Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Siyasi derin düşünceler (Bıkkın adamın notları)

- 'Bütün liberal faÅŸistler neden aynı anda hem sevimsiz hem de ÅŸiÅŸko olmak zorunda?'. Bu meseleye taktım. Sonunda tam bir baÄŸlantı buldum. Her tür liberal faÅŸistin aynı zamanda illa sevimsiz obez de olmasını sadece tesadüf ile açıklamak mümkün deÄŸildi. Bunu onların yemekte ve kinlerinde Dipsomani (dibine, sonuna kadar gitmek arzusu) ile açıklamaya karar vermek üzereydim. Ancak bin bir zahmetle kurmuÅŸ olduÄŸum tüm teorik sistemi altın vuruÅŸu ile çökerten bir isim geldi aklıma.
KeÅŸke Erhan Göksel de diÄŸerleri gibi bir liberal faÅŸist olsaydı, o zaman elimde teorik fizikçilerin aradığı türden her ÅŸeyi aynı anda açıklayan mükemmel bir teori bulunacaktı.
O zaman hepimizin muhatap kalmak zorunda olduÄŸumuz liberal faÅŸistlerin tüm sevimsizliÄŸini, tüm kinini, tüm ruhi ve fiziksel çirkinliÄŸini sadece tek bir bütüncül teori ile açıklamam mümkün olacaktı.
Ama biliyorsunuz; Erhan Göksel, Ergenekon soruÅŸturması çerçevesinde bir süre gözaltına alınmıştı. Sorgulamak için götürdükleri Emniyet binasının kapısından zor sığdırdılar içeriye. Dolayısıyla ÅŸu anda elimde sadece henüz yazılmadan bile yalanlanmış bir teori var sadece. Tarihin çöplüÄŸü zaten bunlarla doluydu. Åžimdi bir tane de ben eklemiÅŸ oldum tarihin çöplüÄŸüne...

***
- Siyaseten kabız olan insanlardan içim çok bayıldı. Siyaseten doÄŸruculuk felaketinin en son örneÄŸini ErtuÄŸrul Günay verdi. 'Bir zamanlar Zeki Müren ülkenin en büyük erkek, Bülent Ersoy ise en büyük kadın sanatçısı seçilmiÅŸti. Böyle absürd durumlar yaÅŸadık' dedi. Tüm lafı bu kadar. Lafı aÄŸzından çıkar çıkmaz aman bir panikledi, bir panik sergiledi, inanılacak gibi deÄŸil.
İnsan elinde olmadan, o ruh halindeki insanın panik atağının büyüklüÄŸüne üzülüyor. 'Amacını aÅŸan sözler' dedi o lafları için. Orijinal amacın neydi ki, o amacı nasıl aÅŸtın, bunlar belli deÄŸil.
Liberal faÅŸist insanlar gibi o da anal retentif olduÄŸundan siyasi hayatında hiçbir mizaha, biraz gülümsemeye yer yok. Bir zamanlar 'Aman doÄŸru konuÅŸayım yoksa solcuları kızdırırım' diyordu. Sonra solcuların yerini dinciler aldı. Onları da kızdırmamaya dikkat ederek konuÅŸmaya çalıştı. Åžimdi ise kızdırmamaya çalıştığı grup travestiler ve eÅŸcinseller oldu anlaşılan.
Siyaseten doÄŸrucu bir bedbaht yaÅŸamın süregiden trajedisi hepimizin gözleri önünde yaÅŸanıyor. Bu dünyada ErtuÄŸrul Günay olmak çok zor olmalı. Çünkü bu berbat, rezil dünyada maalesef duyguları da bulunduÄŸunu iddia eden birçok grup insan var. Hepsini aynı anda mutlu etmeliyim diye düÅŸünüp konuÅŸmaya çalışırsanız anında dünyanın en sıkıcı insanı olacağınız zaten kesin de ayrıca da bir süre sonra tamamen delirip tımarhaneye kaldırılacağınız da kesin bence.

***
- Siyaset arenasında benim son zamanlarda sinirlerimi en fazla laçka eden ÅŸey Bülent Arınç'taki mutlak dinginlik ve sakinlik hali. Dün de yazdım. Biliyorum ki içindeki öfkeyi ÅŸimdilik baskı altında tutuyor ama onun bu hali bana duvara yeni zincirlediÄŸi ÅŸiÅŸman çıplak kadına yemek masasına oturmuÅŸ ve boynuna da peçetesini baÄŸlamış olarak bakmakta olan Hannibal Lecter'in durumunu hatırlatıyor.
İkisinin de buÄŸulu bir bakışı var etrafa. Nasıl ki yamyam Hannibal, kadın kurbanına bakarken yalanabiliyorsa Bülent Arınç da yarına bırakmaya karar verdiÄŸi insanları dinlerken suratına sakin ve müstehzi bir gülümseme gelebiliyor.

