Türkiye'nin imtihanı, demokratikleÅŸmeyi ÅŸimdi ve 'ulus-devlet' yapısı içinde gerçekleÅŸtirmektir.
Belki ulus-devlet'in nas'larını ihmal eden çözümler üretmek kağıt üzerinde daha kolay.
Ancak, bu tür çözümlerin orta vadede sebep olacağı sorunlar ve çatışma ihtimalleri, çözümden daha ziyade, bir felakete zemin hazırlama potansiyelini taşıyor.
Çözümü ulus-devlet yapısı içinde üretebilme yeteneÄŸi ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin varoluÅŸ felsefesine dayanan iddiasıdır.
Bu iddia; çeÅŸitli etnik, dinsel, kültürel temellerden gelen vatandaÅŸların farklılıklarını, Türkiye içine yansıyan bir ihtilaf olarak deÄŸil; dışarıya açılan bir ittifak olarak kurgulamıştır.
Cumhuriyet'in, temellerini Osmanlı dinamiÄŸinden alan bu özelliÄŸinin tarih boyunca sabote edilmeye çalışıldığını artık Sağır Sultan bile biliyor.
Üstelik sadece sınırlarımız içine yönelik operasyon ve manipülasyonlarla yapılmadı bu sabotaj.
Sınırlarımız dışındaki düzenlemelerin pek çoÄŸu da, Cumhuriyet'in bu potansiyel enerjisini akim kılmak maksadıyla dizayn edildi.
Ama Türkiye Cumhuriyeti terkibi, öyle güçlü bir terkip ki; içeride Türk ile Kürt'ü; Müslüman ile Laik'i; Alevi ile Sünni'yi birbiriyle çatışmaya provoke eden iradelere direnir; bunların enerjileri ve etki alanları sınırların dışına akmasın diye yapılan düzenlemelere itiraz ederken...
Bosna'da da olabildik, Musul'da da olabildik, Kıbrıs'ta da olabildik, Afganistan'da da olabildik...
Åžimdi 'ulus devlet' ısrarımızla koruduÄŸumuz bu terkipteki inadımızın hasadını toplamak üzereyiz.
Uluslar üzerine yapılan mühendislikler, cetvellerle çizilen haritalar, insanların ortak tarih bilincine, gönül iklimine, iman haritasına, geleneÄŸine uzun müddet iÅŸleyemiyor...
Kurulan setler, barajlar yıkılıyor...
İşte bu tarihsel dönemeçte, Türkiye'ye 'ulus-devlet'in nas'larından koparak büyümek teklif ediliyor...
Oysa, bu büyüme enerjisini yaratan Türkiye'nin 'ulus-devlet' ısrarının ta kendisi... Ulus-devlet yapısı içinde, vatandaÅŸlık temelinde farklılıkları birbirine sigortalayabilme aklıdır.
Bir süredir, devletin kapalı kapıları arkasında, muhteÅŸem bir açılımın hazırlığının sesleri duyuluyor.
Bu açılımın ayrıntılarının halkla paylaşılmasının gecikmesinin sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, bu sıçramayı 'ulus-devlet' yapısından koparak deÄŸil; bilakis 'ulus-devlet,' yapısı içinde gerçekleÅŸtirecek bir projenin tüm ayrıntılarını yazmaya çalışmasıdır.
Türkiye'nin son imtihanı da budur...
'Ulus devlet çağının sonu' telkinlerine raÄŸmen; 'Ulus Devlet yapısı içinde demokratikleÅŸme' tamamlandığında, SINIRLARI DEĞİŞMEDEN BİR ÜLKE NASIL BÜYÜR, dünya izleyecek...
Hala anlamayan varsa...
Kalksın bir zahmet Erbil'e gitsin, daha bugünden, önüne ilk çıkan kiÅŸiye 'BaÄŸdat'a mı yakın hissediyorsun kendini, Ankara'ya mı,' diye sorsun...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.