AKŞAM GAZETESİ | PAZAR | 19 TEMMUZ 2009, PAZAR

Yakınlaşan 'Uzak İhtimal'ler

Mahmut Fazıl Coşkun'un festivallerde ödülleri toplamaya devam eden ilk filmi 'Uzak İhtimal', bir müezzinin Hıristiyan bir rahibe adayına duyduğu aşkı konu ediniyor. İslami çevreleri yakından tanıyan Coşkun'la filmini ve son zamanlarda tartışılan muhafazakar kesimle 'laik' kesim arasındaki 'aşk'ın ihtimallerini konuştuk.

mfc
Mahmut Fazıl Coşkun'un ilk uzun metrajlı filmi 'Uzak İhtimal', Rotterdam Film Festivali, İstanbul Film Festivali ve Adana Altın Koza'da aldığı ödüllerden sonra önceki günlerde de Polonya Tofifest International Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü ve En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'yle döndü. Ekim ayında vizyonda izleme fırsatı bulacağımız film, bir müezzinle Katolik Hıristiyan bir rahibe adayının aşk hikayelerini anlatıyor. Muhafazakar kesimi tanıdığı için böyle bir konuyu pek zorlanmadan çektiğini söyleyen yönetmen, filmiyle İslami kesimin de beğenisini kazanmış. Muhafazakar bir ailede büyümüş olan Coşkun, önümüzdeki dönemin parlak yönetmenleri arasında gösteriliyor. 

- Üniversitede elektrik mühendisliği okumuşsunuz, sinema nereden çıktı?
Yıldız'da okuyordum, mühendisliğin birinci sınıfında bu işi yapamayacağımı anladım ama okulu bitirdim yine de. İçimden hikayeler anlatmak geçiyordu ve bunun için sinema iyi bir seçenek gibi görünüyordu. Yoksa o ana kadar sinemayla çok içli dışlı değildim. O sıralarda İran sineması popülerdi, oraya mı gitsem Rusya'ya mı derken Amerika'ya gitmeye karar verdim eğitim için.
ÖNCELERİ KARAMSAR HİKAYELER ANLATMAK İSTİYORDUM 
- Sinemaya bakışınızı Amerika'daki eğitiminiz mi şekillendirdi?
Sinemanın teknik tarafını öğrenmek o kadar zor değil, her zaman öğrenilebilir. Okuldan beklentim, içindeki o sinema duygusunu geliştirip perdeye aktarmayı öğrenmekti. Benim için kendimi tanıyabildiğim, dışarıdan bakabildiğim bir dönem oldu. Onun dışında şunu söyleyebilirim; o zaman daha karamsar hikayeler anlatmak istiyordum, şimdi daha iyimser... 2000'de İstanbul'da Bilgi Üniversitesi'nde sinema yüksek lisansına başladım ama yarıda bıraktım, kriz zamanıydı, para kazanmam gerekiyordu. 

- Ne iş yaptınız para kazanmak için?
Amerika'da okurken bir yıllık çalışma izni vardı sektörde. Los Angeles'tan ve ticari sinemadan biraz sıkıldığımı için New York'a gittim ama iş bulmak zordu sinema alanında. Pazarcılık yaptım bir okul arkadaşımla. İstanbul'dayken de Kanal 7'de belgeseller çektim. Aliya İzzetbegoviç, Cahit Zarifoğlu, Roger Garaudy gibi isimleri anlatan belgeseller.  

- Garaudy tanınmış bir Fransız komünisti, neyi çekici gelmişti size?
Yoksul ve ateist bir ailede dünyaya gelmiş, üniversitede Hıristiyan olmuş, sonra da komünist. Komünizmle Hıristiyanlık birbirlerine yakınlaştırılabilir mi diye düşünürken İslam'da bunun mümkün olabileceğini görmüş. Enteresan bir adam, bir görüşle sınırlandırmak doğru değil kendisini. Hikayesi iyi olduğu için çekmiştim, Türkiye'de Müslüman olmuş bir komünist olarak tanındığı için Kanal 7'nin kabul etmesi de zor olmamıştır sanırım.

SOLA SEMPATİ DUYUYORUM 
- Kendinizi sola yakın görüyor musunuz?
Solculuğa sempati duyduğumu söyleyebilirim. 'Sosyal adalet', 'ezilenler' dendiğinde yakın hissediyorum kendimi sola. Türkiye'de İslami kesim sağ olarak algılanıyor ama bu bence İslam'ın ruhuna aykırı bir şey. Ülkemizde solcular da İslam'ı dışladığı için biraz böyle galiba. 

