İstanbul'un 'Avrupa Kültür BaÅŸkenti' olmasına artık çok az zaman kaldı. 2010 yılında herkesin gözü Türkiye'nin en güzel ÅŸehrinde olacak. Sadece İstanbullular deÄŸil devletin zirvesi de gözünü hazırlıklara dikmiÅŸ durumda. İşte bu nedenle organizasyonda yaÅŸanan sıkıntılar, bazen tatlı sert fırçalar (!) tadında uyarılara dönüÅŸebiliyor. Bunların en ilginçlerinden birini ileteyim:
CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, geçtiÄŸimiz hafta İstanbul 2010 Avrupa Kültür BaÅŸkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu'nu Çankaya KöÅŸkü'nde kabul etti. Gül, Danışma Kurulu BaÅŸkanı Hüsamettin Kavi, Yürütme Kurulu BaÅŸkanı Åžekib Avdagiç'in de aralarında bulunduÄŸu 11 kiÅŸilik grubu bir süre dinledi. CumhurbaÅŸkanı söz aldığında önce salonda olanlara ÅŸöyle bir baktı, sonra da, 'Neden aranızda bir tek kadın yok?' diye sordu.
Salonda büyük bir ÅŸaÅŸkınlık havası eserken Gül, 'Böyle büyük bir organizasyonun yönetiminde bir kadın mutlaka olmalıydı' diyerek görüÅŸünü bildirdi. Üyeler ise Gül'e, Kurul'da olmamasına karşın diÄŸer birimlerde çok sayıda kadın uzmanın görev yaptığını iletti.
Cevabı pek de tatmin edici bulmadığı anlaşılan CumhurbaÅŸkanı, bu defa ikinci bir uyarı ekledi. Gül, 'Ne siz ne de ben kültür ve sanatta uzman kiÅŸileriz. Bu nedenle bu iÅŸi, ömrünü kültüre sanata adayan uzmanlarla yürütmek zorundayız. Onlardan yararlanmamız ve onların yönlendirmesiyle hareket etmemiz gerekiyor' diye konuÅŸtu.
Cumhurbaşkanı uyarılarında haklı. Avrupa Başkenti'ne hem kadın, hem uzman eli değerse eleştiriler de bir son bulur.
Meclis'te domuz gribi paniÄŸi yaratan vekil!
ŞU fısıltı gazetesinden korkmayan taş olsun!
TBMM'de geçtiÄŸimiz hafta bir milletvekilinin başını fena halde aÄŸrıttı:
AKP Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, geçtiÄŸimiz hafta TBMM'de çalışırken fenalaÅŸtı. Acilen hastaneye götürülen Tuna, tedavi altına alındı. Ancak Tuna ertesi gün ortada görünmeyince, bir bankodan diÄŸerine dedikodu hızla yayılmaya baÅŸladı.
Söylentiye göre, doktorlar Tuna'ya teÅŸhis koyamıyor ve 'Domuz gribi'nden ÅŸüpheleniyorlardı. Tuna'nın gelmesinin uzaması (!) da bunun iÅŸaretiydi. Bir de milletvekilinin ismi, dalga dalga yayılan dedikoduda kaybolunca Meclis çalışanları arasında panik iyice yayıldı.
Hüsnü Bey'i, kızını evlendirmek için gittiÄŸi Konya'da buldum. AKP'li vekil, 'Bir gün Meclis'e gelmedim olanlara bak. Beni sevmeyenler var diye düÅŸünüyorum. Madem hastaymışım insan açar bir geçmiÅŸ olsun der' diye sitem etti.
Tuna, fenalaÅŸtığını doÄŸruladı. Sebebin ise midesi için aldığı ilaçlar olduÄŸunu söyledi. 'İlaçlar deÄŸiÅŸti, artık iyiyim' diye de ekledi.
Protokol tedavide
ANKARA protokolü ÅŸu sıralar saÄŸlığıyla yakından ilgili:
Eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Åžahin, görev süresi bitince kendisiyle ilgilenmeye nihayet fırsat buldu. Uzun zamandır aÄŸrılardan ÅŸikayet eden Åžahin, bir fizik tedavi merkezine haftanın üç günü seansa girerek rahat ediyor. Eski Bakan, Ankara'nın Cinnah Caddesi'ndeki saÄŸlık merkezine geliÅŸ-gidiÅŸinde çevrenin de büyük ilgisini çekiyor.
Bir baÅŸka haber ise muhalefetten. Artık hızlı araba kullanmasına iyice alıştığımız CHP lideri Deniz Baykal, görüÅŸ mesafesi konusunda tedbiri elden bırakmadı. GeçtiÄŸimiz hafta Hacettepe Üniversitesi'ne giderek gözlerini
kontrol ettirdi, doktorundan tam puan aldı.