AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-07-20
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'askere sivil yargı yolunu açan düzenleme' için 'şerhli onay' verdi, bir gün sonra, 'kiralık işçiler geliyor' diye özetlenen yasal değişikliği ise 'veto' etti.
Her iki konuyu ısrarla kamuoyu dikkatine getiren gazete olarak AKŞAM, sonraki gelişmeleri de özel bir dikkatle izliyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan kadar muhalefetin bu düzenlemeler karşısındaki tutumu dikkate değer.
Tutarlılık açısından 'iki yasa iki tavır' arasındaki bağlantı önemli.
CHP'nin 'asker-sivil yargı ayrımı' ve 'kiralık işçiler tartışması' yaklaşımları beraber değerlendirilince 'çelişkili' görünüyor.
Önce, bir hakkı teslim edelim:
CHP'de esaslı değişiklikler fark ediliyor.
Baykal, tıpkı rakibi Başbakan Erdoğan gibi Anadolu seyahatlerine ağırlık vermeye başladı.
Hafta sonları dahil, sürekli Türkiye turunda.
CHP'nin kazandığı belediyeleri ziyaret ediyor.
'Merkezi iktidara giden yol, yerel yönetimden geçer.'
Tersi de doğru: 'Belediyelerdeki başarısızlık, hükümet olma şansını azaltır.'
Baykal başkanlarını, 'siyaset yerine hizmet odaklı olun' diye uyarıyor.
Başbakan ise 30 Mart'tan beri CHP'yi belediyeler üzerinden vuruyor. Özellikle Antalya Belediyesi'ni suçluyor. İSKİ skandalını hatırlatarak, 'yumuşak karın' psikolojisi oluşturuyor.
BU DA GECE YARISI DÜZENLEMESİ
CHP, yargılamayla ilgili 'gece yarısı düzenlemesini' Anayasa Mahkemesi'ne götürdü. Baykal değişikliğe sert eleştiriler yöneltti. 'Sıkı bir muhalefet' çalışması sergilediler. Gül onayladı ama 'tereddütleri giderin' çağrısında bulundu. Bence Meclis'te askerlerin itirazlarını gözeten değişiklikler yapılacak. Gül de yakın takipte.
Konu ayrıca Yüce Mahkeme'nin önünde. Anayasa'ya aykırılık varsa buna en üst düzey yargı organı karar verecek.
REJİMİ KORUYALIM KİTLELERİN HAKLARINI DA
CHP'nin sorgulanması gereken tavrı ise 'kiralık işçiler' düzenlemesiyle ilgili. Halkımız yine bizim manşetimizle öğrendi ki; 'bu da bir gece yarısı düzenlemesi.'
Bir sosyal demokrat parti böylesine bir konuya kayıtsız kalabilir mi? Üstelik gazete bunu gündeme taşımış, sendikalar hareketlenmiş, Çankaya Köşkü'nde zirve düzenlenmiş.
Asker yargı-sivil yargı meselesinde ortalığı yıkan, bunda da haklı gerekçeleri olan CHP'nin aynı duyarlılığı, hatta çok daha fazlasını, milyonlarca işçimizi ilgilendiren değişikliklerle ilgili de sergilemesi gerekmez mi? İktidara yürümek, kitlelerle kucaklaşmak için daha iyi fırsat mı çıkacak?
Baykal, aslında partisi adına devrim niteliğinde bir yenilenmeyi gerçekleştirdi. Yıllar yılı 'kurultaylar partisi' olan CHP'yi parti içi mücadele ve hiziplerden arındırdı.
Şimdi, süratle 'seçici muhalefet' mantığının terk edilme zamanı. 'Rejimi koruma duyarlılığı' kadar, 'işsizlik ve yoksulluk gibi temel konularda', 'gür bir sese' ihtiyaç var.
29 Mart kampanyasında 'laiklik yerine ekonomik krizi' konuşturan CHP, teşvik edici bir sonuç aldı.
Gül'ün kiralık işçiler maddesini veto etmesi çok önemli. Hükümet, ciddi hayal kırıklığı yaşadı.
Köşk; sendika ve basının çağrısına kulak verdi, kamuoyunu dinledi. 'Sezar'ın hakkı Sezar'a.' Şerhli onay konusunda eleştirilse bile bu veto için takdir edilmeli. Ancak böyle bir muhalefet mantığı yerleşirse etkinlik ve inandırıcılık artar.
Hiçbir çaba boşa gitmiyor. Yazımı bitirmek üzereydim ki; Türk-İş Başkanı'ndan AKŞAM'a çok kıymetli bulduğum bir teşekkür mesajı aldım. O metinde muhalefet partileri için öğretici dersler var. Almak isteyene...