Tuğçe Tatari Evliyagil tugce.tatari@aksam.com.tr

kategori2

Halit Ergenç'in paraları suyunu mu çekti?

Bir kadına bu üslupla soru sorulmasından yana deÄŸilim. Ama son günlerde çıkış menÅŸei fazlaca belli olan haberler aklıma bu sorudan baÅŸkasını getirmedi.
Bugün analiz edeceÄŸimiz iliÅŸkiler zinciri son derece medyatik.
BaÅŸrollerde Halit Ergenç, Bergüzar Korel ve Ergenç'in eski eÅŸi Gizem Soysallı var.
Kısaca hatırlayalım; Ergenç ve Soysallı sadece 1 yıl evli kaldı. 1 yıllık evlilik, erkeÄŸin kadına 225 bin TL tazminat ödemesiyle son buldu. Ödenen miktar ve boÅŸanmanın hızı, 'normal' olmayan bir durum yaÅŸandığını gösteriyordu zaten. BoÅŸanmanın haber olmasıyla beraber Ergenç ve Korel aÅŸkı ortaya çıktı. İddia edilene göre zaten evlilik bitmeden baÅŸlamış bir aÅŸktı bu, hatta evlilik de bu yüzden bitmiÅŸti. Bergüzar Korel ve Halit Ergenç inkar etti. Tazminatı alan eÅŸ sessizdi. Nasıl olduysa bir süre sonra Korel ve Ergenç sevgili olmuÅŸtu.
Birçok magazin aÅŸkında olduÄŸu gibi yine gazeteler önce yalanlandı sonra 'Gerçekten yoktu, daha çok yeni' açıklamaları yapıldı. Tazminatı alan eski eÅŸ hala sessizdi.
Çok net hatırlıyorum, bu durumlar karşısında Gizem Hanım'ın asla konuÅŸmayacağını iddia edenlere 'Bir süre sonra konuÅŸacak' dediÄŸimi. O bir süre 'paranın suyunu çekme' hızına göre belirlenecekti. Elbette yeniden 'sus' payı almak için filan deÄŸil. İlk günlerde alınan o yüklü miktar, sıcaklığını ve heyecanını kaybedince eski eÅŸ 'aÅŸk tablosu' çizen bu çifte tahammül edememeye baÅŸlayacaktı. Aynen tahmin ettiÄŸim gibi de oldu.
Son iki haftadır gazete manÅŸetlerinde 'ÇocuÄŸumu aldırttı', 'Bergüzar'la iliÅŸkilerini ilk kez Ceyda Düvenci'nin düÄŸününde hissettim' tadında açıklamalar yayınlanıyor. Öküz ölmüÅŸ, ortaklık çoktan bitmiÅŸ ama geç kalan intikam çırpınışları gazetelere duyurulmaya yeni baÅŸlanmış... Hem de  çıkıp kendi anlatmıyor da 'Gizem Soysallı'ya yakın kaynakların anlattığına göre' tadında gizliden gizliye veriyor geç kalan savaşını.
Åžimdi nasıl saygı duyalım? Åžimdi nasıl ayıplayalım Ergenç'i?
BoÅŸanırken o yüklü tazminat susmanıza sebep olduysa, ÅŸimdi nasıl aldatılmanın felaketinden, dayanılmaz haksızlığından bahsedelim? Oysa... Gizem Hanım durumu algıladığı gün tavrını net koysaydı, para aldığı için sessizliÄŸi seçmeseydi durumlar böyle olmazdı. Halk, Korel ve Ergenç'i uyumlu bir çift olarak kabul etti artık. Zaten büyük ihtimalle bu kabul durumudur eski eÅŸi delirten de. Ama çok geç kalınmış bir delilik!

Uzay yolu
Bir türlü gelmediler, bir türlü almadılar, kaçırmadılar, çipleri yerleÅŸtirmediler, ÅŸehrin üzerine dev gemileriyle inip hepimizi etkileri altına almadılar... Çok üzgünüm... Çünkü bunlar olmadıkça bunlar oluyor: Harun Kolçak uzun yıllardır UFO görürmüÅŸ. Ama son yaÅŸadığı olay çok ÅŸahitliymiÅŸ. DemiÅŸ ki; 'UFO kongresinin kapanışında yaklaşık bin kiÅŸinin önünde verdiÄŸim konser sırasında gökyüzü semalarında uzay gemisi gördüm ve bu duruma bütün konuklar da  ÅŸahit oldu. Metalik ışık saçan bir gemiydi. Formları önceki gördüÄŸümle aynıydı. Onlar sonuçta dünyada evreni bizden farklı bir zaman anlayışıyla yaşıyor. Biz, dünü, bugünü ve yarını deÄŸerlendiriyoruz. Onlar zamanı farklı alanlarda kullanıyor. O yüzden dünyaya farklı ÅŸekilde gidip gelebiliyorlar...' Bir süre önce Reyhan Karaca'nın 'Beni uzaylılar kaçırdı' açıklamasını ve uzaylıları tarif ediÅŸini de unutmadınız herhalde... Bu üçlemenin son ayağı ise Anjelika Akbar.... Akbar dedi ki; 'KonuÅŸursam insanların kaldıramayacağı bazı gerçekler var. Ama ÅŸunu söyleyebilirim ki; 10'dan fazla uzaylı türü var. Aralarında ikiye ayrılıyorlar: İyi niyetli uzaylılar, kötü niyetli uzaylılar. İyi niyetliler nükleer denemelerin yapıldığı, atom üzerine çalışmaların gerçekleÅŸtiÄŸi yerlere gidip, bu çalışmaların ayarlarını yaydıkları dalgayla bozuyor. Çünkü nükleer denemeler onların gezegenlerini de kötü etkiliyor. Kötü niyetli uzaylılar ise insanları kaçırıp beyinlerine çip yerleÅŸtiriyor. Aramızda insan kılığında dolaÅŸan uzaylılar da var...'

