Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Gece kulübünde ayrımcılığın tek ölçüsü türban mı?

Bir-iki yıl oluyor, Cihangir'de bir cafe'de otururken içeriye giren iki sarıklı-cüppeli adama dikkat kesildik. Böyle bir mekanın alışıldık müÅŸteri kitlesi deÄŸillerdi. Kendilerine 'TebliÄŸciler' adını takan bu ikilinin rutin olarak Cihangir cafe'lerini dolaşıp insanları dine davet ettiklerini öÄŸrendik sonradan. Teker teker bütün masalara uÄŸradıktan sonra Arapça dualar okuyarak mekanlardan ayrılıyorlarmış...
'Sadece sevap için' böyle bir ÅŸey yaptıklarını söyleyen tebliÄŸciler daha sonra odatv.com'un sorularını yanıtlamışlardı.
'Bu mekanlarda size nasıl davranılıyor' sorusuna bakın ne yanıt vermişler:
'Bugüne kadar girdiÄŸimiz mekanların yüzde 99'unda insanlar bizi dinledi, kimse kötü bir söz söylemedi. Bize karşı çıkan, kaba kuvvet kullanan insanlar olduÄŸunda ise hiç ısrar etmeden mekandan ayrılıyoruz.'
'Entelektüel mahalle'nin yüzde 99'u bu tebliÄŸcilere hiçbir ÅŸey dememiÅŸ. Çarpıcı bir oran...
Gelin ÅŸimdi bu bilgiyi AyÅŸe Arman'ın tebdil-i kıyafet Reina kapısından rezervasyonlu olduÄŸu halde geri çevrilmesiyle birleÅŸtirin.
Dün, Taraf yazarı Yasemin Çongar böyle bir geliÅŸmenin doÄŸru olması halinde Reina'nın kapatılması gerektiÄŸini yazmış. Dünyada herhangi bir yerin bu muameleyle kolay kurtulamayacağını da...
Çongar bugün de köÅŸesinde Reina'cılar 'Yalan, yok öyle bir ÅŸey' diyecekleri açıklamalara yer verecekmiÅŸ.
Bakalım ne diyecekler...
Ama hiçbir bahane rezervasyonlu müÅŸterinin sadece 'kozmetik' nedenlerden kapıdan çevrilmesini haklı kılmaz...
Tebdil-i kıyafet AyÅŸe Arman ya da gerçekten türbanlı biri Reina'ya girse ne olacak ki? Ne gibi bir sakıncası var bunun? Hatta tıpkı Cihangir'deki tebliÄŸciler gibi içeri girip din propagandası bile yapsalar kime ne zararı dokunacak ki?
Hadi birileri rahatsız olacak diyelim, görevlilere söyler, onlar da gerekli müdahaleyi yapar... Ama bütün bunlar varsayım, varsayıma dayalı yargı olabilir mi?
Çongar haklı... Reina'da yapılan düpedüz bir insan hakları ihlali, bir ayrımcılıktır... Kimsenin kimseye 'Gidin bizim mahallede deÄŸil, kendi mahallenizde eÄŸlenin' deme hakkı yoktur.
Büyük ÅŸehirler, metropoller de insana bir ara yaÅŸamayı, 'öteki'ne tahammül etmeyi, kabullenmeyi, hoÅŸgörmeyi öÄŸretir...
Fatih'te mini etekliye sözle taciz edilmesi, Reina'dan türbanlı döndürmeyi haklı çıkarmaz...
Gelin görün ki Reina'nın bu tavrı sadece türbanlıya deÄŸil...
Reina'nın tarihinde öyle bir 'ayrımcılık' vak'ası var ki...
Hatırlarsınız, Reina'nın kaçak duvarı komÅŸu yalının bahçıvanın, eÅŸinin ve beÅŸ yaşındaki oÄŸlunun üzerine çöktü. Belediye yıktığı halde yeniden kaçak bir ÅŸekilde inÅŸa edilen duvar.
Reina kısa bir süre açık kaldı ve sonra 'yeni para' sahipleri eÄŸlenmeye devam etsin diye, bu konunun kapatılması için yeterli süre geçince yeniden açıldı. Sonra da unutuldu gitti...
Peki ya o Reina duvarı orada eÄŸlenen bir 'zengin çocuÄŸunun' üzerine düÅŸseydi... O Reina ayakta kalır mıydı? YaÅŸatırlar mıydı? İş yapabilir miydi?
Türbanlıyı kapıdan almamak ayrımcılık da bu deÄŸil mi?
O zaman neden kimsenin sesi yükselmiyordu merak ediyorum, sonra da bu ülkede çoÄŸunluÄŸun özgürlük kelimesini sadece 'türban'la yan yana gelince telaffuz edenlerden oluÅŸtuÄŸunu bir kez hatırlıyorum.

