AKŞAM GAZETESİ | Hüsnü Mahalli | 2009-07-20
Dün tüm ulusal ve yerel televizyonlar, bugün de tüm ulusal ve yerel gazeteler Nabucco ile ilgili tüm bilgileri aktardı. Ayrıca farklı görüşleriyle uzmanlar bu konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Başlangıçta Türkmenistan ve Azerbeycan sonra da Irak, İran, Mısır ve Rusya doğalgazını Avrupa'ya taşıyacak Nabucco siyasal faktörleri çok ağır basan ve basacak olan bir projedir.
Azerbeycan petrol boru hattının yaklaşık 15 yıl süren tartışma ve mücadeleden sonra Ceyhan'a ulaştığını hatırlayanlar Nabucco sürecinin ne denli zor gelişeceğini tahmin edebilir. Çünkü projenin hedeflerine varabilmesi için önce Azerbeycan ve Türkmenistan gazının Türkiye gelmesi gerekiyor. Bunun için de Ankara bu iki ülke nezdinde olağanüstü bir çaba harcamalıdır.
Örneğin; kısa bir süre önce Türkiye-Ermenistan diyaloğuna kızan Azerbaycan enerji konusunda Rusya'ya yanaşabileceği tehdidinde bulunmuştu.
Benzer şekilde Moskova'nın etkisi altında bulunan Türkmenistan birçok nedenden dolayı kendi gazını Türkiye'ye göndermeyebilir. Çünkü şu anda Avrupa'nın enerji kaderini tek başına kontrol eden Rusya kendi arka bahçesi olarak kabul ettiği Azerbeycan ve Orta Asya Müslüman ülkelerde etkili olan Türkiye gibi önemli bir ülkenin, Ukrayna ile gaz konusundaki problemlerine rağmen kendisine rakip olmasından hoşlanmayacaktır.
İran, Irak, Mısır ile ilgili durum pek farklı değil.
Batı ile problemli olan İran, Türkiye'ye göndermekte olduğu gazı bile zaman zaman kısmaktadır. Tahran'ın kendi doğalgazını Nabucco'ya aktarması en az şimdilik söz konusu olamayacaktır.
Irak'ta ise durum çok daha karmaşık.
Kerkük-Ceyhan boru hattının şimdilik çalışmasına ve Kürt petrolünün bu boru üzerinden ihraç edilmesine rağmen Irak doğalgazının Türkiye'ye taşınması çok karmaşık problemlerin çözülmesine bağlı olacaktır. Bunların başında Kerkük sorunun çözümü ve Türkiye'nin Kuzey Irak'taki Kürtlerle tüm sorunlarını sonlandırması gelmektedir. Çünkü bu yeni boru hattı Kürt bölgesinden geçecek ve ihraç edilmesi planlanan gazın büyük bölümü tartışmalı Kerkük ve Musul bölgelerinde bulunuyor.
Mısır gazının kaderi ise büyük ölçüde Suriye ve İsrail barışına bağlıdır.
Projenin bir de Avrupa ayağı var.
Türkiye'nin AB'ye alınmasına karşı çıkan ülkeler nasıl olacak da bu ülkenin kendi enerji politikalarında söz sahibi olmasını kabul edecek?
Üstelik AB; Kıbrıs'ı bahane ederek üyelik görüşmelerinde bir türlü enerji dosyasını açmıyor ve bu konuda Türkiye'ye sürekli engeller çıkarıyor.
Özetle; ekonomik proje olmasına rağmen Nabucco projesi önümüzdeki dönemde bölgesel ve uluslararası siyasal süreç ve kararların etkisinde gelişecektir.
Türkiye; dün atılan imza sürecine kadar harcadığı politik enerjinin kat kat fazlasını bundan böyle harcamak durumunda olacaktır.
Türkiye'den yana olan bölgesel ve uluslararası koşullar hiç şüphesiz Başbakan Erdoğan'a yardımcı olacaktır. Burada önemli olan, projeye inanmak ve gerçekleşmesi için kararlılık göstermektir.
Daha konusu bile yok iken 1993'te görüştüğüm rahmetli Elçibey sonrasında rahmetli Haydar Aliyev, Azerbeycan petrolünün Türkiye'ye gönderileceğini söylemişti.
Nitekim de öyle oldu!