Her insan iÅŸine geldiÄŸi zaman küçük yalanlar söyler. Kendine göre kabul edilebilir bu yalanlar ise kiÅŸinin 'dürüstlük seviyesi'ni belirler
Yalan söylememiÅŸ insan var mıdır? Yoktur... BaÅŸkalarına dürüstlük taslamayı severiz ama iÅŸimize geldiÄŸi zaman küçük yalanlar söylemekten kendimizi alamayız. Her insanın kendisi ve etrafındakiler için belirlediÄŸi bir 'dürüstlük seviyesi' vardır. Bir baÅŸka deyimle kendimiz ve tanıdıklarımız için kabul edebileceÄŸimiz 'küçük yalanlar' ve asla söylenmeyecek 'büyük yalanlarımız' vardır.
Genetik yapımız, aile terbiyemiz, ait olduÄŸumuz toplumun deÄŸerleri ve aldığımız eÄŸitim, dürüstlük seviyemizin önemli belirleyicileridir. OlaÄŸanüstü durumların dışında dürüstlük seviyemizi korumaya çalışırız. Bir tanıdığımı, markette alışveriÅŸ yaparken çantasının içine gizlice parfüm ÅŸiÅŸesi atarken görmüÅŸtüm. ÇoÄŸumuz böyle bir hareketi asla yapmayız. Buna karşılık bir davete katılmamak için 'grip olduÄŸum' yalanını söylediÄŸimi hatırlıyorum. Demek ki kendime ait dürüstlük algılamamda davetten kaytarmak için grip olduÄŸunu söylemek 'küçük yalan', çantaya parfüm atmak ise 'asla yapılmayacak' bir kabahat sınıfına giriyor.
Aslında 'yalan söylemek' sadece insanlara mahsus bir özellik deÄŸildir. Pek çok hayvan, evrimsel süreçte, yaÅŸamını daha kolay ve tehlikesiz bir hale getirmek amacıyla yalanı kullanır. ÖrneÄŸin Opossum denilen sıçan benzeri hayvan ve bazı tavuk türleri gökyüzünde uçan avcı ÅŸahini görünce hemen kendilerini yere atarak ölü taklidi yaparlar.
Evrimsel süreçte beynin büyümesi üçüncü bir şıkkı, hile yapılma ihtimalinin doÄŸurduÄŸu 'ÅŸüphe'yi gündeme getirmiÅŸtir. Maymunların ve insanların kendilerine gösterilen ÅŸeylerin arkasında bir yalan olabileceÄŸinden ÅŸüphelenme yeteneÄŸi vardır. AÄŸaç kovuÄŸuna meyve saklayan ÅŸempanzenin arkadaÅŸları yanına geldiÄŸinde, muzun yerini bilmiyormuÅŸ gibi rol yaptığı görülmüÅŸtür. DiÄŸer ÅŸempanze yalan söylediÄŸinden ÅŸüphelenip onu uzaktan gözlemiÅŸ, arkadaşı, herkes uzaklaÅŸtı düÅŸüncesiyle aÄŸaç kovuÄŸuna uzandığı anda saklandığı yerden çıkıp baskın yapmıştır.
İnsanoÄŸlu yalanı gerçekten ayırma iÅŸleminde kuzenlerinden bir aÅŸama daha ileri gitmiÅŸ ve muhatabının kendisine gelecekte yalan söyleyip söylemeyeceÄŸine dair tahmin gücünü geliÅŸtirmiÅŸtir. Yeni birisiyle karşılaÅŸtığımız anda, henüz ortada hiçbir eylemi yokken onun gelecekte bize yalan söyleyip söylemeyeceÄŸi konusunda bir fikir oluÅŸturmaya çalışırız. İlk görsel izlenim önemlidir. Princeton Üniversitesi araÅŸtırmacıları, insanların gördüÄŸü kiÅŸinin yüzünü analiz ettiÄŸini, güvenli mi yoksa korkulacak bir tip mi olduÄŸunu belirlediÄŸini iddia ediyorlar. Çalışmayı yürüten Prof. Todorov, 'İnsanlar, karşısındaki kiÅŸinin niyetini yüzünden anlamak ister. Kendi kendilerine, 'bu insan iyi niyetli mi kötü niyetli mi' diye sorarlar' diyor.
İlk intibanın üzerine daha sonra o kiÅŸiyle yaptığımız görüÅŸmelerden edindiÄŸimiz bilgileri ekleriz. 'Bu adam neye gülüyor?' 'Neden öfkeleniyor?' 'Paranın üstünü sayıyor mu?' 'Bonkör mü, yoksa cimri mi?' 'Hile yapıyor mu?' 'Yalan söylüyor mu?'. Toplanan cevapları beynimizdeki dosyalarda biriktirerek iliÅŸkide olduÄŸumuz her insan için bir 'dürüstlük seviyesi' belirleriz.
BaÅŸarılı (ve mutlu) olmak isteyen kiÅŸilerin üçüncü ÅŸahıslarda oluÅŸturdukları 'dürüstlük seviyesine' dikkat etmeleri gerekir. ÖrneÄŸin, yukarıda bahsettiÄŸim markette çantasına parfüm atan bayan uzun zamandır tanıdığım biriydi. Gördükleriyle ÅŸok olan beynim, yıllar içinde onun için oluÅŸturduÄŸu dürüstlük seviyesini hemen düÅŸürdü. İstesem de istemesem de ona karşı tutumum bir daha asla eskisi gibi olamaz.
Aslında hepimiz etrafa dürüst bir görünüm vermenin önemli olduÄŸunu biliriz. İdam kararı verilip birkaç saat sonra öleceÄŸini bilen kiÅŸilerin son saatlerini etrafa iyi bir izlenim bırakmak için ne giyineceklerini, nasıl davranacaklarını düÅŸünmekle geçirdikleri biliniyor. Åžunu unutmamakta fayda var; çevremizdeki insanları bir iki kez aldatabiliriz ancak gerçek yapımızı uzun dönemde gizlememiz mümkün deÄŸildir, dürüstlük seviyemiz suyun içindeki yaÄŸ damlası gibi er veya geç yüzeye çıkar. Dürüst izlenim vermenin en güvenilir ve en saÄŸlam yolu gerçekten dürüst olmaktır.
Ne kadar gizlense de
karakter açığa çıkar
BİR arkadaşımın evini kiralamak isteyen birisini hatırlıyorum. Kiracı adayıyla emlakçının ofisinde buluÅŸtuÄŸumuzda gayet saygılı ve güleryüzlü bir insan portresi çizdi bize. Hayatından kısa pasajlar anlatarak ne kadar iyi birisi olduÄŸunu anlattı. Arkadaşım, imza atmadan önce dairenin üst katında oturan ailenin özürlü bir çocuÄŸu olduÄŸundan ve zaman zaman gürültü yaptığından bahsetti. Sanırım, ileride 'neden daha önce söylemediniz?' sorusu ile karşılaÅŸmak istemiyordu. Kiracı adayı sorunu hiç önemsemediÄŸini söyleyerek 'Siz merak etmeyin' dedi, 'Bir kez ikaz eder sonra gerekeni yaparım.' Arkadaşımızla birbirimize bakakaldık. 'Gerekeni yaparım' derken takındığı bıçkın tavır bizi ÅŸaşırtmıştı. Kiracı adayı farkına varmadan bize sergilemeye çalıştığının dışında bir tavır göstermiÅŸ, ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın gerçek karakteri açığa çıkmış ve kafamızda onun hakkında oluÅŸturduÄŸumuz imaj bir anda yerle bir olmuÅŸtu.