AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-07-20

kategori2

İşsizlikten kayıt dışına gerçek gündem

Siyasal çatışma ve kurumsal gerginlikler bir yana, çalışma hayatında hükümetin ve Türkiye'nin kaderini ilgilendiren ciddi gelişmeler yaşanıyor.
Bütçe açığı ilk 6 ayda 23 milyar doları aştı, işsizlik yüzde 14.9 sınırında. Ekonomik göstergeler, 'dipten dönüş sinyali' verse de rakamların toplumsal hayata yönelik etkileri 'acıtıcı' yüzünü hissettiriyor.

Ekonominin daraldığı bir dönemde, küresel kriz günlerindeyiz. Hükümet, önlem arayışında. Yeni vergiler gündemde, açık kapatmak için çeşitli öneriler masada, fon kaynaklarına 'çare' gözüyle bakılıyor.
Bir süredir, dikkatleri bu konuya  yöneltmeye, manşetlerimizi kitlesel sorunlara ayırmaya çalışıyoruz.

Peki, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda neler  oluyor?
Bakan Ömer Dinçer'le gündemdeki sorunları görüştüm. Bakan'ın yanındayken nisan ayı işsizlik rakamları yeni açıklanmıştı, yorumunu aldım.
Dinçer, kabine değişikliğinin en çok dikkatimi çeken dört ismi arasındadır. Milli Eğitim'e Nimet Çubukçu'nun gelmesi, Meclis'teki yüksek performansları sonucu Adalet'e Sadullah Ergin'in, Sanayi ve Ticaret'e Nihat Ergün'ün seçilmesi ve Dinçer'in Çalışma Bakanlığı...

Dinçer, yıllardır üzerinde çalıştığı kamu bürokrasisi ile ilgili açmazları çözme konusunda artık sorumluluk mevkiinde.
'Nasıl bir tablo buldunuz' diye sordum, 'Türkiye bütçesinin yüzde 42'si bakanlığımızla ilgili. Yüzde 1 bile tasarruf yapsak 1 milyar lira ediyor' diye yanıtladı. Yani Türkiye'nin kara deliğini  kapatmak için bir tasarruf arayışı söz konusu.

Özel kaleme, ününü daha önceden duyduğum, Amerika'dan Mehmet Kasapoğlu'nu getirmiş, Müsteşarlık için, daha önce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yapan Birol Aydemir'i ABD'den getiriyor. Ufuk (Türkyılmaz) yazmıştı, Bakan teyit etti, Emin Zararsız Gümrük Müsteşarlığı'ndan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na atanıyor.

'İŞSİZLİK ÇOK YÜKSEK AMA İYİLEŞME BAŞLADI'
Son işsizlik rakamı yüzde 14.9 oldu. Dinçer, 'Sevindim, daha yüksek çıkmasından kaygılıydım. Bizde iyileşme başladı. AB ülkelerinde hala işsizlik oranı yükseliyor' dedi.
Dinçer'den 'gerçek ve ideal işsizlik oranını' öğrenmek istedim.
Çizdiği tablo şöyle:
'Bizim işsizlik oranı değişken. En yüksek 13, en düşük 9. Bir hükümet 'işsizliği düşürdüm' demek istiyorsa, 9'un altına indirmeli. Bizim dönemimizde 8.8'i gördük. Krizden önceki son rakam yüzde 11'di.'
Anlayacağınız durum parlak değil. Dibi gördük, iyileşme başladı ama eskiye dönmek için daha uzun bir yol var.
Bakan, 'bütün çalışmalarım işte bunun içinde' dediği dosyadan rakamlar okudu. Bir an kayıt dışılık rakamını gördüm, rica ettim. '2002'de yüzde 52.1' olan kayıt dışılık oranı '2009 itibarıyla yüzde 41.3'e' düşmüş. Bir düzelme var ama bu denli yüksek kayıt dışılık düşündürücü. Dinçer, 'Evet çok yüksek, yüzde 10'lar seviyesine inmeli' sözleriyle hedef açıkladı.

'SORUN İŞSİZLİKTEN ÇOK MESLEKSİZLİK'
Öteden beri çok okuyan, çok danışan biridir Ömer Dinçer. Olayın 'pratik kısmı' kadar 'teorik boyutuna' da önem verir. Yönetim tekniklerinden  bahsetti uzun uzun. Sonra şu temel tespiti dile getirdi: 'Bizim başlıca sorunumuz işsizlikten çok mesleksizliktir.'
Çetin Altan'ın kulakları çınlasın.

Bir süredir yayınlanan KOÇ Grubu'nun 'Meslek lisesi, memleket meselesi'  reklamlarını hatırladım. 1 milyar TL kaynak ayrılmış, 200 bin kişiye meslek kazandırma eğitimi verilecekmiş. Milli Eğitim, YÖK ve sanayi işbirliği ile Çalışma Bakanlığı  koordinasyonunda bir proje düşünülüyor.
Köşk'ün veto ettiği 'kiralık işçiler' maddesini Gül'ün uyarısını dikkate alarak yeniden düzenleyeceklermiş.
Dinçer, 'karar alabilecek', 'aldığı kararların arkasında duracak',  'bunları Başbakan'a anlatabilecek' bir  konumda. Kangren haline gelmiş sorunları çözme umudu taşıyor.