'İçindeki nikotin miktarına kafanızı takmayın, gönül rahatlığı ile bol bol patlıcan tüketin' diyor uzmanlar. Zira patlıcan, antioksidan olmanın yanı sıra beyin için de benzersiz bir gıda.
Son Gaziantep seyahatimde duyduÄŸum, Anteplilerin hemen her yemekte patlıcan kullanmasına ÅŸaka yollu gönderme yapan ÅŸu sözler çok hoÅŸuma gitti: 'Yavrum hele bir su ver, ama patlıcansız olsun!' Patlıcanı çok seven bir millet olduÄŸumuz, Lokman Hekim efsanelerinden de anlaşılıyor. Ayrıca, 'Acı patlıcanı kırağı çalmaz', 'Seninki can da, benimki patlıcan mı?' gibi pek çok yerleÅŸik deyime de konu olan yine aynı sebze. ÇocukluÄŸumuzun bilmecelerinde bile var: 'Alçacık boylu kadife donlu!'
Sadece Gaziantep'te deÄŸil, Anadolu mutfağının hemen her noktasında baÅŸka bir patlıcan yemeÄŸi ile karşılaÅŸabilirsiniz. Bunlar arasında 'musakka' ve 'çığırtma'nın ayrı bir yeri var... Musakka, Ege'nin iki yakasının da yemeÄŸi, ama Yunanlı dostlarımız mutfaklarında yenileÅŸtirme yaparken, altına ve üstüne kıyma, ortasına kızartılmış patlıcan koydukları yemeÄŸin üzerine beÅŸamel sos ve en üzerine de peynir koyup fırına göndermeye baÅŸlamışlar. Güzelim bir yaz yemeÄŸi olan musakka, tahmin edeceÄŸiniz gibi oldukça ağır bir hale dönmüÅŸ. Åžimdi Yunanistan'dan gelen yaÅŸlı gezginler, Ege lokantalarına gelip de eski usul musakka ile karşılaşınca öyle seviniyorlar ki anlatamam... Sadece musakkası deÄŸil, mübarek sebzenin tazesinin dolması ayrı güzeldir, kurusunun dolması bir baÅŸka güzel! Silkmesi, oturtması, söÄŸürmesi, yoÄŸurtlu-soslu kızartması, gömmesi, mücveri, imambayıldısı, artık unutulan pabucakisi... Hele hele, nefis bir karnıyarık, tereyaÄŸlı beyaz pilav ve cacık üçlemesinin karşısında hangi babayiÄŸit durabilir, sorarım size? Ehil ellerde yapılmış bir 'Hünkar BeÄŸendi' yoluna ise, niyet edilmiÅŸ ne diyetler bozulmaz!
Bol sirkeli ve sarımsaklı, içine küçük küçük kıyılmış sebzelerin sıkıştırıldığı patlıcan turÅŸusunu da anmadan geçmeyelim. Antalya'da reçelini de yapıyorlar, ama biraz zorlama bulduÄŸumu söylemeliyim; karpuz kabuÄŸu, enginar, domates reçelleri gibi... (Güzel kokulu meyvelerden yapılan reçellerin yeri bir baÅŸkadır.)
ÇİN'DE YEMEK, AVRUPA'DA SÜS BİTKİSİ
Patlıcan, Hindistan kökenli bir sebze. Aslında sebze de deÄŸil, meyve kabul ediliyor bilim dünyasında! Çin'de M.Ö. 5. yüzyılda patlıcan tüketildiÄŸine dair bulgular var. Avrupalılar ise, 18. yüzyıla kadar patlıcanı bahçelerinde süs bitkisi gibi kullanmışlar. Üstelik domatese de aynı muameleyi yapmışlar. Ama hangi akla ziyan Amerikalı bu bitkiye 'eggplant', yani 'yumurta bitkisi' adını verdi, iÅŸte orası meçhul!
Anlayacağınız, ÅŸu güzel yaz mevsimi patlıcan olmadan geçmez. Yediklerimizi, içtiklerimizi saÄŸlık açısından deÄŸerlendiren hekim dostumuz İnci Erkin, tütünden sonra en fazla nikotin içeren bitkinin patlıcan olmasına dikkat çekiyor, ama ÅŸu bilgileri de ekliyor: 'Patlıcanın içinde pek çok besleyici ve antioksidan madde vardır. Yani bağışıklık sistemini koruyan ve güçlendiren bitkilerden biridir.'
BEYİN GIDASI
UzakdoÄŸu inancında ise patlıcanın yeri bir hayli mistik. Bu inanışa göre, 'Patlıcanın mor rengi bizim taç enerji merkezimizin rengi' imiÅŸ. 'Taç enerji merkezi' ise, insanın zihinsel fonksiyonları ile ilgili imiÅŸ. UzakdoÄŸu inancına göre patlıcan, beyin ve çevresi ile ilgili rahatsızlıklarda da bol bol tüketiliyormuÅŸ. UzakdoÄŸu tıbbı böyle diyor, ama klasik Batı tıbbı da buna karşı çıkmıyor! Patlıcanda bulunan 'nasunin' adlı madde, beyin hücrelerinin zarlarındaki lipidleri serbest radikal zarlardan koruyormuÅŸ. Hekimler, 'Nikotine kafanızı takmayın, gönül rahatlığı ile bol bol patlıcan tüketin' diyorlar. Dr. Erkin, 'Hücre zarları saÄŸlıklı olduÄŸu sürece, içeri yararlı maddeleri alır, atıkları ise dışarı verebilirler. Bu nedenle patlıcana beyin gıdası diyebiliriz. Nasunin aynı zamanda, demir gibi vücutta birikebilen elementleri atmaya da yardımcı oluyor. Ayrıca patlıcanın içerisindeki antioksidan maddeler bitkinin kendisini de bakteri ve mantarlardan koruduÄŸu için dayanıklı bitkilerdendir. Patlıcanın içerdiÄŸi klorojenik asit ise bizi kansere, kötü kolesterol LDL'ye ve virüslere karşı korur.'
PİŞİRME İNCELİKLERİ
Patlıcan bu kadar yararlı da, piÅŸirirken nelere dikkat etmeliyiz? Patlıcan muhakkak paslanmaz çelik bıçak ile doÄŸranmalı, paslanmaz çelik ya da cam tencerede piÅŸirilmelidir; yoksa içerdiÄŸi fenolik birleÅŸikler nedeni ile hem kendi kararır hem de tencereyi karartıverir. YaÄŸda kızartmak yerine közleyerek ya da haÅŸlayarak tüketirseniz, bir kocaman kase patlıcan sadece 28 kalori içerir ve size 2,5 gram lif saÄŸlar. Osmanlı mutfağının ÅŸahı olan 'Hünkar BeÄŸendi'nin beÄŸendisini yaparken, mutlaka közlenmiÅŸ patlıcan kullanılması da boÅŸuna deÄŸil! Zaten Bolulu aÅŸçılar, bir ustanın usta olup olmadığını ona beÄŸendi yaptırarak deniyorlar. BeÄŸendiyi tutturan, aÅŸçı olmuÅŸ demektir!