Sevsinler senin politik kariyerini
2 Kasım 2008 Pazar günü bir yazı yazmıştım. Åžimdi yazacaklarımı okumadan o yazıya bir göz atmanızı isterim. Bu yazıdan sonra Mazhar Alanson beni dava etmiÅŸ. Dava edilecek bir konu bulmuÅŸ da etmiÅŸ. Neyse, ÅŸu anda sürmekte olan bir davayla ilgili fikir beyan etmeyeceÄŸim. Ama onun da zamanı gelecek elbet. Davada tanık olarak Alanson'un eÅŸi Biricik Suden dinlenmiÅŸ. Suden, 'Bu haber yüzünden maddi manevi zarar gördüm. Politik kariyerimi de etkiledi' demiÅŸ.
Haberi yazdığım 2 Kasım 2008'de Suden'in hiçbir 'siyasi kariyeri' yoktu. Biz onu 'modacı' olarak tanıyorduk, Mazhar Alanson'un tuhaf kostümlerini tasarlıyordu. Åžimdilerde var olan 'siyasi kariyeri', BeyoÄŸlu Belediyesi Meclis ÜyeliÄŸi. Olalı da daha 3 ay olmadı. Yani 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden beri sahip o 'siyasi kariyer'e.
İki konuya tahammül edemiyorum: Birincisi, Türk mahkemelerini oyalayarak, boy göstermek adına kullanılmaya. Alanson ve Suden çiftinin bu iÅŸin tadını çıkartma çabasına. İkincisi de ÅŸu 'siyasi kariyer' meselesine. Biricik Suden'in bir 'sosyal kariyeri' olduÄŸunu hepimiz biliyoruz da iÅŸin 'siyasi kariyer' kısmı nedense bana pek acıklı ve gülünç geldi.

Ünlü ressam çocuk yuvası mı açıyor?
İsmail Acar'ı tanımayanınız var mı? Osmanlı motifli ve narlı tablolarından hatırlayabilirsiniz kendisini. Birçok ünlü kiÅŸinin duvarlarını süslemekte tabloları, en çok da Cem Yılmaz'ın. Yılmaz'da ciddi sayıda İsmail Acar tablosu bulunmakta. Neyse... Konumuz bunlar deÄŸil.
Ünlü ressam İsmail Acar yeni bir iÅŸe soyunmuÅŸ. Çocuklara resim dersi verecekmiÅŸ. Bu çarÅŸamba Mohini'de baÅŸlayacak 'İsmail Acar'la Resim Yapıyorum' kursları tüm kış da devam edecekmiÅŸ. 6 yaşından küçük çocuk kabul edilmeyecekmiÅŸ. Ha bir de sınıfların çok kalabalık olmasını istemiyormuÅŸ Acar, çünkü çocuklarla tek tek ilgilenmek, onları tanımak ve yönlendirmek istiyormuÅŸ. Bazen derslere ara verip kültür sanat, yaratıcılık sohbetleri yapmak ve müze gezdirmek istiyormuÅŸ. Hayatında ilk defa çocuklarla bu denli bir iliÅŸki kuracak olan Acar 'Bu bir deneme. Çocuklarla iyi iliÅŸkiler kurup, bu iÅŸi becerebilirsem, kendi okulumu açacağım' diyormuÅŸ.

Bu adam hala satıyor!
Geçen yılın en çok satan, en çok konuÅŸulan, hatta yeni bir erkek tanımı ortaya koyan Issız Adam'ı hala iÅŸ yapıyor. Elbette DVD'si satıyor, TV kanalları yayınlamak için yarışta ama benim bahsettiÄŸim satma farklı bir satma. Filmin baÅŸrol oyuncusu Cemal Hünal'ın NiÅŸantaşı'nda Zazie adlı bir restoranı var, biliyorsunuz zaten. Filmin en az adı kadar markalaÅŸmış bir de havuçlu keki var, onu da biliyorsunuz. Filmde aÅŸkı simgeleyen, adamın aÅŸkının gerçekliÄŸini ispat eden tek elle tutulur unsur, havuçlu kek. İşte Hünal, Zazie'nin tatlı mönüsüne koymuÅŸ o keki. Adı; Issız Adam'ın havuçlu keki. Bir dilim kekin fiyatı 12 TL.
Nasıl satıyor, özellikle genç kadınlar nasıl kıkırdayarak sipariÅŸ ediyor, inanamazsınız. Son dönemlerde iliÅŸkilerini 'Issız Adam' üzerinden yorumlayan kadınlara, kendini 'Issız Adam' olarak tanımlayan adamlara nasıl gıcık olduÄŸumu anlatamam. Åžimdi bir de filmin gerçekliÄŸine inançlarını o keki yiyerek kanıtlayanlara taktım kafayı!



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3