Yiğit Karaahmet yigit.karaahmet@aksam.com.tr

kategori2

Köfte sinemasından Rüya sinemasına

Yeni Rüya Sineması'nın önünde 'Benjamin Button'a (diğer adıyla Bünyamin Jeton) gitmek için arkadaşlarımı beklerken, yanıma 30'larında bir adam yaklaştı. Utana sıkıla etrafımda dolaşıyor. Ne soracağını anlamak için çok zeki olmaya gerek yok.
- Kardeşim, burada seks filmleri oynamıyor muydu önceden?
- Değişti artık. Normal sinema oldu burası.
Adam gayet şaşırmış bir şekilde durdu ve 'Hadi yaa! Beni buldu yani' dedi ve gitti.
Gayet net ve açıklayıcı bir yurdum tepkisi. Yıllardır orada duran, günde iki film oynatan bir seks sineması var ve günün birinde orası fikir değiştirip yerlerdeki peçeteleri toplayıp yeni bir sinema olmaya karar veriyor. Arada bir sinemaya kaçamak yapmaya gelenlerin bundan haberi olmaması çok normal değil mi? 
Tüm 'iki film birden' sevenlerin beni okuduğuna emin olduğum için artık tüm yanlış anlamalara son vermek adına açıklıyorum: Rüya Sineması artık 'köfte sineması' değil arkadaşlar.
Örneklemeye devam edersek eğer mesela afişlerde gördüm, 'yakında' sinemada Mahsun Kırmızıgül'ün 'Güneşi Gördüm'ü oynayacakmış. Oraya gidip sadece Mahsun Kırmızıgül'ün kötü filmini izleyebilirsiniz, başka birinin güneşini görmeniz mümkün değil.
BEN DE GİTMİŞTİM
İstanbul'daki her tuhaf yere girme gibi bir alışkanlığım olduğu için tabii ki yıllar içinde Rüya Sineması'nı da es geçmemiştim. İçeriden bildirmek gerekirse eğer evet, kötü kokulu bir seks sinemasıydı. Ama araya parça falan koyulmayan cinsten. Güzin Abla'ya yazılanlar o filmlerin yanında daha pornografik, ben size o kadar söyleyeyim yani.
Arada bir de gayet ilginç filmler gösterilmedi de değil. Mesela Tinto Brass'ın şahane bir filmini seyretmiştim orada. (O film erotikti biraz. Ayşe Arman kadar).
Bu yüzden bu sinemanın değişimiyle ilgili farklı düşüncelerim var. İlk başta gayet memnun oldum. Ve her yeni Ferhat Göçer şarkısını dinleyince heyecanlanan Ömür Gedik gibi ben de atladım bu olaya. Sonuçta İstiklal Caddesi'nin ortasında bir sinema salonunda bahsediyoruz. Üstelik Rüya Sineması eskiden de normal bir sinemaymış. Türk sinemasını saran seks filmleri furyası döneminde burası da değişip döneme adapte olmuş. Şimdi yeniden eski haline döndüğü için sevinenler var.
DİLBAZLAR   SİNEMASI DA KAPANDI
İKSV yetkilileri bu seneki İstanbul Film Festivali sırasında bu sinemayı da kullanmayı düşünüyorlarmış. Ama 'Benjamin Button' tecrübemden sonra şunu söyleyebilirim ki sinemanın içine girenler değişse de perdeyi ve ses sistemini hiç değiştirmemişler. Gayet kötü bir görüntü ve ses kalitesiyle izlemeye çalıştık filmi. Yani bu anlamda hala çok işi var buranın.
Düşününce etrafımızdaki bu tür yerlerin yavaş yavaş yok olduğunu da görüyoruz. Çaktırmadan, usul usul bu tür mekanlar ya değiştiriliyor ya kapatılıyor.
Aksaray'daki seks sinemaları kapatıldı. Dilbazlar Sineması kapatıldı. Taksim Meydanı'ndaki seks malzemeleri satan dükkan kapatıldı.
İstiklal Caddesi'nin ortasındaki Rüya Sineması da değiştirildi yani bir nevi kapatıldı.
Pardon ama gittikçe tuhaflaşmıyor mu bu durum? Seks sinemaları bir dönemin gerçeğiyse eğer, bunu da korumamız gerekmez mi? Rüya Sineması'nın şu anda normal bir sinemadan hiçbir farkı yok. Ama orijinali muhafaza edilerek korunsa, belki bundan 10 yıl sonra turistler için çok daha ilginç bir yer olabilir.
Bir de burası seks filmleri gösterirken gayet talep gören, kalabalık bir sinemaydı. Peki,     nereye gidecek bu seks filmi tutkunları şu anda?
Sinemaları kapatarak seksi unutturabilir misiniz?

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3