Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Barbarlık veya...

Siyasi aktivite ile hayatın daha güzel ve anlamlı kılınabileceÄŸini düÅŸündüÄŸüm yıllarda okuduÄŸum 'Barbarlık veya sosyalizm' baÅŸlıklı kitapçık (pamphlet) beni çok etkilemiÅŸti. Orada sunulan aslında bir tercih deÄŸildi, sosyalizmden yana koymak zorundaydınız tavrınızı.

Öyle de yaptık zaten. Barbarlığa karşı sosyalist olduk ama bir süre sonra hayal kırıklığı ile gelen yüzyıllık yalnızlık dönemimiz baÅŸladı. Dünyada var olan sosyalist rejimler de barbarlıktan geri kalmıyorlardı. Acılı bir süreçten sonra fark ediyorsunuz ki; 'barbarlık veya insanlık' arasında olması gerekiyor asıl tercihin. Bu da fazla anlamlı deÄŸil. Çünkü kimsenin barbarlık yanında tercih yapamayacağını düÅŸündüÄŸünüzde, aslında ortada gerçek bir tercihin bulunmadığını düÅŸünmeye baÅŸlıyorsunuz.
Bu normal koÅŸullarda yaÅŸayan normal bir insanın düÅŸünce biçimi ama biz Türkiye'de yaşıyoruz. O nedenle anormal koÅŸullardayız ve normal düÅŸünce bu ülkeye yetiÅŸemez, yetersiz kalır. Hep de kalıyor zaten. Bakıyorsunuz ki insanların bir bölümü barbarlıktan yana tercihlerini koyabiliyor. Yakın geçmiÅŸimiz bu tür barbarlık patlamalarıyla, vahÅŸetlerle doludur.

ONLAR İNANCI BİLMEZ BEN BİLİRİM
Topkapı'daki konseri basıp vahÅŸet yaratmaya çalışan insanlar kendilerinin dinden yana tavır aldıklarını sanıyorlarsa fena halde yanılıyor. Onlar sadece barbar.
İnanç konusunda katiyen düÅŸünmemiÅŸler, düÅŸünemezler de zaten. Barbarlar hiçbir zaman düÅŸünmeye ihtiyaç duymamıştır ki...
Bu tür insanların karşısına yani 'Barbarlık veya...' diye baÅŸlayan baÅŸlığın karşısına 'İnsanlık' tercihini koyacağız ama bu mücadelede 'İnsanlık'ın elinin hayli zayıf olduÄŸunu da görmeliyiz.
Bir de düÅŸünsenize; siz insanlara hayatlarını biraz daha mutlu kılacak bir ÅŸeyler vermeye karar vermiÅŸsiniz.
Elinizden gelen tek ÅŸeyi yapıp güzel yazılar yazarak onları mutlu etmeye kararlısınız ama tam da o gün böyle bir barbarlık patlaması yaÅŸanıyor. Kültür üzerine, trendler üzerine düÅŸünmeye çalışıyorsunuz fakat barbarlık patlamaları kültürün olduÄŸu yerde olamaz ki... Kültür ölmüÅŸ, siz trendini düÅŸünmek gibi komik bir iÅŸe giriÅŸiyorsunuz.

RAYMOND WILLIAMS
Ben uzun yıllar boyunca önemli bir düÅŸünür olan Raymond Williams'ın çalışmalarını inceledim. Hatta bildiÄŸim kadarıyla Williams konusunda Türkçe'de yazılmış tek yazı da bana aittir. Arada geçen yıllarda baÅŸka yazılar çıkmışsa bile benim yazım bir ilk çalışmadır o zaman.
Williams, kültürün toplumlarda nasıl geliÅŸtiÄŸini incelemiÅŸtir. Onun için kültür, toplumların paylaşılan ortak yaÅŸam biçimleri içinde oluÅŸan bir yapıdır. Yani bir sanat eserine bakıp, bir kitabı inceleyip kültürün bundan ibaret olduÄŸunu söylemek mümkün deÄŸildir. Kültür yaÅŸamın ta kendisidir. Farklı sınıfların, farklı insanların ortak deÄŸeri olması gerekir kültürün. Paylaşılan ortak yaÅŸam biçiminden kasıt budur.
Tabii ki her sınıf kendisine özgü kültürel varlıkları yaratacaktır ancak bir toplumun kültürü denildiÄŸinde bunun herkes tarafından paylaşılan bir yapı olması gerekiyor.

KÜLTÜRÜN ÖLDÜÄžÜ ÅžEHİR 'KÜLTÜR BAÅžKENTİ' OLAMAZ
Paylaşılan yaÅŸam biçimi olarak kültürü oluÅŸturmuÅŸ toplumlarda barbarlık patlamaları fazla olamaz. Türkiye'de ise olabiliyor. Çünkü artık paylaÅŸtığımız hiçbir ÅŸey yok, kültür parçalanması yaşıyoruz... Hayatımız parçalanıyor, hiçbir ÅŸey paylaşılamıyor, yaÅŸam biçimleri birbirine düÅŸman olmuÅŸ durumda. Bu ortam çok tehlikelidir. Topkapı olayı ne ilktir ne de sonuncu olacaktır. Bu ortamda barbarlığa karşı 'İnsanlık'ı da koyamıyorsunuz. Kültürün olmadığı bir ortamda insanlık diye bir soyutlamanın da olması imkansızdır. Barbarlık kültüre de düÅŸmandır. Çünkü farklı insanlarla paylaÅŸma gibi bir arzusu doÄŸal olarak olamıyor. Onun yerine onları öldürme arzuları oluÅŸuyor.
Türkiye'de kültür ölmüÅŸ durumdadır. Önceki gün Topkapı'da cenazesi kaldırıldı. Bir de bu ortamda İstanbul'a 'Kültür BaÅŸkenti' filan diyorlar. Insanın poposuyla güleceÄŸi geliyor bu tür zavallılıklara.

TOPKAPI ORTAMI İNSANI İNANÇLI YAPARDI
Din adına hareket ettiÄŸini sanıp da kolayca çıldırabilen insanları inanç kavramı üzerine düÅŸünmeye davet etmeliyiz. Çünkü kızarak bir yere varamayacağımız kesindir.
O konsere gitmeden önce belirli bir inanç temeli olan bir insanın, o avluda o gece o muhteÅŸem ortamda elinde ÅŸarap kadehi İdil Biret'i dinlediÄŸinde Allah'a inancını daha da güçlendirmesi mümkündür. O muhteÅŸemlik karışımında bir defa kafasını kaldırıp yıldızlarla dolu gökyüzüne bakması yetecektir bunun olması için. Kendi deneyimimden biliyorum, bunun olması kesinlikle mümkündür.
İddia ediyorum; o tür bir insan, din adına hareket ettiÄŸini sanarak konseri basmaya gelen insanlardan, bin defa daha fazla dindardır.
Bugün güya Lara Fabian ve Je t'aime üzerine yazacaktım. Türkiye'nin beni engellemesine izin vermeyeceÄŸim. Sadece bir gün erteledim. O konuyu yarın paylaÅŸmak üzere...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3