Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Cumhuriyete savaş açanlar taktiği Gramsci'den alıyorlar

Bugün Türkiye'de olup bitenlere bakınca Antonio Gramsci'nin Marksist devrimin baÅŸarısı  için oluÅŸturduÄŸu teorik modelin ve taktiklerin cumhuriyet sistemini deÄŸiÅŸtirmek için kullanıldığını görüyorum.
AKP'liler ve cemaatten insanlar bu klasik Marksist teorisyenin çalışmalarını incelemiÅŸ olabilirler mi, doÄŸrusu buna ciddi ÅŸüphem var.
Ama deÄŸiÅŸtirmek isteyenler hakim sistemi devirmek için modeli ve taktikleri ondan alıyor gibi davranıyorlar.
Peki ne demiÅŸti Gramsci. Ona göre her toplumda iktidarlar sistemin sürekliliÄŸini saÄŸlamak için yönetilenlerin rızasını (Consent) almak zorundadırlar.
Bu rızanın verilmesi kesildiÄŸi aman ancak o zaman sistemi deÄŸiÅŸtirmek mümkün olabilir.
Yani sanıldığı gibi sistem sadece kaba kuvvet ile ayakta tutulamaz, rızanın verilmesini sürekli kılan ideolojik mekanizmaların da güçlü olması gerekir.
Yine Gramsci'ye göre iki tür savaÅŸ vardır. Bir tanesi 'manevra savaşı' diÄŸeri de 'pozisyon savaşıdır'. Klasik anlamıyla savaÅŸa daha yakın olanı yani kaba güç içerip tarafların alanda yüz yüze gelmelerini anlatan kavram manevra savaşıdır.
 Ancak sisem deÄŸiÅŸtirmekte çok daha önemli olanı pozisyon savaşıdır. Bu, insanların beyinleri üzerine verilen kültürel bir savaÅŸtır. Bu savaÅŸta sistemi deÄŸiÅŸtirmeye uÄŸraÅŸan taraf zihinler üzerine ve kültür üstünde bir hegemonya kurmaya baÅŸladığında sistem çökmeye hazır hale gelir. Belki yine de son darbeyi vurmak için bir manevra savaşı gerekebilecektir (inÅŸallah Türkiye bu aÅŸamaya sürüklenmez) ama ondan önce sistem beyinler ve kültür üstündeki hakimiyetini kaybetmiÅŸ ve fiilen çökmüÅŸ olacaktır.
Kimse açıkça söylemek istemiyor ama Türkiye'de uzun süredir bir iç savaÅŸ yaÅŸanıyor.
Cumhuriyet sistemini deÄŸiÅŸtirmeye kararlı unsurlar, cumhuriyetin yanlış uygulamalarından haklı olarak ÅŸikayet edenleri de yanlarına alarak, bir pozisyon savaşına baÅŸladılar. Amaç cumhuriyet sistemine rıza verilmesini sona erdirmek.
Adım adım planlı programlı bir biçimde cumhuriyet sevgisi ve Atatürk'ü sevip saygı duymak, darbeci olmak fikriyle özdeÅŸleÅŸtirildi.
Yargı uygulamaları ile desteklenen bir siyasi ve ideolojik saldırı ile yapıldı bu.
Türkiye'de TSK sistemin koruyuculuÄŸunu sadece kaba kuvvete dayanarak yapmaz, yarattığı saygı ve sevgi ortamı ile ideolojik açıdan da koruyucu rolünü üstlenir.
Ordunun kaba gücüne karşı rejimin teminatıdır diye tanımlanan polisin kaba gücü çıkarıldı.
Ama bundan daha da önemlisi beyinler ve kültür üstüne yapılan pozisyon savaşının sonuçlarıdır.
Askerler Türkiye'deki tüm kötülüklerin kaynağı olarak konumlandırılarak, insanlarda cumhuriyet rejimine ve askere saygı duymak entelektüel gücünü ve arzusunu bırakmadılar.
Bu cumhuriyet rejimini deÄŸiÅŸtirmek isteyenler açısından son derece baÅŸarılı bir operasyon ama aynı zamanda Türkiye açısından son derece tehlikeli bir geliÅŸme de.
Çünkü bu sistem çökerse hepimiz, hep birlikte altında kalacağız. Gözü dönmüÅŸcesine saldıranlar bu basit gerçeÄŸi maalesef göremiyorlar.
Çocuklarımızın geleceÄŸinin bu ülkede olması gerektiÄŸinden bunun olmaması için herkes elinden geleni yapmak zorunda.

