Nagehan Alçı tarafından Prof. Dr. Polat Gülkan ile yapılan röportaj

AKŞAM 15 MART 2010, PAZARTESİ

Hiçbir deprem öngörüsünün aslı astarı yok

Deprem öngörmenin mümkün olmadığını belirten Prof. Gülkan, Türkiye’de en az 10-15 riskli bölge olduÄŸuna dikkat çekti. Gülkan, “İstanbul’da deprem riski var. Ama Los Angeles da aynı durumda. Zemin nasıl olursa olsun, doÄŸru binaları yaparsak sorun olmaz” dedi

Arka Plan

Elazığ depremi ile gündeme gelen bir isim var: Prof. Dr. Polat Gülkan. Gülkan depremden kısa süre önce bir brifing verdi ve orada riskli bölgeler arasında Elazığ’ı da saydı. Peki bu tahmini nasıl yaptı? Elazığ depremini hakikaten bekliyor muydu? Yıllardır görüÅŸ bildiren deprem uzmanlarının arasında onu neden görmüyorduk?
Bu hafta bu soruların cevaplarını merak ettik ve halen ODTÜ’de öÄŸretim üyeliÄŸi görevini sürdüren profesörü yakından tanımak istedik. Cumartesi günü İstanbul’da bir araya geldiÄŸimiz Gülkan yer bilimci deÄŸil, deprem mühendisi olduÄŸunun altını çizdi ve diÄŸer uzmanlara göre çok daha iyimser bir tablo ortaya koydu. ODTÜ öÄŸretim üyesine göre depremlerin zamanını ve büyüklüÄŸünü tahmin etmek hâlâ bir efsane. Yanılma payı bilme payından en az 100 kat yüksek. Ve İstanbul’dan önce Türkiye’de çok daha riskli bölgeler var.
Bu bölgelerin nereler olduÄŸu, İstanbul’u neyin beklediÄŸi ve hangi binalarda oturulması gerektiÄŸinin yanıtını merak ediyorsanız cevaplar aÅŸağıda... 

l Elazığ depremini önceden tahmin ederek dikkatleri üzerinize çektiniz. Åžimdi herkes sizden ‘sırada ne var’ın cevabını bekliyor.
Yanlış anlaşılmak istemem. Öyle bir nokta atışı söz konusu deÄŸil. Ve bunun cevabı yok. Bir Meclis AraÅŸtırma Komisyonu var. Depremin zararlarının azaltılması ve çareler üzerine çalışıyor. Bu komisyonun muhtelif partilerden yaklaşık 15 üyesi var. 24 Åžubat’ta beni davet ettiler ve görüÅŸlerimi sordular. Orada medyanın da etkisiyle bütün ilginin Marmara ve İstanbul depremine yoÄŸunlaÅŸtığını, halbuki Türkiye’de en az buralar kadar riskli baÅŸka bölgeler ve ÅŸehirler de olduÄŸunu söyledim. Bir takım yer isimleri saydım. Bunların arasında Elazığ da vardı. Ama o tarihte deprem olmasını hesaplıyorum demedim. Yaptığım konuÅŸma 6 Mart’ta basın notu olarak yayınlandı. Deprem 8’inde olunca da bir çakışma yaÅŸandı.

l Yani siz bu depremi öngören bir tahmin yapmadınız mı?
Hayır, katiyen. Ben etik olarak tarih ve büyüklük vererek deprem tahmini yapmaya ÅŸiddetle karşıyım. Çünkü yanılma payınız yanılmama payınızdan en az 100 kat fazla.

l Yani depremi öngörmek kavramı bir efsane mi?
Evet, tamamen. Böyle bir ÅŸey dünyannı hiçbir yerinde yok.

l Ama sürekli bir takım öngörüler duyuyoruz.
Bunların hepsi mit. Hiç birinin aslı astarı yok. Böyle bir ÅŸey olsa bilimsel olarak saygınlığı olan yayınlarda yer alırdı. Bunlar iÅŸin medyatik tarafına yönelik insanları yaydıkları ÅŸeyler.

l Yani yıllardır beklendiÄŸi söylenen İstanbul depremi bilimsel bir öngörü
deÄŸil mi?

