Amerikan BaÅŸkanı Barack Obama'nın geçtiÄŸimiz günlerde çekilen mangal partisi fotoÄŸrafları düpedüz kurgulanmış, üzerinde önceden çalışılmış kareler. BaÅŸkan'ın her adımı gibi, 'Obama'lı yıllar' içinde ÅŸimdiden yer etmiÅŸ bu parti fotoÄŸrafları da mesaj-kitle iliÅŸkisi açısından incelenmeye deÄŸer.
Evin bahçesinde mangal partisi ya da 'barbecue' Amerikan gündelik yaÅŸamının en önemli yansımalarından biri. Kimileri için bir 'banliyö kabusu' olarak da anlandırılabilir, kimileri içinse gelenek. KomÅŸular toplanır, tipik Amerikan evlerinin bahçesinde t-bone'lar, tavuk butları piÅŸirilir, bütün bunlar plastik tabaklarda, plastik çatal-bıçakla veya elle yenir ve bol bol bira içilir.
Bu görüntü, partiye ev sahipliÄŸi yapan Barack Obama da olsa sıradan vatandaÅŸ Joe da olsa deÄŸiÅŸmez. Bir ritüeldir, ayrıca da Amerikan hayatını pazarlama yöntemlerinden biri.
Obama'nın 'barbecue' fotoÄŸraflarını görünce kaç kiÅŸi kim bilir 'Tam bir Norman Rockwell resmi' demiÅŸtir.
Amerika'nın en önemli ilüstratörlerinden biri olan Normal Rockwell'in Saturday Evening Post'a çizdiÄŸi 322 kapak onu neredeyse yıldızlar ve çizgiler kadar Amerikan kültürünün bir parçası yaptı.
Zaman içinde popüler kültürde 'Norman Rockwell moment' diye bir tabir bile oluÅŸtu.
Rockwell'in kusursuz çizgileriyle Saturday Evening Post'a yaptığı resimlerin en büyük özelliÄŸi Amerika'daki gündelik hayatı yansıtmasıydı. Barbecue partisi kadar, bir baseball takımının soyunma odası, berberde tıraÅŸ olan bir genç, okul servisi, piknik, Åžükran Günü yemeÄŸi, bir 'diner'da dondurma yemek, okulda ceza almak, mahallede oynamak, askere gitmek, ilk sevgiliyle bankta oturmak gibi kusursuz mutluluÄŸun resmini çiziyordu Rockwell.
OlaÄŸanüstü yeteneÄŸini kartpostal anlarına harcadığı için eleÅŸtirilse ve bir türlü 'ressam' olarak anılmasa da imzası olmadan da tanınabilecek resimler çıktı fırçasından. Amerika'da Norman Rockwell resmine aÅŸina olmayan birini bulmak epey güçtür; çocukluk yıllarından itibaren, geleneksel bayramlarda sürekli insanın gözünün içine sokulur. Mıknatısından tebrik kartına, takvimden postere kadar her türlü ürüne sirayet etmiÅŸtir Rockwell'in imzası.
'Amerikan mutluluÄŸunun' vazgeçilmez simgesidir bu usta çizer. Oysa hepimiz biliyoruz ki 'Amerikan mutluluÄŸu' diye bize pazarlanan aslında epey kozmetik bir yaÅŸam tarzıdır; Amerika'da resimlerdekine benzer bir kusursuz mutluluk olmadığı gibi Rockwell'in resmettiÄŸi 'anlara' dahil olabilmek de epey bedel ödemeyi gerektirir: Hayat boyu mortgage için çalışmak vs.
Barack Obama'nın BaÅŸkan seçilmesindeki en büyük halkla iliÅŸkiler faaliyeti kuÅŸkusuz dünya çapında artan Amerikan nefretini törpüleyecek potansiyele sahip oluÅŸuydu. Bir kere siyah olduÄŸu için maÄŸdurdu, ama tam siyah olmadığı için vanilya beyazlarını da ürkütmüyordu.
GördüÄŸümüz kadarıyla bu süreç aynen iÅŸliyor ve Obama dünyaya bir Rockwell resmi yansıtıyor...
'Bizde hayat güzeldir, biz Amerikalılar mutluyuz, bizler iyi insanlarız, bizi sevin' mesajı...
Yerseniz.
ÇeÅŸme'de bu yaz en seksi...
Bu sene merkezi deÄŸiÅŸtirdik... Sezon dışı tatillerin vazgeçilmezi Alaçatı Kırevi'yse yaz sezonu da Manastır Alaçatı'da geçiyor. Manastır, herhalde Türkiye'nin en 'cool' otellerinden biri. Hele hele gece otelin bahçesi sadece ortadaki havuzun ışıklarıyla aydınlandığında bu cool'luk daha net anlaşılıyor. Bir kere inanılmaz seksi bir otel. AyÅŸe Arman görse eminim benden çok daha güzel anlatırdı. Burası bende bir de oteli ve tüm odalarını kapatıp burada bir parti yapma isteÄŸi uyandırıyor.
Hayatımda hiç adımımı atmazdım, bir kere ayağım alıştı ÅŸimdi her gün Aya Yorgi koyundayım gündüzleri. Aya Yorgi, ÇeÅŸme'nin en güzel koylarından biri olmasına raÄŸmen Türkbükü'leÅŸme sürecinden nasibini aldığı için uzak durulan bir yerdi. Ama burada bile harika bir plaj varmış meÄŸerse: Granada Beach. Deniz zaten çok güzel, ama onu bırakın harika bir bahçe var. Bu bahçenin ortasında, mandalina aÄŸaçlarının altında jakuzi bile var. ÇaÄŸrışımlara fazlaca açık... EÄŸer medyatik bir ortam istiyorsanız da birkaç kulaç çabasıyla SoleMare'nin iskelesine uzanıp et pazarını dikizleyebilirsiniz. Åžansınıza göre sizi lila mayolu Emre BelözoÄŸlu ya da yıllardır vazgeçmediÄŸi pembe ÅŸortuyla HaÅŸmet BabaoÄŸlu karşılar portatif iskelenin üzerinde. Bense günlerimi Granada'nın çimlerinin üzerindeki minderlerde uyuyarak geçirmeyi tercih ediyorum.
Özkök nefreti
Günde birden fazla gazete okuyan birinin DoÄŸan Grubu'nun yayın organlarında ErtuÄŸrul Özkök aleyhindeki ağır, çok ağır yazıları okumaması imkansız. Özellikle Radikal gazetesinde bu gibi yazılar dönem dönem tekrarlanır. Bazı ev kadınlarının ve ÅŸarkı sözü yazarlarının tek malzemesidir Özkök'e nefret kusmak.
Peki bütün bunlara karşı ErtuÄŸrul Özkök ne yapar?
Hiçbir ÅŸey yaptığını görmedik. Bütün bu yazılar yazılmaya devam eder. Özkök muhatap dahi almaz, yanıt bile vermez.
Åžimdi DoÄŸan Grubu'ndan bir yazar ayrıldı. Kalkıp sürekli Özkök'ün kendisini sansür ettiÄŸini söylüyor.
Merak ettiÄŸim ÅŸu: Madem sansürcü biri Özkök, diÄŸer yazılara neden karışmadı da buna karıştı?
Açıkçası koparılan yaygara bana çok inandırıcı gelmiyor. 'Fırsat bu fırsat ErtuÄŸrul Özkök'ü yıpratalım, belki DoÄŸan Grubu'ndan pay kaparız' diye düÅŸünüyorlar sanki.