Yiğit Karaahmet yigit.karaahmet@aksam.com.tr

kategori2

Entel mafya iftiharla sunar

Türkiye'nin en iyi oyuncusu Uğur Yücel. Buna kim karar veriyor? Hadi öyle diyelim. Neden bu büyük oyuncunun işleri sürekli batıyor?
Senelerdir hafta sonu eklerinin dinamikleriyle içli dışlı bir yazar olarak, bir ekin en zor işlerinden birinin o haftanın röportajını bulmak olduğunu söyleyebilirim. Ve tabii ki gündemdeki bir isimle röportaj yapmalılardır. Seçeceğin isim çok paçoz olmamalı, o haftanın ağırlığını taşımalı ya da en basiti magazinsel olacaksa bile çarpıcı bir açıklama yapmalı...
Yazımızın başlığındaki isme gelirsek eğer Uğur Yücel bir gazetenin özellikle hafta sonu ekleri için gayet uygun bir röportaj malzemesidir. Mesela bir ekte Demet Akalın röportajı olsun, diğerinde Uğur Yücel, Yücel o eke sınıf atlatır. Kendisine sürekli Robert De Niro muamelesi yapıldığı için, kafalarımızda onu hep başka bir yerde konumlandırmışızdır. Zorla, yalvar yakar düşürülen bir 'röportaj mucizesidir' kendisi.
Ama maalesef kendi adıma şunu da artık söylemem gerekiyor ki bu kadar halk insanı, bu kadar aramızdan biri, bu kadar mahallenin Uğur Abi'si olan birinin bu zamana kadarki röportajlarından aklımda kalan tek bir cümle bile yok.
Üşenmedim, bulabildiğim Uğur Yücel röportajlarını taradım arşivlerden.
Sıfır. Hiçbir şey.
Çünkü hiçbir şey söylemiyor. Ne zaman hevesle bir Uğur Yücel röportajı okumaya başlasam hep aynı şeyler tekrarlanıyor. Röportajı yapanın Yücel'in ne kadar muhteşem bir oyuncu olduğuyla ilgili gözlemleri ardı ardına sıralanıyor, en ağırından bir yalama çekildikten sonra Yücel'in de mahzun mahzun birkaç şey gevelediğini görüyoruz.
Üstelik beyefendi kendisi gönül dünyasında yaşadığı için, bu nato kafa röportajlar için, bin dereden su getirtir. Haftalar sonrasına gün verilir, sorular önceden gider, yalvar yakar cevaplar, kanırttıkça kanırtır. Ve ortaya çıkan şey koskoca bir laf salatası olur.
Uğur Yücel'in kendisiyle ilgili bilgileri hep yakın arkadaşı olan yazarların kaleminden okumamız ne acayip değil mi? Mesela 22 Kasım'da Yücel'in yakın arkadaşı Yıldırım Türker onunla ilgili bir yazısında şöyle şeyler söylüyor 'Tanıdıkça ilgimizi çeken, öyle kayıtsız şartsız sevemediğimiz, her insan kadar biricik, her insan kadar kendi kederiyle malul biri.'
Pardon ama ben Türkiye'nin bu en büyük oyuncusunun ilgimi çekmesi için illa ki onu tanımak zorunda mıyım? Mutlaka Uğur Yücel'in muhteşem kişiliğinden etkilenmek için onunla Ece Bar'da iki büyük şişe rakı içip, naralar atmam mı gerekir? 
Üstelik Uğur Yücel'le ilgili aşina olduğumuz bir ambargo da söz konusu. Oyunculuğu 'kanaat önderleri' tarafından o kadar muhteşem, o kadar övgülerle şişmiş olarak sunulur ki hakkında kötü bir şey söyleyemezsin.
MADEM BU KADAR  SEVİLİYOR NEDEN BATTI?
Onun hakkında konuşmamalıyız. Ve oyunculuğunu mutlaka beğenmeliyiz. Çünkü entel mafyanın kanatlarının altındakilerden biri kendisi. Sevgili arkadaşları kendisini pamuklara öyle bir sarıp sarmaladılar ki değil dil uzatmak, korkusundan kimse gıkını bile çıkaramıyor.
O zaman burada kendilerine ben affınıza sığınarak bir şey sormak istiyorum.
Madem Uğur Yücel bu kadar başarılı, bu kadar iyi bir oyuncu...
Niye battı o zaman?
Niçin 'Yazı Tura'ya hiç kimse gitmedi? 
Niçin borçları aldı yürüdü o zaman?
'Recep İvedik'e 4 milyon izleyici gönderen Türkiye, Türkan Şoray'lı halk ötesi filme burnunu kıvırdı?
Madem bu mafya üyeleri her şeyi bu kadar iyi biliyor, bu kadar aydın, bu kadar halkın dilinden anlıyor niçin çıkardıkları gazeteyi sadece 20 bin kişi okuyor? Çünkü sadece kendi çevrelerini kayırarak bir yerlere getirdikleri gün gibi aşikar. Kimse bu numaralarını yemiyor artık. Beğenileri ve eleştirileri Türk halkından o kadar uzak ki onların ak dediği mutlaka kara çıkıyor.
Sıcak, sevimli olması amacıyla yapılmış bir mahalle dizisine sırf arkadaşları diye halktan bu kadar kopuk bir ismi başrol oyuncusu yaptıkları için, olmuyor dizi. Tutmuyor. O yüzden bu kadar çaresizler.
Başarısız olan gitsin, yok olsun bu piyasadan. Bin bir mihnetle röportaj verip, tek bir laf bile etmeyip yer işgal edenler, gönül adamı edebiyatını Kuzguncuk'taki kıraathanede yapsınlar.
Son bulsun artık bu entel mafyanın adam kayırmaları. Olmayana hep beraber 'Başarısızsın' diye gönül rahatlığıyla bağırabilelim. 