Tahmin hakkımı kullanıyorum
Yasemİn Çongar, bugün Taraf'taki köÅŸesinde Reina yöneticilerinin açıklamalarına yer verecek. AyÅŸe Arman'ın yazdığını yalanladığını aktarıyordu dünkü köÅŸesinde, tamamını bugün yazacağını duyurararak...
Reina'cıların açıklaması konusunda bir tahmin yürütmek istiyorum, bakalım doÄŸru çıkacak mı...
Çok büyük ihtimalle diyecekler ki:
'Reina üyelik esasına dayanan ve kartla girilen bir kulüptür, elinde kartı olmayan hiç kimse bu kulübe giremez.'
Evet, sezon baÅŸlamadan bazı imtiyazlılara gece kulübü kartı dağıtılıyor. Ama Reina'ya girenlerin hepsinin kartı tabii ki yok; iÅŸ 'kulüp Nazi'si'nin inisiyatifine kalıyor. Bazen kartlı olsanız bile alınmamaya çalışıldığınız oluyor; tecrübeyle sabit.
Ancak bu kartların asıl özelliÄŸi Reina'yı 'üyelik esasına dayalı bir gece kulübü' yapmak deÄŸil, daha çok alınmayanlara açıklama yapmak için kendilerince inandırıcı bir bahane bulunması...

Bir kitap... Bir çeviri... Bir soru...
Ne zamandır aklıma takılan bir soru, dün Turkuvaz Kitap tarafınca yeniden basılan 'Günden Kalanlar'ın ilanını görünce bir kez daha aklıma takıldı. Kitap, Japon asıllı bir İngiliz yazar tarafından kaleme alınmış: Kazuo Ishiguro... Yayınevi ise, tıpkı daha evvel bu romanı basan Can Yayınları gibi, yazarın soyadını 'İşiguro' olarak yazmış.
Kazuo Ishiguro, tıpkı Salman Rushdie gibi kökeni baÅŸka bir ülkeye dayansa da yazdığı dil İngilizce olduÄŸu için 'İngiliz yazar' diye anılıyor. Bu durumda yazarın adını da İngilizceleÅŸtirilmiÅŸ ÅŸekilde kullanmak daha doÄŸru olmaz mı?
Bu konuda tek bir hüküm yok... 'İşiguro' sonuçta yazarın soyadının TürkçeleÅŸtirilmiÅŸ hali, ama 'Ishiguro' da Japonca soyadın İngilizceleÅŸtirilmiÅŸi.
Dün kafamdaki bu soruyu Turkuvaz Kitap'ın başındaki İlknur Özdemir'e de sordum: 'Her iki yaklaşım da doÄŸru olabilir, biz böylesini tercih ettik' dedi.
Türk Basını, Salman Rushdie'nin soyadını 'RüÅŸti' ya da 'RüÅŸdi' olarak kullanmayı tercih ediyor. Yazarın Türkiye'deki yayımcısı Metis ise Salman Rushdie ÅŸeklinde yazılımı kullanıyor.
Bilindiği gibi romanlarını İngilizce yazan Elif Şafak'ın Amerika'da Elif Shafak diye imza kullanması da tartışmalara sebep olmuştu...
Bir zamanlar çalıştığım Radikal'de, yabancı dili olmayan Mehmet Y. Yılmaz'ın 'genelgesine' göre Arap kökenli Fransız ÅŸarkıcılar da bu TürkçeleÅŸtirmeden nasiplerini almışlardı... Khaled ismiyle ünlenen ÅŸarkıcıdan Halid, Rachid Taha'dan da RaÅŸit diye bahsediliyordu... Faudel'in Fadıl'laÅŸtırılması ise muallakta kalmıştı.
DoÄŸrusu içinden çıkılması zor bir konu, benim ÅŸahsi tercihim ise yazarın dilinde kullandığı imzadan yana...
Neyse, bu küçük 'dil problemi' bir yana, okumadıysanız Kazuo Ishiguro'nun 'Günden Kalanlar'ını ÅŸiddetle tavsiye ediyorum.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3