CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, 'askere sivil yargı yolunu açan düzenleme' için 'ÅŸerhli onay' verdi, bir gün sonra, 'kiralık iÅŸçiler geliyor' diye özetlenen yasal deÄŸiÅŸikliÄŸi ise 'veto' etti.
Her iki konuyu ısrarla kamuoyu dikkatine getiren gazete olarak AKÅžAM, sonraki geliÅŸmeleri de özel bir dikkatle izliyor. CumhurbaÅŸkanı ve BaÅŸbakan kadar muhalefetin bu düzenlemeler karşısındaki tutumu dikkate deÄŸer.
Tutarlılık açısından 'iki yasa iki tavır' arasındaki baÄŸlantı önemli.
CHP'nin 'asker-sivil yargı ayrımı' ve 'kiralık iÅŸçiler tartışması' yaklaşımları beraber deÄŸerlendirilince 'çeliÅŸkili' görünüyor.
Önce, bir hakkı teslim edelim:
CHP'de esaslı değişiklikler fark ediliyor.
Baykal, tıpkı rakibi Başbakan Erdoğan gibi Anadolu seyahatlerine ağırlık vermeye başladı.
Hafta sonları dahil, sürekli Türkiye turunda.
CHP'nin kazandığı belediyeleri ziyaret ediyor.
'Merkezi iktidara giden yol, yerel yönetimden geçer.'
Tersi de doÄŸru: 'Belediyelerdeki baÅŸarısızlık, hükümet olma ÅŸansını azaltır.'
Baykal başkanlarını, 'siyaset yerine hizmet odaklı olun' diye uyarıyor.
BaÅŸbakan ise 30 Mart'tan beri CHP'yi belediyeler üzerinden vuruyor. Özellikle Antalya Belediyesi'ni suçluyor. İSKİ skandalını hatırlatarak, 'yumuÅŸak karın' psikolojisi oluÅŸturuyor.
BU DA GECE YARISI DÜZENLEMESİ
CHP, yargılamayla ilgili 'gece yarısı düzenlemesini' Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Baykal deÄŸiÅŸikliÄŸe sert eleÅŸtiriler yöneltti. 'Sıkı bir muhalefet' çalışması sergilediler. Gül onayladı ama 'tereddütleri giderin' çaÄŸrısında bulundu. Bence Meclis'te askerlerin itirazlarını gözeten deÄŸiÅŸiklikler yapılacak. Gül de yakın takipte.
Konu ayrıca Yüce Mahkeme'nin önünde. Anayasa'ya aykırılık varsa buna en üst düzey yargı organı karar verecek.
REJİMİ KORUYALIM KİTLELERİN HAKLARINI DA
CHP'nin sorgulanması gereken tavrı ise 'kiralık iÅŸçiler' düzenlemesiyle ilgili. Halkımız yine bizim manÅŸetimizle öÄŸrendi ki; 'bu da bir gece yarısı düzenlemesi.'
Bir sosyal demokrat parti böylesine bir konuya kayıtsız kalabilir mi? Üstelik gazete bunu gündeme taşımış, sendikalar hareketlenmiÅŸ, Çankaya KöÅŸkü'nde zirve düzenlenmiÅŸ.
Asker yargı-sivil yargı meselesinde ortalığı yıkan, bunda da haklı gerekçeleri olan CHP'nin aynı duyarlılığı, hatta çok daha fazlasını, milyonlarca iÅŸçimizi ilgilendiren deÄŸiÅŸikliklerle ilgili de sergilemesi gerekmez mi? İktidara yürümek, kitlelerle kucaklaÅŸmak için daha iyi fırsat mı çıkacak?
Baykal, aslında partisi adına devrim niteliÄŸinde bir yenilenmeyi gerçekleÅŸtirdi. Yıllar yılı 'kurultaylar partisi' olan CHP'yi parti içi mücadele ve hiziplerden arındırdı.
Åžimdi, süratle 'seçici muhalefet' mantığının terk edilme zamanı. 'Rejimi koruma duyarlılığı' kadar, 'iÅŸsizlik ve yoksulluk gibi temel konularda', 'gür bir sese' ihtiyaç var.
29 Mart kampanyasında 'laiklik yerine ekonomik krizi' konuÅŸturan CHP, teÅŸvik edici bir sonuç aldı.
Gül'ün kiralık iÅŸçiler maddesini veto etmesi çok önemli. Hükümet, ciddi hayal kırıklığı yaÅŸadı.
KöÅŸk; sendika ve basının çaÄŸrısına kulak verdi, kamuoyunu dinledi. 'Sezar'ın hakkı Sezar'a.' Åžerhli onay konusunda eleÅŸtirilse bile bu veto için takdir edilmeli. Ancak böyle bir muhalefet mantığı yerleÅŸirse etkinlik ve inandırıcılık artar.
Hiçbir çaba boÅŸa gitmiyor. Yazımı bitirmek üzereydim ki; Türk-İş BaÅŸkanı'ndan AKÅžAM'a çok kıymetli bulduÄŸum bir teÅŸekkür mesajı aldım. O metinde muhalefet partileri için öÄŸretici dersler var. Almak isteyene...