Bir gün Radikal gazetesinin yazılı olmayan yayın ilkeleri açığa çıkarsa, içlerinden bir madde kuÅŸkusuz 'Her koÅŸulda ve ÅŸartta CHP'yi yıpratmak' olacaktır. Elbette, gazetenin çıkışında böyle resmi bir yayın politikası yok ancak yıllar içinde bu gazetenin gizli bir misyonu haline geldi.
CHP ve Deniz Baykal hiç mi iyi bir ÅŸey yapmamıştır, her zaman dövülmeli ve saldırılmalı mıdır? Onlara göre evet. DoÄŸrusu, basındaki bu kadar saldırıya raÄŸmen solun her zamanki oy oranını hala alabilen CHP'yi kutlamak gerek. AKP'ye yönelik saldırılar CHP'yle eÅŸit yoÄŸunlukta olsa, tahammül sınırları pek de geniÅŸ olmayan BaÅŸbakan ErdoÄŸan kesin bir 'öfke kontrolü' problemi yaÅŸardı.
Radikal gazetesinde 'Nasıl olursa olsun da CHP'ye vuralım' mantığının ürünü iki skandal manÅŸet vardı geçtiÄŸimiz günlerde.
Biri 'CHP+TSK=İktidar formülü artık geçersiz.'
Bir diğeri de 'Nihayet Baykal da darbe karşıtı oldu.'
Önceki gün Cumhuriyet'ten Ali Sirmen, Vatan'dan da Hikmet Bila bu cahilce manÅŸetlere tepki gösterdiler. Bakın 'İnandırıcılık sorunu' baÅŸlıklı yazısında Sirmen çarpıtılan tarihi nasıl hatırlatıyor:
'12 Eylül'de TSK adına iktidara el koyanlar CHP Genel BaÅŸkanı'nı içeri atmadılar mı? 12 Mart darbesini yorumlayan Bülent Ecevit 'Bu darbe bize karşı yapıldı' diyerek genel sekreterlikten ayrılmadı mı? 28 Åžubat muhtırasından sonra CHP mi iktidar oldu, yoksa baÅŸkaları mı? (...) İnsaf kardeÅŸim! İnsaf! CHP ne zaman darbeci oldu?'
Hikmet Bila ise daha eskileri yazmış:
'27 Mayıs 1960 darbesinden önce ve sonra darbecilerin CHP'yi ve Genel BaÅŸkanı İsmet İnönü'yü hedef alan niyetlerini de buna ekleyebilirsiniz. 22 Åžubat ve 21 Mayıs darbe giriÅŸimlerini yapan, silahlı kalkışmayı baÅŸlatan darbecilere karşı, Ankara'nın sokaklarında çatışmalar sürerken, İnönü'nün nasıl kelle koltukta mücadele ettiÄŸini de ekleyebilirsiniz. Biraz daha geriye giderseniz, İnönü'nün, elindeki ordu gücüne raÄŸmen, 1950 seçimlerinde kaybettiÄŸi iktidarı, (aksini önerenleri elinin tersiyle itip) nasıl devrettiÄŸini de ekleyebilirsiniz. CHP'nin bugünkü Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal'ın 12 Eylül darbecileri tarafından nasıl sürgün edildiÄŸini de ekleyebilirsiniz.'
GörüldüÄŸü gibi çok basit bir tarih bilgisiyle bile Radikal'in manÅŸetlerinin nasıl gerçeÄŸi çarpıttığı ortaya çıkıyor. Demek ki Radikal gazetesi bu en basit tarih birikiminden yoksun insanlar tarafından çıkartılıyor.
Ya da... Düpedüz art niyet var.
Amaç tarihe uygunluk deÄŸil ki, CHP'ye, TSK'ya vurmak...
Birileri belli ki böyle uygun gördü, böyle buyurdu...
