Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Woody Allen'ın son filmini seyrederken Hasan Cemal ve Sedat Ergin'i hatırladım

Mutlaka yıllar içinde en azından bir defa rastlamışınızdır. Milliyet gazetesi, Sedat Ergin ve Hasan Cemal benim çok sıkça takıldığım konulardır. Birçok insana acımasız gelebilecek espriler yaparım onlar hakkında. Beni tanımayanlar o yazılarımı okuduklarında onlara düÅŸman olduÄŸumu bile sanabilir. Ama bu doÄŸru deÄŸil. Aksine ikisi de birlikte olmaktan ve konuÅŸmaktan zevk aldığım insanlardır. Onlar benim için yazıda stereotipler olarak kullanılmışlardır.

'İnsanı boÄŸan ciddiyet' ile dalga geçmek istediÄŸimde ilk aklıma gelen onlardır. Halbuki gazeteciliÄŸinde bazen fazlaca boÄŸucu ciddiyete sahip olan Sedat, özel yaÅŸamında son derece renkli ve hatta uçuk bir insandır da... Hasan da ÅŸakalaÅŸmasını iyi bilir. Belki de bu yüzden benim kendileriyle dalga geçen yazılarıma yıllardır tahammül ederler. Bir araya geldiÄŸimizde ağızlarını açıp tek bir laf bile etmezler.
Durum böyle, hep böyleydi zaten. Bu gerçek hislerimi bir süredir yazmakta kararlıydım ama geçen cuma New York'ta Woody Allen'ın son filmini izlerken onları sadece sevdiÄŸimi deÄŸil, önemli bulduÄŸumu da kesin olarak anladım. Ne alakası var diyorsunuz biliyorum. O yüzden filmi seyretme koÅŸullarımı ve filmin kendisini biraz anlatmam gerekiyor.
Woody Allen beÅŸ yıldır filan New York'ta deÄŸildi. İsmi Manhattan ile özdeÅŸleÅŸmiÅŸ olan Allen kafası bir ÅŸeylere atmış ve terk etmiÅŸti ÅŸehri. BeÅŸ yıldır Avrupa'da yaşıyordu. Sonunda tabii ki dayanamadı uzak kalmaya, geri döndü ve 'Whatever Works' adlı son filmi, onun geri dönüÅŸ filmi oldu.
Allen baÅŸrolde kendisi oynamak yerine, kendisi dışında hayata kötümser bakan ve insanları küçümseyen yaÅŸlı Yahudi rolüne dünyada en fazla yakışabilecek Larry David'i koymuÅŸ. Seinfield dizisinin yaratıcısı olan ve 'Curb Your Enthusiasm' dizisinden tanıdığımız Larry David filmde müthiÅŸ bir performans sergiliyor.

Konuya çok girmeyeceÄŸim. BildiÄŸimiz Woddy Allen takıntıları, deformasyonları üzerine kurulu bir filmdi.
Gösterime girdiÄŸi ilk günde filmi kendisine yakışan bir ortamda izlemeye karar verdim. Manhattan Adası'nın Upper West kısmına gittim. Bu bölge, orta ve üst sınıf Yahudilerin yoÄŸunlukla yaÅŸadığı bölgedir. Allen'ın dünyası da bu bölgeden ibarettir. Filmi oradaki bir sinemada izlersem havaya daha rahat gireceÄŸimi düÅŸündüm.
Yanılmamışım da... BaÅŸlamasına 10 dakika kala sinemaya girdiÄŸimde salonun hepsi birer Larry David veya Woody Allen kopyası olan üst orta yaÅŸlı Yahudi erkekle dolu olduÄŸunu gördüm.
Benim duygularımı anlayabilmeniz için ÅŸu nokta önemli: Birçok eleÅŸtirmen filmi yerden yere vurmuÅŸtu. Daha o cuma günü New York Times gazetesinin eleÅŸtirmeni Türkçesi 'ne çalışıyorsa o' (veya 'ne uyarsa o') olan film ile ilgili yazısını 'Filmde hiçbir ÅŸey çalışmıyor' diyerek bitirmiÅŸti.
Film Groucho Marx'ın 'Hello ı must be going' adlı ÅŸarkısıyla baÅŸladı. Filmde Woody Allen'ı oynayan Larry David bana hiç yabancı olmayan çeÅŸitli bunalımlar yaÅŸamaya baÅŸladı. Ona göre insanların hepsi aptaldı ve hatta çoÄŸu bağırsak kurtları kadar beyne sahiptiler. Kendisi ise dahiydi. Seks gibi sıradan ÅŸeylerin üstündeydi o. Ama aptal olsa bile diri vücuda sahip bir genç kızı reddetmeyebilirdi.

