Ali Ulusoy ali.ulusoy@aksam.com.tr

kategori2

Sorun değil bilim üreten üniversite (2)

Üniversiteyi 'kazanma' sorunu bitiyor mu?
ÖSS puanlarının açıklanmasının ardından yüz binlerce öÄŸrenci bugünlerde üniversite tercihi yapma telaşında.
Vakıf üniversitelerinin çoÄŸalması ve genel olarak üniversite kontenjanlarının artması orta hatta kısa vadede iki önemli sonuç doÄŸuracak:
Eskiden belli bir meslek sahibi olabilmek ve mezuniyet sonrası iÅŸ bulabilmek için o alanda eÄŸitim veren herhangi bir bölüme yerleÅŸmek yeterliydi. Bu bölümün hangi üniversitede olduÄŸunun çok da önemi yoktu. Avukat veya hakim olmak istiyor idiyseniz zaten sayıları sınırlı herhangi bir hukuk fakültesine girmeniz yeterliydi. ÖÄŸretmen olarak atanmanızı herhangi bir üniversitenin ilgili bölümünü bitirmeniz otomatik olarak saÄŸlayabilirdi.
Ancak vakıf üniversitelerinin çoÄŸalması ile hukuk, mühendislik ve tıp gibi klasik meslekler dahil her alanda eÄŸitim veren bölümlerin sayısı ve kontenjanları çok arttı.
ÖrneÄŸin 10-15 yıl önce ÖSS'ye giren yaklaşık 1,5 milyon öÄŸrenciden sadece 40 bini için üniversitelerin meslek ya da iÅŸ sahibi yapma potansiyeli olan bölümlerinde yer bulma ÅŸansı var iken; bugün bu ÅŸansı bulma imkanı 7-8 kat artmış durumda.
Bunun ise anlamı şu:
Artık bundan böyle üniversiteyi kazanma diye bir sorun olmayacak. Sadece 'iyi üniversiteye girebilme' diye bir sorun olacak. İsteyen herkesin, ekonomik durumuna, coÄŸrafi tercihine göre gidebileceÄŸi ve okuyabileceÄŸi bir bölüm mutlaka bulunacak. Ancak üst seviyede kaliteli eÄŸitim veren üniversitelerde her zaman az yer olacak. Bundan sonrasında asıl mücadele iÅŸte bu 'top' üniversitelere giriÅŸ için verilecek. Tıpkı ABD'de herkese ve her 'keseye' uygun binlerce üniversite bulunmasına karşın, Harvard, Yale, Stanford gibi 'top' üniversitelere giriÅŸ için büyük bir yarış olduÄŸu gibi.
Bu olgunun bir diÄŸer sonucu da, bundan böyle üniversiteler arasında büyük bir rekabet yaÅŸanacağı. Bu rekabet hem vakıf üniversitelerinin kendi arasında hem de devlet ve vakıf üniversiteleri arasında olacak. Bu yarışta vizyon sahibi olabilen, ileriyi görüp ona göre pozisyon alabilen üniversite diÄŸerlerinin önüne geçecek. Bu rekabetin saÄŸlayacağı 'doÄŸal seleksiyon' sonucu ise, üniversiteler kalitelerine göre 2 veya 3 kategoriye ayrılacak. Futboldaki 1. Lig, 2. Lig ve 3.Lig takımları gibi. 1. Lig'tekiler en iyi öÄŸrencileri çekmek için yarışırken, 3. Lig'tekiler kontenjanlarını doldurabilme ve mali yönden ayakta kalabilme yönünden yarışacak.
Bu yeni dönemde YÖK'ün misyonu da deÄŸiÅŸecek. YÖK'ün temel iÅŸlevi, üniversiteler arasında adil bir rekabeti saÄŸlamak olacak. Yani bir tür 'rekabet hakemliÄŸi'.
Ancak YÖK'ün bu iÅŸlevine yoÄŸunlaÅŸabilmesi için öncelikle bir geçiÅŸ döneminde yüksek öÄŸretimde 'Üniversiteye GiriÅŸ Sistemi' dahil tüm sistemi makul bir düzene oturtması gerekiyor. ÖrneÄŸin MEB ile iÅŸbirliÄŸi ile 1. Sınavı temel lise müfredatını bilmenin ölçüleceÄŸi bir 'Lise Yeterlilik Sınavı'; 2. Sınavı ise, ilkinden yeterlilik alanlar için salt bir 'Üniversiteye YerleÅŸtirme Sınavı' olarak kurgulamak mantıklı görünüyor.
Tabii bu arada YÖK, 'bilim' deÄŸil 'sorun' üretmeye odaklanmış geçmiÅŸ dönemlerin biriktirdiÄŸi ağır enkazın altında ezilmezse...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3