- Etkilendiğiniz bir sinema akımı, favori       yönetmeniniz ya da filminiz var mı?
Kendimi o ya da bu akıma yakın hissettiğimi söyleyemem. İçeriden gelen bir şey, anlatmak istediğin hikayelerle ilgili bir şey bu, tam olarak açıklamak kolay değil. Ama en sevdiğim yönetmen Woody Allen, her yanıyla en sevdiğim filmi 'Annie Hall'dur. 

- 'Uzak İhtimal' filminin hikayesi nasıl     aklınıza geldi?
Çıkış noktası bambaşkaydı. 'Kız Meselesi' adında, imkansız aşkı anlatan bir film çekmek istiyordum. Düşünürken böyle bir konu çıktı ortaya. 

- Gerçekçi görünmesi için uğraştınız mı çok?
Filmi izleyince basitmiş gibi görünse de, inandırıcı olması için çok kafa patlattık, senaryo dört kez yazıldı mesela.

UZAK İHTİMAL İSLAMİ KESİMDEN OLUMLU TEPKİLER ALDI 
- İslami kesimin filmle ilgili görüşü ne oldu, tepki çekmekten endişe ettiniz mi?
İstanbul Film Festivali'nde İslami kesimden çok izleyici vardı, olumlu tepkiler aldım. Belki de bahsettiğiniz çevreyi tanıdığım için böyle bir konuyu çekmeye girişirken pek zorlanmadım, herhangi bir tepki göreceğim aklıma gelmedi. 

- İlgiyle karşılanmayı, ödül almayı bekliyor   muydunuz, ne değişti ödül alınca?
Çekerken kestiremiyorsunuz tabii ödül almayı, sürpriz oluyor. Ödül tatmin duygusunun yanında tedirginlik de getiriyor biraz, sonraki dönemle ilgili beklentileri arttırdığı için. Ama bunun dışında ödülün ne getireceğini henüz bilemiyorum. Bir sonraki filmi çektiğimde hangi kapıları açıp açmayacağını bilmiyorum mesela, göreceğiz artık. 

- Filminizde uzak ihtimalli bir aşk hikayesi var, son zamanlardaki tartışmaya dönersek, mesela muhafazakar kesimle 'laik' kesim arasındaki 'aşk ilişkileri' hakkındaki fikriniz nedir?
Bence bu son tartışmaların asıl nedeni havaların sıcak, gündemin biraz boş olması. Ama böyle şeyler olabilir uzak ihtimal olarak görmüyorum. Bizim film festivallerde gösterilirken bir mail aldım; bırakın başının açık olmasını, karısı Hıristiyan olan bir müezzinden; evlerinin bir yanında Hz. Meryem ikonu diğer yanında Kabe resmi var. Amerika'da okurken okulda 20-30 kadar türbanlı öğrenci vardı, Mısırlı, Pakistanlı öğrenciler... Sınıf arkadaşım bir gün gelip onlardan birine aşık olduğunu söyledi. Karşılık bulamadı ama oluyor böyle şeyler.

ABİMLE KARAKTERİMİZ FARKLI 
- Abiniz Ahmet Hakan sizi yönlendirdi mi hiç?
Bana güvenmiştir her zaman. Lisede imam hatipte okurken bir ara ona özendiğimi hatırlıyorum. Ama sonradan klasik liseye gittim ve memnunum orada okumuş olmaktan. Bizim aile muhafazakar olmasına rağmen bu konuda yönlendirme, baskı gibi şeyler olmadı hiç. 

- Onun yaptığı işlerden mesleki bakımdan      etkilendiğiniz oldu mu?
Karakterlerimiz farklı bizim. Abim dışa dönük biri, ben biraz içine kapalıyım. Onun yaptığı işleri, sunuculuğu mesela, benim yapmam da, o tür işlere ilgi duymam da imkansız. Sıkılgan bir yapım var bir de, önde durmak hoşuma gitmez fazla. 

- Abiniz Ahmet Hakan filmi beğenmiş miydi?
Evet, beğendi ama bu kadar ödül alacağını tahmin etmiyordu. Şaşırdı biraz.

EYÜP TATLIPINAR-etatlipinar@gmail.com