AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-07-20

kategori2

Bu fırça 'Su'dan olmadı!

Geçtiğimiz günlerde bazı gazetelerde boy boy 'Türk Kızılay'ı'nın su ilanları yayınlandı. Kızılay maden suyunun ardından bu defa bildiğimiz 'su' satışına girdiğini de duyurmuş oldu. Duyurdu duyurmasına ama ilanlar birazcık 'Korsan' çıkınca kurumu karıştırdı:
Kısa süre önce Kızılay'ın yüzde 15'ine sahip olduğu eski su firması Şadırvan, Seray Gemicilik'e satıldı. Kızılay yüzde 15'lik payı karşılığı isim hakkını bu firmaya da vermeyi kabul etti. Ancak gazetelerdeki dev ilanların yayınlanması yönetimde bomba etkisi yaptı. Çünkü ilanları yayınlayan firmayla henüz ortada imzalanan bir sözleşme yoktu. Devreye giren Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, firmayı arayarak ilanları hemen durdurmasını istedi. Bunun üzerine ilanlar kesildi. Sözleşme aynı hafta imzalandığı için skandal büyümeden çözüldü. Tekin Küçükali ilanlar için, 'Kızılay adına paralı ilan vermeyi doğru bulmuyoruz' diye konuştu. Kızılay Başkanı bundan sonra da ilan, reklam vererek su satmayacaklarını söyledi.
'Hilal-i Ahmer' stili satış modelini deneyecek olan Kızılay, bunda başarılı olabilecek mi, göreceğiz.

Yüzünü Azra güldürdü

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'a en yakın isimlerden olan Devlet eski Bakanı Hayati Yazıcı, aynı zamanda parti teşkilatlarına son derece hakim bir isim. Bakanlığı süresince partisi adına başarılı işlere imza atan, kimi zaman da hedef tahtasına konulan Yazıcı'nın, Erdoğan'a olan kırgınlığını da anlamak mümkün. Devir teslim yapmadan görevini yeni Bakan Bülent Arınç'a devreden Yazıcı'nın, şu sıralar yüzünü bir tek şey güldürüyor: Torunu Sera Azra Çeker.
İlk torunuyla, gördüğünüz ilk fotoğrafını çektiren Bakan Yazıcı'nın mutluluğu zaten gözlerinden okunuyor. Yazıcı, İstanbul'da yaşayan Azra'yı görmek için
5 dakika da olsa fırsat yaratmaya çalışıyor. Neşesi onunlayken yerine geliyor.

Pir Sultan 'Aptal'
ve 'Zülfi Viraneli'

Klasörler dolusu Ergenekon iddianamesinde -şaşırtıcı ama- insanı gülümsetecek ayrıntılar da çıkıyor:
İkinci iddianame eklerinin 1'inci klasör 179'uncu sayfasındaki ilginç notu ileteyim.
Polisin, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin
8 Haziran 1997'de Anıtpark'ta düzenlenen müzik dinletisi ve kermesiyle ilgili tutanağını aynen alıyorum. Noktasına, virgülüne dokunmuyorum:
'Ses düzeni yerleştirilmiş otodan devlet opera sanatçılarından Ömer Yılmaz, Tuncer Tercan, Önder Cihan ve Ufuk Karakoç müzik söylediler. Pir Sultan Aptal Derneği Mamak Şubesi folklor ekibi gösteri yaptı. Tiyatro sanatçısı Bahadır Tokmak çocukları eğlendirdi. Otodan Zülfi Viraneli'nin kasetinden parçalar söylendi.'
Tutanağı düzenleyen memur, Livaneli'yi 'Viraneli', Abdal'ı da 'Aptal' yapsa da, Allah'tan kendisinden sorumlu Emniyet Müdürü gerekli düzeltmeleri yapıyor.
Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne de düzeltmiş isim ve soyadlar olan metin gidiyor.

Vekilin
'El öpme' nezaketi

YENİ kabineyle tanışan AKP grubunda geçtiğimiz hafta yüzler gülüyordu. Seçim ertesi yorgunluk atan vekiller zaman zaman da şakalaştılar. Bir ara AKP İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın elini öpen Ağrı Milletvekili Cemal Kaya'nın fotoğrafını da, bizim Murat Öztek görüntüledi. Kaya, Bahçekapılı'nın elini öperken ona duyduğu saygıyı eklemeden geçmedi. Cemal Bey bir de, Bahçekapılı'nın elini alnına koymasa tamamdı ama... Bu kadarı da saygı için yeterli galiba.