Gay'den koca olur mu?
BİrtakIm adamlar var hayatta.
Kendilerinin gay olduğu gayet net bir şekilde bilinir. Tartışmasız. Kent efsanesi falan değil, dedikodu da değil. Bu adamların da bu zamana kadar hiçbir endişesi olmamış, gay kulüplerde, çeşitli mekanlarda erkek arkadaşlarla boy gösterilmiş.
Ama gün geliyor ki bu tür adamlar bir kadınla evlenmeye karar veriyor. Herkes doğal olarak bu durumun nasıl olacağını merak ediyor. Sorular soruyorlar. Fakat tam da sözlü oldukları dönemde şöyle şeyler söylenmeye başlıyor: 'Ben gay değilim. Sıkıysa ispatlasınlar. Kimse benim için böyle bir şey diyemez. åşık oldum, evleneceğim'.
Gay'lerin de evlenmek, çocuk yapmak istemesi gayet doğal bir şey hayatta. Aynı şekilde 'Niçin evleniyorsun?' sorusuna verilecek cevap da çok basit aslında: Evlenmek, çocuk yapmak istiyorum.
Bu kadar. Böyle bir cevap verse hiç kimse ağzını açamaz.
YA BİRİ İSPATLARSA?
Dünyada binlerce eşcinsel, doğal yollarla çocuk sahibi olmak için evlenip, bir aile kurabiliyor. Bunun için de kimse onları yadırgamıyor.
Ama burada doğal olmayan ve mide bulandıran göz göre göre insanların buna kılıf uydurmaya çalışmak adına yalan söylemesi.
Gözümüzün içine bakarak 'Ben gay değilim' diyerek yalan söylüyorlar.
Pardon ama insanlar aptal mı? Bu zamana kadar gay'liğini uluorta her yerde yaşamışsın. Ne yaptığını kimse bilmese bile bir kulüp dolusu gay gözleriyle görüyor. Ve bir de çıkıp utanmadan 'İftira. Ben gay değilim. İspatlasınlar' diyorsun.
Peki, bu adamlar hiç korkmaz mı ya bir gün biri çıkıp bunu ispatlarsa?
Ayrıca ispata ne gerek var? 
İki kere iki dört. Sen de eşcinselsin. Ve evleniyorsun.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3