Türkiye'de yaÅŸayanlar olarak hangi Batı ülkesine gitsek maruz kaldığımız muameleden, Türkiye'nin tanınmamış olmasından dolayı rahatsız oluyoruz. Türkiye'de kadınların çarÅŸaf giymek zorunda olduÄŸu, ulaşımın develerle yapıldığı gibi tuhaf düÅŸüncelerle de karşılaÅŸmıyor deÄŸiliz. Ancak Türkiye'ye 15 bin kilometre uzaklıkta, Latin Amerika'nın en güzel ülkelerinden biri olan Åžili'de durum öyle deÄŸil.
Güleryüzlü, yardımsever Åžili halkı, her ne kadar çoÄŸu İngilizce bilmiyorsa da Türklere karşı son derece ilgili. Bu ilgilerini de Atatürk'ün adını verdikleri bir kolej ve parkla yıllardır gösteriyorlar. Åžili'nin baÅŸkenti Santiago'da Atatürk Koleji ve Atatürk Parkı bulunuyor. Zaten Åžilili yöneticiler de Bakan ÇaÄŸlayan'ın temasları sırasındaki konuÅŸmaları Türkiye'yi yakından izlediklerini gösterdi.
Åžili, gelecek yıl bağımsızlığının 200. yılını kutlayacak. İspanyol ve Portekizli sömürgecilere karşı Latin Amerika'da isyan ateÅŸini yakan ve en uzun süre savaÅŸan Åžili halkının Atatürk'e karşı ilgisi nedensiz deÄŸil. Televizyonun, internetin olmadığı iletiÅŸim araçlarının çok sınırlı olduÄŸu yıllarda yani 1920'lerde bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluÅŸunu destekleyen ve ilk tanıyan ülkelerden biri Åžili. Özellikle Atatürk'ün laik devlet yaklaşımı Åžilililerin büyük ilgisini çekmiÅŸ. İşte bu nedenle Türkiye de Latin Amerika ülkeleri arasında ilk büyükelçiliÄŸini Åžili'ye açmış.
Atatürk Parkı ÅŸehrin en güzel yerlerinden biri olan Apoquindo Caddesi üzerinde. Parkta bulunan Atatürk'e ait efiji, 29 Ekim 1973 tarihinde Cumhuriyetin 50. yıldönümünde yerleÅŸtirilmiÅŸ. Efijinin üzerinde ise İsmet İnönü'nün Atatürk'ü anlatan sözü İspanyolca olarak yazılı. Parktaki Atatürk köÅŸesinin bakımını Türkiye'nin Santiago BüyükelçiliÄŸi yapıyor, temizlik ve güvenliÄŸi ise belediyeye ait.
ÇaÄŸlayan, kulis yapacak
Ancak Atatürk Koleji için aynı ÅŸeyi söylemek mümkün deÄŸil. Türkiye'nin her yıl sadece 6 bin dolar isim hakkı ödediÄŸi okul, ÅŸehrin kenar mahallelerinden birinde. Önemli olan okulun konumu deÄŸil ama okul oldukça kötü durumda. İşin ilginci Türkiye'nin okula hiçbir katkısının olmaması. Oldukça kısıtlı imkanlarla ve personelle çalışan Türkiye BüyükelçiliÄŸi'nin de yapabileceÄŸi pek fazla bir ÅŸey yok. Okulun öÄŸretmeni Türkiye'yi ve kültürünü yakından tanıyor. Türkçe ÅŸarkılar, türküler hatta halk oyunlarını biliyor ve öÄŸrencilerine anlatıyor. Atatürk ve Türkiye hakkında öÄŸrencilerini bilgilendirmeye çalışıyor.
Okulu gezen ve oldukça etkilenen Devlet Bakanı Zafer ÇaÄŸlayan, Türkiye'ye döner dönmez bu konuya eÄŸileceÄŸini defalarca söyledi. DışiÅŸleri, Turizm ve Milli EÄŸitim bakanlarıyla görüÅŸerek okul için neler yapılabileceÄŸini araÅŸtıracak olan ÇaÄŸlayan, 'Atatürk'ün adını taşıyan bir okul daha iyi durumda olmalı, her türlü desteÄŸi vermeliyiz. Gerekirse okulu yeniden yaparız' dedi.
Ancak heyette yer alan bazı iÅŸadamları her ÅŸeyi devletten beklememek gerektiÄŸini düÅŸünüyor. Åžili ile imzalanan Serbest Ticaret AnlaÅŸması'yla birlikte bu ülke ile olan iliÅŸkilerin artacağını belirten iÅŸadamları 'Åžili ile ticaret yapan iÅŸadamları bu iÅŸi üstlenmeli. Çok sayıda sivil toplum kuruluÅŸu var, devlet bu okul konusundaki planlamayı üstlensin, iÅŸadamı örgütleri de bu iÅŸi üstlensin. Biz seve seve yaparız' önerisinde bulundu.
Görünen o ki, Bakan ÇaÄŸlayan'ın Åžili gezisinden en karlı çıkanlar arasında Atatürk Koleji öÄŸrencileri de var. Kısa zamanda (tabii ÇaÄŸlayan hükümeti ikna edebilirse) yeni bir okula ve okul gereçlerine kavuÅŸacaklar. Hatta belki öÄŸretmenleri ve bazı öÄŸrencileri Türkiye'ye bile getirmek söz konusu olabilir.
Sonuçta, dünyanın farklı yerlerinde sadece cemaatlerin güdümünde deÄŸil, Türkiye'yi temsil eden baÅŸka okullarımız da olmalı.