Bakın İstanbul depremi ile ilgili yapılan tüm öngörüler tek bir makaleye dayanıyor. Science dergisinde 2000 yılında yayınlanan bir makale bu. Amerika Jeolojik AraÅŸtırmalar Kurumu’ndaki bilim adamları hazırladı bu makaleyi. Dediler ki, 1939’da Erzincan depremi olduktan sonra depremler batıya doÄŸru ilerledi. Kuzey Anadolu fayı gibi bir büyük fay kırıldığında ona komÅŸu fayın diÄŸer kesimlerinde de bir gerilme artışı oluyor. Sonra bu komÅŸu bölgeye gidiyor ve ilerliyor. 99’da da bu böyle olduÄŸuna göre bundan sonra kırılması beklenecek fay İstanbul’un güneyinden geçen fayın uzantısı. İşte o makalede bunu anlattılar ve önümüzdeki 30 yıl içinde 7’nin üzerinde deprem olma ihtimali yüzdi 62 dediler. Artı, eksi yüzde 15 yanılma payı ile. Sonra ekipten biri 2004’te bir düzeltme yaparak olasılğı yüzde 62’den yüzde 45’e düÅŸürdü.

l İşte tahmin yapmışlar.
Evet ama kesin tarih vermiyor, 30 yıl içinde yüzde 45 ihtimalle diyor. Demek ki olmama ihtimali olma ihtimalinden fazla.

l Sizin öngörünüz ne?
Ben yer bilimci deÄŸil, deprem mühendisiyim. Diyorum ki bunun büyüklüÄŸünü, zamanını bir tarafa bırakalım. Biz hazırlığımızı yapılaÅŸmaya odaklanarak yapalım. Köprüleri, hastaneleri, okulları, konutları buna uygun yaparsanız deprem yaÄŸmur ve kar gibi tabii bir olaydır. Komisyonda yaptığım konuÅŸmada da bunu vurguladım. Sadece İstanbul da deÄŸil ki. Türkiye’de bu tanıma uyan en az 10-15 yer var.

Uluslararası Deprem MühendisliÄŸi BirliÄŸi’nin ilk Türk baÅŸkanı olacak

Prof. Dr. Polat Gülkan ODTÜ’de inÅŸaat mühendisliÄŸi eÄŸitimi aldıktan sonra ABD’nin İlinois Üniversitesi’nde yapı mühendisliÄŸi üzerine doktorasını tamamladı. Zürih, Kaliforniya, Purdue gibi seçkin üniversitelerde ders verdi. Halen ODTÜ’de öÄŸretim üyeliÄŸi yapıyor. Temmuzda, 56 üyeli uluslar arası deprem mühendisliÄŸi birliÄŸinin baÅŸkanlığını devralacak.

BURSA DA EN AZ iSTANBUL KADAR RiSKLi 

'Bursa’nın ortasından geçen bir fay var. 150 yıldan beri büyük bir deprem yaÅŸanmadı orada. Keza Antakya da kesin riskli. MaraÅŸ, Adıyaman, Erzurum öyle... Buralara bakınca İstanbul risk açısından topun aÄŸzındaki yer deÄŸil'

l Nereler en az İstanbul kadar riskli?
Elazığ ve Bingöl arasında risk artmış olabilir. Erzincan da en riskli yerlerin başında. Gerçi 39’daki büyük deprem ile kısmen sırasını savdı. Bursa var mesela. Bursa’nın ortasından geçen bir fay var. 150 yıldan beri     büyük bir deprem yaÅŸanmadı orada. İstanbul ile aÅŸağı yukarı aynı mertebede. Ama faylar saat gibi çalışmaz. Manisa’yı bu kategoriye sokabilirsiniz. Keza Antakya da kesin riskli. MaraÅŸ, Adıyaman, Erzurum da öyle...

l Ne kadar bir zaman diliminden bahsediyorsunuz?
Zaman söylemem ama deprem olursa hayrete düÅŸmememiz gereken yerler     bunlar. Bu ÅŸehirlere İzmir’i de katabilirsiniz. Buralara bakınca İstanbul risk açısından topun aÄŸzındaki yer deÄŸil.

l O zaman neden deprem denince sadece İstanbul’dan bahsediliyor?
Bütün ilgi onu üzerinde de ondan. Kaynakların aslan payını İstanbul alıyor.

