Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

'Edepsizlik' kelimesinin altında ne yatıyor

BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın yandaÅŸ medyada bile tepki çeken 'edepsizlik' demecini duymuÅŸsunuzdur. Edepli olanlar AK Parti, edepsiz olanlarsa AKP dermiÅŸ. Türkiye'nin siyasi kültüründe partiler kısaltmalarıyla bilinirler, bugüne kadar kiÅŸisel ahlakla ilgili bir yere çekildiÄŸini görmemiÅŸtik.
Ancak AKP (ya da AK Parti) kurulduğundan beri bu partiyi telaffuz etmenin simgesel bir anlamı oluştu. Bilindiği gibi yandaşlar AK Parti demeyi tercih ediyor, mesafeliler AKP...
Aslında Türkiye'de kelimelerin politizasyonu yeni deÄŸil.
80'lerde PKK telaffuzu için de ciddi tartışmalar doÄŸmuÅŸtu. Kürtçüler 'Pekeke' derken, ulusalcılar 'Pekaka' demekte ısrar ediyordu. Mehmet Ali Birand gibi orta yolcuların ise dilimize 'Pekeka' telaffuzunu armaÄŸan ediÅŸi unutulmasın.
Aynı ÅŸey futbol sahalarında bile var. Türkiye'yi temsil eden takımın adı 'ulusal takım' mı 'milli takım' mı; yine safınıza göre tercihiniz de deÄŸiÅŸiyor.
DoÄŸrusu, bireysel pozisyon alma çabası ve belli bir desteÄŸi ifade etmek için gösterilen bir tepki olduÄŸunu düÅŸünüyorum bu farklı dillendirmelerin. Kullandığınız sözcük fazla söze gerek olmadan nerede durduÄŸunuzu da özetliyor; kullanan da zaten kendi pozisyonunu belli etmek için bunu yapıyor.
Ben kendi adıma kelimelere haddinden fazla anlam yüklenmesini ise benimsemekte zorlanıyorum. Hala Milli Takım diye yazarım mesela... DuruÅŸun telaffuzdan daha öte bir önemi olmalı.
Ancak 'edepsizlik' fazlasıyla maksadını aÅŸan bir yorum oldu. İşin ilginç tarafı bu edepsizlik tartışmasının, tam da BaÅŸbakan'ın canının yandaÅŸ medya tarafından sıkılmaya baÅŸladığı günlerde aÄŸzından çıkmasıydı.
Özellikle mayın tartışması BaÅŸbakan'la kendi yandaÅŸlarının, kendi mahallesinin mensuplarının bile arasını bozdu.
ÇeÅŸitli yandaÅŸ gazetelerde ağır eleÅŸtiriler yayımlanıyor bu konuyla ilgili. BaÅŸbakan da huyu olduÄŸu üzere kendisine ters düÅŸen gazetecilerin üzerini çiziyor.
ErdoÄŸan, belki de mayın konusunda tepki vermeyip partisinin telaffuzu üzerinden inceden inceye bir mesaj veriyor galiba.
İşin ilginci, basındaki en büyük ErdoÄŸan yandaÅŸları bile AKP kısaltmasını kullanıyor Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında.
Kesin olan bir ÅŸey varsa, o da BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın 'iletiÅŸim' konusunda bir kez daha problemli olduÄŸu. Üstelik giderek verdiÄŸi tepkiler yakın çevresinde bile ciddiye alınmaktan uzak, anlam yüklenemeyen çıkışlar haline geldi.
Bunun da sebebi olsa olsa zayıflamanın ve güçsüzleÅŸmenin paniÄŸidir.
Bu arada: AKP yazılır A-Ke-Pe diye okunur.

Milliyet halkı eğitiyor
DÜNKÜ Milliyet'in Cafe ekinin birinci sayfası bir 'toplum mühendisliÄŸi' örneÄŸi gibiydi. Magazin haberleri için çıkan ek bir 'öÄŸretelim-eÄŸitelim' kampanyasına kurban gitmiÅŸ adeta. Birinci sayfada iki haber var. Biri, türkücü Nihat DoÄŸan ve Cem Davran'ın kemer takmadığına iliÅŸkin. DiÄŸeri de Sinan Çetin'in oÄŸlu Rüzgar'ın iki kiÅŸilik arabasına dört kiÅŸi sığdırdığıyla ilgili. Tabii ki toplumu eÄŸitmek isteyen Milliyet editörleri bu haberleri bir 'Bay Yanlış DoÄŸru Ahmet' üslubuyla kaleme almış, öyle sunmuÅŸlar. Okurken, düzgün bir toplum inÅŸa edilmeye çalışıldığı geçmiÅŸ yıllarına döndüm Türkiye'nin...

Çay Nazizmi
Geçen sabah bir çay tadımında buldum kendimi. Bugünlerde denk geliyor zaten, içim dışım çay oldu. Birkaç gün önce de Rize'de bir çay tarlasındaydım... Neyse, yabancı bir uzmanın bize çok tüketmemize raÄŸmen pek de iyi tanımadığımız çay hakkında sunum yapacağı bilgisiyle gittim. Yeni bir ÅŸeyler öÄŸrenirim diye...
Fakat ne göreyim, bir çay disiplini ki sormayın...
Normalde çay Türk toplumu için keyif demektir, ama burada bir çay firmasının sahibi Alman'ın disiplinine uyup akademik bir eÄŸitimden geçtik adeta. Peki bir çay sunumu ne kadar sürer sizce? Yarım saat, bilemediniz bir saat deÄŸil mi?
Tam üç saat sürdü! Kalkıp gitmek de mümkün deÄŸil, adeta öÄŸretmenden korkar gibi bir halimiz vardı. Tam çaylar dolduruluyor, kendi aramızda sohbete baÅŸlayacağız çay firmasının sahibi çatalını bardaÄŸa vurarak herkesi susturuyor ve baÅŸlıyor bir söyleve... Uzadıkça uzuyor, detaylandıkça detaylandırıyor... Sanki Türk Basını'nda çay eleÅŸtirmenleri var!
Keyif alıp, kendi aramızda tatsak belki de keyfine varacağız ama bu disiplin ters tepti, bu yüzden de sunumu yapan kiÅŸiye uygun olacak bir tanım verdim: Çay Nazisi!
Sunumun sonlarına doÄŸru Türk ortağına dert yanarken sözlerine kulak misafiri oldum: 'Tamam konuÅŸmamı dinlemek istemiyorlar ama çok önemli ayrıntılar var, anlatmak zorundayım' deyip duruyordu.
Burada hata uzmanda deÄŸil, onu Türkiye'ye getirip Türkler'in davranış biçimleri hakkında yeteri kadar bilgi vermeyen halkla iliÅŸkilercilerde... Adam belki de Almanya'daki bir çay dergisine konuÅŸtuÄŸunu düÅŸünüyordu, ama bize yansıması bir bardak çayda boÄŸulmak gibi oldu. Sanırım bir süre çay görmeyeceÄŸim. Darjeeling'miÅŸ, Earl Grey'miÅŸ, yeÅŸilmiÅŸ, fümeymiÅŸ, beyazmış, benden uzak dursun.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3