- Bülent Arınç'ın ne zaman patlayacağını beklemekten bitap düÅŸtüm, sinirlerim laçka oldu. Her an 'ha oldu ha ÅŸimdi olacak' tedirginliÄŸi içindeyim. Yakında laçka sinirlerime iyi gelecek boyutta bir sinir patlaması olacak mutlaka. KAN KESİN OLACAK.

***
- Geçenlerde kendisini 'Mütedeyyin' diye tanımlayan gruba ait olan bir kiÅŸiyle yazılarım hakkında konuÅŸuyorduk. Birden bana 'Serdar Bey, edepsiz yazılar yazmayı kestiÄŸiniz iyi oldu. Penis yazısı da yazmayın artık' demez mi? Durun bir dakika. Kırmızı çizgimi aÅŸtınız. EÄŸer yazıma bir ayar verilecekse bunu bir tek ben veririm. Mahalle baskınızı yerim ben sizin. Madem öyle bir beklenti, öyle bir düÅŸünce var. Madem mahallemizin dedikoducuları oÄŸlum büyüdüÄŸü ve velileri tanıdığım için terbiyesiz yazı yazmayı azaltma kararını özgürce alabilme özgürlüÄŸünü bile bana fazla görüyor, mademki o kararı bile yanlış anlamaya eÄŸilimliler, o zaman ben bugüne kadar yazmış olduÄŸum en edepsiz en itici en vahÅŸi penis yazısını yazmaya ÅŸu anda kesin karar vermiÅŸ durumdayım.
O yazı öylesine berbat olacak ki; yazıyı okuyanlar Daltonların kasabaya girdiÄŸinde korkudan çocuÄŸunu kapıp kaçan kadınlar gibi o yazıdan uzaklaÅŸmaya, ondan kaçmaya bile çalışacaklar. Ne zaman yazarım bunu, ne zaman yayınlarım tam bilmiyorum ama bunun üzerinde çalışacağıma da emin olabilirsiniz

***
- Penis deyince Freudyen bir kimlik krizi sonucunda kadın cinsel organında bir üçüncü önemli noktanın da keÅŸfedildiÄŸi aklıma geldi. Klitoris, G noktası derken ÅŸimdi de başımızda 'Cul de sac' diye bir ÅŸey daha çıktı. 'Cul de sac' orgazmı gibi vahim adı olan bir ÅŸey de varmış. Bu tüm erkeklerin başına gelebilecek en büyük felaket olmalı. Çünkü bu dünya zaten ÅŸu anda G noktasını aramaktan bitap düÅŸmüÅŸ ve bir kısmı da arama sürecinde ortadan tamamen kaybolmuÅŸ erkekler ile doluyken erkeklerin başına bir yeni kavram yüklemek bence kadın acımasızlığından ibarettir.
Ah pardon pardon siyasi bir yazı yazmakta olduÄŸumu tamamen unutmuÅŸum, kendimden geçmiÅŸim ama konu aldı beni götürdü, ne yazdığımı bilmeden yazmışım.
Bu konu gayet tabii ki siyasi deÄŸil ama Foucault'a bakarsanız hayatta her konu politik sayılabilir de. Bunu kabul etseniz bile 'Cul de sac' meselesinde bunun bile siyasi olduÄŸu yorumunun hayli zorlama olacağını kabul etmemiz gerekebilir gibi geliyor bana. Bu bölümdeki düÅŸüncem siyasi deÄŸil sadece anatomik bir derin düÅŸünceydi. Bir an kendimi kaybetmiÅŸ olduÄŸum için herkesten özür diliyorum.

***
- Ben Yargıçlar ve Savcılar BirliÄŸi BaÅŸkanı Ömer Faruk EminaÄŸaoÄŸlu'nu ne zaman televizyonda konuÅŸurken seyretsem, hemen birkaç tane hatta bir avuç sakinleÅŸtirici alma ihtiyacını hissediyorum. Anladığım kadarıyla domuz gribi gibi aşırı stres de insandan insana bulaşıcı olmalı.

***
- Birkaç ay önce Beykoz'daki evimden taşınmış olduÄŸuma, son günlerde hayli sevinmeye baÅŸladım. Nedense Ergenekon bütün silahlarını Beykoz'da tutuyormuÅŸ galiba.
BaÅŸbuÄŸ kusuruma bakmasın, ben bir adamı rahatlıkla  öldürebilecek ya da bir yeri rahatlıkla havaya uçurabilecek bir ÅŸeye sırf TSK'nın kuralları öyle diyor diye mühimmat filan diyemem. Onlar benim için hep silahtır. Mühimmat lafı bana okunmayı bekleyen kitap gibi barışçı ve zararsız bir ÅŸey çaÄŸrıştırıyor. Bulunanlar bence sadece silah.
Hala daha Beykoz'da oturuyor olsaydım, eski evin civarında o kadar fazla silah bulundu ki; yanlış anlayarak beni bir numara bile ilan edebilirlerdi... İyi ki taşınmışım.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3