l Ne kadarlık bir kaynaktan bahsediyoruz?
Toplam bütçesi 1 milyar dolar olan ve 2006’dan beri devam eden bir proje var. Dünya Bankası, Avrupa İskan Bankası, Körfez Bank, Japon Bankası kaynaklı. Kısaltması İSMEB. 1 milyar dolar kulaÄŸa fazla gibi gelse de İstanbul için aslında bu devede kulak. En az yüz milyar dolar gerekiyor. Åžimdiye kadar kamu binalarının sadece yüzde 10’ü kuvvetlendirildi mesela.

l DiÄŸer riskli illerde çalışma var mı?
Bursa’da vs herhangi bir ÅŸey yok.

l Bu durumda depremden kaçış yok mu?
Neden olmasın? Diyelim ki İstanbul’da önümüzdeki 20 yıl içinde deprem olma ihtimali yüzde 50, yani önümüzdeki 20 yıl içinde meydana gelmeme ihtimali de yüzde 50. Her ÅŸehrin binalarının belli bir yaşı var. 40 yıl önce çevremizdeki binaların çoÄŸu yoktu. Demek ki bir süre sonra olmayacaklar. Biz bundan sonra yıkılmayacak bina yaparsak ve önümüzdeki 50 yıl içinde deprem olmazsa sorun ortadan kalkar.

l Ama İstanbul’da bahsettiÄŸinizden çok daha eski binalar var.
Onlar saÄŸlam. Eskiden beri ayakta kalabilmiÅŸler. Bir de ayakta kalamayacaklar var. Bunların ömrü 50-60 sene. İstanbul’daki çoÄŸu bina böyle.

l Hangi inÅŸaat tekniÄŸi daha saÄŸlam?
Yığma var, betonarme var. Yığma riskli. TuÄŸlaların üst üste konup arasına harç ilave edilmesiyle yapılana yığma diyoruz. Bu binalar en fazla 4-5 katlı oluyor.

l Binanın yığma mı betonarme mi olduğunu nasıl anlarız?
Onu ancak mühendis anlar.

l Betonarme nasıl yapılıyor?
Taşıyıcı sistemi kolonlardan ve bu sistemi yatay olarak kolonlara aktaran kiriÅŸlerden meydana gelir. İçinde demir ve inÅŸaat çeliÄŸi vardır. Bunlar güç kazandırır.

l En saÄŸlam binalar betonarme mi?
Türkiye’deki mühendislik betonarmeye yönelik. Çelik daha saÄŸlam aslında. Mesela 4. Levent’teki o yüksek binalar hep betonarme. ÇeliÄŸin maliyeti daha yüksek ama betonarmeye göre yüzde 40 hafif. Maslak’taki Safir’in üst katlarında görüyorum çelik. Betonarme de doÄŸru yapılırsa saÄŸlamdır.

l Yığma binayı güçlendirilebilir mi?
Pahalı ve çetrefil bir iÅŸ. Ama İstanbul’da son 40 yılda yapılanların çoÄŸu betonarmedir. Oran yüzde 80’e 20 gibi.

l Daha saÄŸlam bir binada oturmak için ne yapabiliriz?
Siz vatandaÅŸ olarak kendi başınıza hiçbir ÅŸey yapamazsınız. Sorumluluk mimar, mühendis ve planlamacılarda.

l İstanbul’da en riskli yerler nereler?
Denizden kazanılan yerler. Fenerbahçe, Maltepe, Büyükçekmece, Ataköy... Ama zemin nasıl olursa olsun doÄŸru bina yapılırsa sorun olmaz.

l Binayı göz önüne almazsak en güvenli zemin nerede?
BoÄŸazın kuzeyi. Åžile tarafları. İstanbul’da zemin yapısı kayaya yakındır.

l Siz İstanbul’da yaÅŸar mısınız?
Tabii ki. İstanbul’da deprem riski var ama Los Angeles ve San Francisco da öyle. Oradaki binalar güçlü ama ÅŸunu bilelim ki İstanbul’da her bina çökmeyecek.

l Ne kadarı çökecek?
Åžimdiki tabloya göre yaklaşık 1 milyon ayrık bina var. En kötü ihtimalleri bir araya getirseniz bile bunların yüzde 10-12’si çöker. Depremler yüz yıllık periyotlarla oluyor. Olasılıkları bir araya getirdiÄŸinizde İstanbul gibi bir yaÅŸam ve kültür merkezinde yaÅŸama riskini almaya deÄŸer!

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3