CUMHURİYET MANİFESTOSU
Komünist manifestosu var biliyoruz, ama son olarak Newsweek dergisi 'Fareed Zakaria'ya yazdırdığı bir de kapitalist manifestosu yayınladı. Yani insanlar inandıkları sistemleri savunmak için manifestolar yayınlıyorlar, bu demokrasilerde doÄŸal bir hak, bu yüzden ben de Türkiye'de bir CUMHURİYET MANİFESTOSU yayınlanması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Cumhuriyet ve manifesto kelimelerinden oluÅŸtuÄŸu için bunu içeriÄŸini tam okumadan karalayıp damgalayacak olanlar çıkacaktır biliyorum ama buna da yapacak bir ÅŸey yok artık. Türkiye'de iÅŸler böyle yürüyor maalesef.
DüÅŸünen insanların muhakkak üzerinde çalışması gerektiÄŸi bu manifestonun ana noktalarında ÅŸu unsurların muhakkak bulunması gerektiÄŸini düÅŸünüyorum:

1- Bu ülkede cumhuriyet rejimine ve Atatürk'e sevgi saygı duyan insan sayısı da hiç azımsanmayacak miktardadır. Bunların içinde darbelere inanan insanlar da muhakkak vardır, her demokrasi de bu tür insanlar ortaya çıkabilir ama insanların çoÄŸunluÄŸu demokrasiden yanadır. Onları da damgamaya çalışmak sadece bir ideolojik psikolojik savaÅŸtır.

2- TSK'yı önemsemek onun tarihinde yaptığı her iÅŸi onaylamak anlamına gelmez. Nasıl ki askere sevgi duyan her insanı darbeci olarak damgalamak yanlışsa askeri eleÅŸtiren her insan da cumhuriyet düÅŸmanı tabii ki deÄŸildir.

3- Daha iyiyi, daha makul olanı  bulmak amacıyla yapılan eleÅŸtiri diye bir kavram da vardır bu dünyada. Buna alışılmasına Türkiye'nin acilen ihtiyacı bulunuyor.

4- Bugün acımasız bir ideolojik saldırı altında bulunan TSK korunmalıdır ama onun da geçmiÅŸte yarattığı düÅŸmanlıkları sürdürmesine entelektüel destek verilemez.

5- İşin trajik yanı TSK geçmiÅŸin yanlışlarından ideolojik  arınma sürecine girmiÅŸken baÅŸlatılmasıdır onu yıpratma operasyonu.

6- Türkiye'nin ve cumhuriyet rejiminin kurumlarını tarihleriyle birlikte eleÅŸtirip kökten deÄŸiÅŸtirmeye ihtiyacı vardır. Evet cumhuriyet deÄŸiÅŸecektir ama daha iyi bir cumhuriyet olmak yönünde deÄŸiÅŸecektir. Arzu eden buna ikinci cumhuriyet desin bana. Fark etmez, ideolojik içeriÄŸinden soyutlanmış ikinci cumhuriyet kavramına tepki göstermek için de fazla bir neden yok.

7- Özetle cumhuriyet manifestosunu hazırlayanlar, ülkenin halen var olan dengelerini hayatın içinde spontane geliÅŸmiÅŸ herkesin özgür yaÅŸam stilini yaÅŸama hürriyeti uzlaÅŸmalarını yıkmadan tüm denge ve uzlaÅŸmaları daha güzel noktalara taşımak için çalışmaya hazır olmadırlar.
Kötü niyetli ve militanca savaÅŸ veren insanlar bütün bunlara güler geçer diyorsanız, kesinlikle haklısınız ama ortamı onların oluÅŸturduÄŸu savaÅŸ ortamına bırakmak yerine biz de bu makul önerilere kültürel hegemonya saÄŸlatmak için bir pozisyon savaşı vermeye hazır olmalıyız. Yoksa ortalık manevra savaşına girebilecek kadar gözünü karartmış olanlara kalabilir.
Makul insanların artık baÅŸka çareleri kalmadı, tehlike gerçekten çok büyük.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3