Sonuçta Radikal'i çıkartan kiÅŸi de aÄŸabeylerinin yanında maç yapmasına izin verilmiÅŸ bir amatör çocuk olduÄŸundan onlar ne derse onu yapar. Tek derdi çömezi olduÄŸu Hasan Cemal ve Okay Gönensin aÄŸabeylerinin onun sırtını sıvazlaması ve 'Bravo evlat' demeleri.
Hasan Cemal nasıl düzenli olarak CHP ve günümüzde moda olduÄŸu için TSK'ya vuruyorsa, çömezi de gazetesini bu misyonun hizmetine sunuyor.
'Cemalistler' zaten Cumhuriyet'teki büyük bölünmeden sonra nerede gazetecilik yaparlarsa yapsınlar ilk hedef olarak hep CHP'yi gördüler ve yerli yersiz saldırmaktan çekinmediler.
Bunun bir demokrasi mücadelesi ya da ilke adına verilmiÅŸ bir savaÅŸ olduÄŸu düÅŸünülmesin.
Sebebi son derece kiÅŸisel...
Cumhuriyet gazetesindeki büyük bölünmede, vazo kırılırken Erdal İnönü ve Deniz Baykal 'Cemalistlerin' deÄŸil, İlhan Selçuk ve arkadaÅŸlarının safını tutmuÅŸtu. Nefret o günlerden kalma...
Ne hesaplaÅŸmaymış görüyorsunuz...
Yalçın Küçük'ün yeni hedefleri
Sonbahara birkaç kitap birden yetiÅŸtirmek için Ankara'daki evine kapanıp çalışan Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün bu kitaplarından birinin içeriÄŸi yine medyada çok tartışılacak. Kimsenin düÅŸümediÄŸini dillendirmesiyle tanınan Prof. Küçük'ün yeni kitabında hedef alacağı isimleri dün öÄŸrendim ve ufak bir ÅŸaÅŸkınlık geçirdim.
İşte Küçük ve yeni hedefleri...
l Öncelikle Sedat Ergin... Ergenekon soruÅŸturmasına karşı mesafeli duruÅŸuyla tanıdık Ergin'i ancak Yalçın Küçük hiç öyle düÅŸünmüyor. 'Sedat Ergin, yargılanacaksın!' baÅŸlığını taşıyan bölümde Milliyet yayın yönetmenini 'hakiki Ergenekon'cu' olmakla itham ediyor, Milliyet'i özellikle bombalar ve saldırılar konusunda dezenformasyon yapmakla eleÅŸtiriyor...
AKP'nin kapatılma sürecindeki yayın politikası, Sedat Ergin'i öven Fehmi Koru ve Hüseyin Gülerce yazılarına da kitapta dikkat çekilecek.
l DiÄŸer hedefler de son günlerde birbirleriyle aynı yazıları yazmakla gündeme gelen Radikal'den Murat Yetkin ve Milliyet'ten Fikret Bila ikilisi... Yalçın Küçük, onlar için 'Artık öbür taraftalar' diyor. Bila'nın 'AKP ve Çankaya'daki zat'ın sözcüsü olduÄŸunu' söylüyor...
Bir diÄŸer mesele de ikilinin geçmiÅŸte yazdıkları kitaplarda 'Ecevit'in ayağını kaydırmak isteyenin Hilmi Özkök olduÄŸu' bilgisinin yer alışı... Prof. Küçük, 'EÄŸer Silivri'ye sanık olarak çaÄŸrılırsam bu kitapları delil olarak sunacağım' diyor.
l Kitaptaki en ağır eleÅŸtirilerdense Enis BerberoÄŸlu nasibini alacakmış... Yalçın Küçük, Enis BerberoÄŸlu'na da 'meddah' adını takmış...
Kitap sonbahara yetiÅŸecek gibi görünüyor. Ancak Prof. Küçük o zamana kadar bu isimleri İngilizce tabirle 'probation' yani gözlem altında tutacakmış.