Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Ertuğrul Özkök sayesinde nihayet bir efsanemiz oldu

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Avrupa'da özellikle Amerikan askerlerinin aktif olduÄŸu bölgelerde duvarlarda, kamyonların üzerinde, köylü evlerinin kapılarında 'Kilroy was here' (Kilroy buradaydı) cümlesi aniden ve eÅŸzamanlı belirdi. Bunları kimin yazdığı ve 'Kilroy'un da kim olduÄŸu bilinmiyordu. Dahası 'Kilroy' adlı bir karakterin gerçekten olup olmadığı da net deÄŸildi.
Tüm dünyaya yayılmış olan Amerikan askerleri sayesinde Kilroy efsanesi de dünyaya salgın gibi yayıldı. ÇeÅŸitli ülkelerde çeÅŸitli 'Kilroy buradaydı' yazıları belirdi. Bazı ülkelerde 'Kilroy' efsanesi baÅŸka adlarla ifade edilip o 'buradaydı' sloganları orada burada da çıkmaya baÅŸladı.
Amerika'nın bazı küçük kasabalarında, örneÄŸin ahır kapılarında bile 'Kilroy buradaydı' yazıları belirince olay tam bir ÅŸehir efsanesine dönüÅŸtü. Kilroy hakkında kısa filmler filan yapıldı, ÅŸarkılar bile bestelendi.
Ben bu tür zararsız çılgınlıkların popüler kültüre büyük bir zenginlik kattığını hatta bu tür oyunların geliÅŸmiÅŸlik düzeyinin de bir göstergesi olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Ve Türkiye'de buna benzer popüler efsanelerin kolektif bilinçaltına yerleÅŸmemiÅŸ olmasına üzülürdüm.
Ama artık üzülmeme gerek yok. ErtuÄŸrul Özkök sayesinde ÅŸimdi biz de Kilroy'a benzer bir popüler efsaneye kavuÅŸtuk. Onun yayın yönetmenliÄŸinden ne zaman gideceÄŸi üzerine spekülasyon yapmak için neredeyse farklı bir sektör oluÅŸmuÅŸ durumda. Mesele folklorik bir derinlik kazandı son dönemde.
Onunla arkadaÅŸlığım uzun yıllara dayandığından ve mesleÄŸe aynı dönemde baÅŸladığımızdan bu yeni ÅŸehir efsanesinin yıllar içinde nasıl geliÅŸtiÄŸine ben ÅŸahit oldum.
Aradan geçen uzun zamanda her yıl aynı dönemde, aynı insanlar tarafından, aynı cümle yapısıyla bıkmadan usanmadan ifade edilir 'ErtuÄŸrul yakında gidecek' hissiyatı.
'Batı alemindeki Kilroy buradaydı' efsanesinin yerini bizde, popüler efsanemizde bile illa da negatif enerji olması gerektiÄŸi için, mutlaka olumsuzluk ifade edilmesi gerektiÄŸinden 'Kilroy buradaydı' türünden bir kavuÅŸmayı çaÄŸrıştıran, beklenenin gelmesi türünden pozitif duygu içeren bir efsane üretilemedi tabii ki...
Bizim popüler efsanemiz 'ErtuÄŸrul gidecek' haline geldi.