Film böyle bir karaktere sahip olmasına raÄŸmen bir anda önyargısızlığın ve insanları tercihleriyle, 'Onlara uygun olan neyse o doÄŸrudur' tavrıyla kabul etme mesajını veren bir ÅŸahesere dönüÅŸtü.
Süreç içinde Larry David karakteri birkaç kez intihar giriÅŸiminde bulundu. Bir keresinde sivrisinek ısırığının kanser baÅŸlangıcı olduÄŸuna kendisini inandırarak genç kızla birlikte sabaha kadar acil serviste bekledi. Yani filmde sürpriz bir ÅŸey yoktu. Her ÅŸey rutin ve beklenilenden ibaretti.
EleÅŸtirmenler tarafından hiç beÄŸenilmeyen, iÅŸe yaramaz diye damgalanan film biter bitmez salonda bir alkış koptu. EleÅŸtirmenler ne derse desinler Woody Allen'ın insanları, onu desteklemeye ve sevmeye devam ediyorlardı.

DAHA THE END YAZISI ÇIKMADAN SEDAT VE HASAN GELDİ AKLIMA
Belki sizler artık tamamen delirmeye baÅŸladığımı düÅŸüneceksiniz ama o salonda alkışlayanlara katıldığımda aklıma Sedat Ergin ve Hasan Cemal geldi. Woody Allen dünyaca meÅŸhur olabilirdi ama aslında o çok dar bir çevrenin insanıydı. Çevre dar olmasına raÄŸmen çok da önemliydiler. Çünkü onun kitlesi ÅŸehirde konuÅŸulanları, konuÅŸma konularını belirleyen insanlardı.
Woddy Allen ne kadar hep bildik tavırları tekrarlarsa tekrarlasın onda hiçbir sürpriz olmasa da onu sevenler sevmeyi sürdüreceklerdi. Belki de onlar kendilerine sürpriz yapılmasından hoÅŸlanmıyorlardı ve bilinenleri tekrar duymak rahatlatıyordu.
O insanlar Woody Allen'ın cemaatiydi. O cemaat, şehre konuşma konularını (talk of the town) veren insanlardı.
Bunu anladığım an henüz daha filmde 'The end' yazmamıştı. ManÅŸetle bilinçli olarak sıkıcı tutulmasıyla Milliyet gazetesi, Sedat da bazen yazdığı baÅŸyazılarda bilinçli ÅŸekilde çarpıcı fikirler öne sürmemesiyle, Hasan ise ele aldığı her konuda sürpriz yapmamasıyla, kendinden bekleneni yazmasıyla, makul olanı tekrarlamasıyla okuyucularda büyük bir entelektüel açlığı, arzuyu tatmin ediyor olmalıydı.

Tıpkı Woody Allen'ın ÅŸehir cemaatine benzeyen türde insanlar bizde de var. Onlar da ÅŸehre konuÅŸma konularını verebiliyorlar ve onlar alıştıkları fikirleri tekrar duymaktan rahatsız olmuyorlar. Alıştıkları, bildikleri fikirleri tekrardan duymak onlara büyük bir güvence veriyor. Belki de rahatlıyorlar.
Woody Allen sayesinde Milliyet'in, Sedat'ın ve Hasan Cemal'in önemini kavradım. Ve ben bu nedenle önemli bir mizah kaynağından mahrum kalmış oldum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3