÅŸanan kutuplaÅŸmanın ceremesini Ajda'nın çektiÄŸini konuÅŸuyor.
Bunlar iÅŸin sadece anlatılan, iddia edilen kısmı, altında-üstünde baÅŸka sebepler var mıdır zaman içinde göreceÄŸiz.
Koleksiyoner modacı
Ailede düÄŸün telaşı var. O yüzden ÅŸimdilerde en iyi bildiÄŸim konulardan biri düÄŸün iÅŸleri, masa düzeni, kıyafet, hediyeler filan oldu.
Yine bu tip bir gün yaÅŸamaktaydım, programda Vural Gökçaylı'nın NiÅŸantaşı Bronz Sokak'taki atölyesindeki provaya katılmak da vardı.
Prova saatini beklemek için oturduÄŸumuz salonda çok hoÅŸ bir koleksiyonla karşılaÅŸtım.
Bir modacı neyin koleksiyonunu yapmalı diye sorarsanız 'makas'tan baÅŸka cevap veremem. Hele ki o duvarlarda asılı birbirinden eski, kıymetli ve sanatla yapılmış makasları gördükten sonra.
Makaslar arasında kaybolmuÅŸum, hepsini tek tek ellemiÅŸ, incelemiÅŸim ki Gökçaylı'nın tam arkamda durduÄŸunu fark edememiÅŸim. İlgimi görünce çekmeceden bir küçük kutu çıkarttı. 'Osmanlı'dan kalma sedef düÄŸmeler' dedi.
Tam elimi uzattım 'Hepsi elde yapılmış' uyarısını aldım. DüÄŸmelerin zarafeti hakkında konuÅŸurken 'E o zaman hokka koleksiyonuma da bak' dedi. Atölyenin her yerine özenle dağıtılmış mürekkep hokkaları vardı. Tek tek dünyanın farklı yerlerindeki antikacılardan, müzayedelerden toplamış.
Koleksiyonlarının hepsi ilgi çekiciydi de, makas koleksiyonu bir numaraydı.
NTV koridorlarında dost kazığı
Mirgün Cabas'ı tanımayan yoktur sanırım. NTV'nin genç yaşına raÄŸmen yüksek makamlı, parlak yüzüydü kendisi. Ayrıca RuÅŸen Çakır'la yaptığı 'Yazı İşleri' programından da hatırlayabilirsiniz. Hem ekranda, hem de mutfakta kullanılıyordu.
Aynı zamanda Genel Müdür Cem Aydın ve yardımcısı Görkem YaÅŸayan'ın en
yakın arkadaşıydı. Gece gündüz beraber olan bu üçlü, medya dünyasının ünlü silahÅŸörlerinden idi.
Derken bir gün 'Mirgün Cabas kendi isteÄŸiyle görevinden istifa etti' açıklaması geldi. NTV görev deÄŸiÅŸikliÄŸi yapmıştı ve Cabas da olgunlukla istifa etmiÅŸti.
Program Müdürü Ömer Özgüner, NTV Genel Yayın Yönetmeni olmuÅŸ, istifa eden Yayın Koordinatörü Mirgün Cabas'ın yerine de Mustafa HoÅŸ gelmiÅŸti.
Cabas ekranda görünmeye, program yapmaya devam edecekti...
Aradan biraz zaman geçti, yaÅŸananlar daha farklı anlatılmaya baÅŸlandı.
Biliyorsunuz son zamanlarda NTV çok eleÅŸtirilen bir kanal haline geldi. Akmaz-kokmaz, etliye-sütlüye bulaÅŸmayan yayın anlayışı ayukka çıktı. Bu durum haliyle reklam verenin kaçmasına, izlenilirlik oranının düÅŸmesine, kanalın inandırıcılığını kaybetmesine sebep oldu.
Tüm bu düÅŸüÅŸ ve sebepleri tarafımızdan bilinirken yönetim suçu alenen Mirgün Cabas'a atmış. NTV'nin çizgisinde yaÅŸanan ÅŸaÅŸma sanki onun suçu, beceriksizliÄŸiymiÅŸ gibi! O kadar yüklenilmiÅŸ ki 'E ben o zaman istifa edeyim' dedirtilmiÅŸ. Bu yüklenmeyi de, dedirtmeyi de en yakın arkadaÅŸları Cem Aydın ve Görkem YaÅŸayan gerçekleÅŸtirmiÅŸ, sanki gerçek sebepleri bilmiyorlarmış gibi!
Neyse... Mirgün Cabas kanala sadece programı için geliyor biter bitmez de binayı terk ediyormuÅŸ.
NTV'de Cabas'ı kaybetmemek için yazın da bir program yaptırılacağı konuÅŸuluyormuÅŸ.
Ancak ortaya çıkan yaz programları çizelgesinde Cabas'ın adı yokmuÅŸ.
'Yazı İşleri' programı da bugünlerde yaz tatiline girecek ama yeni yayın döneminde geri dönecek mi bilinmiyormuÅŸ!
İki garson bir fotoÄŸrafçı buluÅŸursa...
Hasan Hüseyin özellikle dergiciler tarafından iyi bilinen bir isim.
Sanırım artık çoÄŸunluklu moda ve reklam çekimleri yapıyor ama adı iddialı röportajlara çektiÄŸi iddialı fotoÄŸraflarla parlamıştı.
Mesela yıllar önce Boxer dergisi için çektiÄŸi Cem Yılmaz fotoÄŸrafları hala aklımdadır.
İşte Hasan Hüseyin ÅŸimdilerde bir cafe/bar açmış. Yeri Tünel'de, adı 'Pictures and Stories', yemekler mükemmele yakın.
NiÅŸantaşı Salomanje'den ayrılan iki garsonla ortak girmiÅŸ bu iÅŸe Hüseyin. Daha önce Erol Kaynar'la ters düÅŸtüÄŸü için iÅŸten ayrılan ve mönüde mevcut tüm özel yemeklerini de alıp giden AyÅŸegül İlsever ise en büyük destekçileri.
Åžöyle söyleyeyim; Sezo Mantı'nın kullanım hakkını vermiÅŸ. Hatta annesi 'Sezo' mutfaÄŸa girip kendisi yapıyormuÅŸ bazı yemekleri.
Bu yemekleri Hasan Hüseyin'i görmeye gittiÄŸimizde yemedik tahmin edersiniz ki. Defne Alphan'ın doÄŸum gününe gittik ve beklemediÄŸimiz kadar ÅŸeker bir cafe bulduk kendimize.