'YAKINDA GİDİYOR' LAFI HEP AYNI DELİDEN ÇIKIYORDU
Hürriyet'te çalıştığım yıllarda benim başıma ÅŸöyle ÅŸeyler gelirdi:
ÖrneÄŸin; odamda oturmuÅŸ yazı konusu düÅŸünüyorum. Kapı açılır, stresten bembeyaz olmuÅŸ suratıyla bir adam girer odaya ve masanın öteki tarafına çöker. Siz 'KeÅŸke burada hiç olmasaydı bu' diye düÅŸünürken, o maalesef konuÅŸmaya da baÅŸlar. 'Artık kesinleÅŸti' diye baÅŸlar sözüne ve 'ErtuÄŸrul yakında gidiyor' diye devam eder.
Ben bunu ilk duyduÄŸumda gitmesi için ortada bir neden olmadığı halde 'acaba doÄŸru olabilir mi?' diye düÅŸünmüÅŸtüm ama sonra ertesi yıl aynı ayda neredeyse aynı gün ve saatte aynı kiÅŸi yine odama gelip aynı surat ifadesi ve sinirle aynı lafları tekrarlayınca ortada cidi bir ruh hastalığı vakası olduÄŸunu anladım. Tedavisi de yoktu bunun. Her deli gibi bu da kendi halüsinasyonlarına inanıp tavırlar filan alıyordu. Deliler kendilerini kolay ikna ettiklerinden çevrelerini de etkileme güçleri olabiliyordu...
Böylece bizim popüler kültürümüze 'Kilroy buradaydı' sloganı belki yerleÅŸmedi ama 'ErtuÄŸrul gidecek' sloganı saÄŸlam biçimde yerleÅŸti.
Ben yıllardır onun gidip gitmeyeceÄŸine takan insanların deli olmaları dışındaki takma nedenlerini iyice merak etmiÅŸimdir. Cevabım hala yok, hala daha merak etmeyi sürdürüyorum.

YAYIN YÖNETMENİ İLE NASIL UÄžRAÅžILIR BİR BİLSELER
Zavallı adam, ben orada yazıyorken belki de gerçekten gitmediÄŸine piÅŸman olduÄŸu da olmuÅŸtur. Çünkü onunla bayağı uÄŸraşıyordum. Hepsi belgeli ve Hürriyet'in arÅŸivinde duruyor ona yaptıklarım.
Bugünün yeni yayın yönetmenleri kendileri ile uÄŸraşıldığını filan sanıyorlarsa onlar uÄŸraşılmanın ne olduÄŸunu henüz bilmiyorlar, öÄŸrenmek istiyorlarsa Hürriyet internet arÅŸivinde biraz dolaşıp örnekleri görebilirler.
Bozuk saatin günde bir kez doÄŸru vakti göstermesi zorunluluÄŸu gibi bir gün elbet o da gidecek o koltuktan ve konuyu yıllar önce ilk ortaya atan kiÅŸi bile 'Bakın sonunda haklı çıktım' diye konuÅŸabilecek. Çünkü adam zırdeli.
Ben söylentiyi ilk, orijinal ortaya atan kiÅŸiyi de bildiÄŸimi sanıyorum ama açıklamayacağım bunu. Çünkü popüler efsanenin büyüsünü bozmak istemiyorum.

O ASLINDA ÇOKTAN ÖLDÜ, BEN ONU DOLDURTTUM 
Ben bir keresinde Hürriyet'te, ErtuÄŸrul Özkök'ün görev başında öldüÄŸü ve öldükten sonra da benim onun cesedini doldurtup makamına koyduÄŸum üzerine bir fantastik yazı yazmıştım.
Yazıda o durumda bile bazılarının hala daha 'ErtuÄŸrul yakında gidiyor' ÅŸeklinde konuÅŸmayı sürdürmeleri de yer alıyordu.
Kilroy hakkında efsaneyi görselleÅŸtirmek için anonim yaratılan bir figür ortaya çıkmıştı. Uzun burunlu bir adam bir çitin üzerinden burnunu aÅŸağıya sarkıtmış ÅŸekilde etrafa bakıyordu resimde ve resmin üstünde de 'Kilroy buradaydı' yazıyordu.

LATİF ÇİZSİN BULUTSUZLUK ÖZLEMİ BESTELESİN
'ErtuÄŸrul gidiyor' söylentisinin görseli de, yarı açılmış bir kapıdan içeride görülen boÅŸaltılmış bir masa olarak çizilebilir diye düÅŸünüyorum. Bunu çizmek de Latif Demirci'ye yakışırdı doÄŸrusu.
Kilroy için ayrıca ÅŸarkılar da bestelendi. Biz de 'Bulutsuzluk Özlemi' grubundan 'ErtuÄŸrul gidiyor' konulu bir ÅŸarkı rica edebiliriz ki tüm çılgınlık tamam olsun, eksik bir nokta kalmasın...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3