AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-07-24
Son zamanlarda yeni trend, seks romanı yazmalarının beklenmediği kadınların birden son derece erotik içeriğe sahip romanlarla ortaya çıkmaları oldu. Üstelik bu global bir trend. Ben 'Neden olmasın ki?' diyerek bunu normal karşılıyorum ama kadınları tanıdığını iddia eden bir yazar, bu tür roman yazma ihtiyacının neden ortaya çıktığını orijinal fikirlerle anlatırsa da çok sevinirim.
Türkiye'de benim erotik roman yazmasını beklemediğim Yazgülü Aldoğan güzel bir sürpriz yaptı 'Kiralık Adam' adlı romanıyla konuya girdi. İyi de yaptı.
Hayallerimizde oluşturduğumuz dünyaların illa da gerçek olmayabileceğini göstererek edebiyat dalında süregiden 'Yazar yaşadıklarını mı yazar yoksa yazdıkları kurmaca mıdır?' tartışmasına yeni bir argümanla katıldı, doğru tavır da almış oldu. Özellikle romanda yazdıklarımızın illa da yaşanmış olması gerekmediğini gösterdi.
Ben bir seks romanı yazacak olsam, bunların illa da yaşanmış olması gerektiğini düşünenler, direkt olarak tımarhaneye atılmamı isteyebilirlerdi.
Kendinden erotik romanlar yazmaları beklenmeyen kadınların birden son derece erotik romanlar yazmalarını normal karşılamakla birlikte itiraf etmeliyim ki New York'ta geçen hafta üzerine konuşulmaya başlanan 'Obsession; An Erotic Tale' (Tutku; Erotik Bir Hikaye) adlı roman beni yine de şaşırttı.
Şaşırmamın nedeni sadece yazan kadının yaşı değildi. 85 yaşındaki bir kadının son derece tahrik edici cümlelerle dolu olan romanıydı bu. Kadının yaşının yanı sıra adı da çok önemliydi. Beni yaşından daha fazla şaşırtan adıydı zaten. Gloria Vanderbilt'ti o kadın. Yani Vanderbilt soyadındaki, köklü, soylu ailenin mavi kanlı, yüksek ve nazik sosyetenin meşhur ismi yazmıştı romanı.
Herkes şaşırdı New York'ta bu gelişmeye. Hayatı boyunca kitapta kullandığı kelimeleri hiç kullanmamış olan, yüksek ve soylu sosyetenin kural koyucusu olarak yaşamış yaşlı bir kadın büyük bir sürpriz yapmıştı.
Gerçi gençken hayli çapkındı kadın. Howard Hughes, Marlon Brando, Gene Kelly ve Frank Sinatra ile ilişkisi olmuştu. Yani bayan Vanderbilt, utangaç bakire kadın değildi ama erotik roman yazması yine de şaşırtıcıydı.
Bayan Vanderbilt'in romanında anlatılan sekste, maskeler, deri kıyafetler, kamçılar ön planda yer alıyor. Yani bayan Vanderbilt seksteki trendleri de yakından takip etmiş görülüyor. Fetişistik seks onun anlattığı erotik hikaye. Fetişistik seks 21'inci yüzyılın trendi, modası olacak gibi gözüküyor. (İngilizce biliyorsanız Wallpaper dergisinin Temmuz sayısını lütfen kaçırmayın. Muhteşem yazılarla derginin tümü bu konuya ayrılmış durumda. Kapak başlığı '21. Century sex' ve fotoğrafta diz üstüne kadar giden deri çizme giymiş bir kadın görülüyor. Kaçırmayın, yazılar gerçekten muhteşem.)
Tabii ki fetişistik seks ile ilgili yazsa da o bir Vanderbilt olduğundan, yüksek sosyeteden ve asil olduğundan bu konuda bile bazı kendisine özgü, mutlaka uyulmasını istediği kurallar var.
Örneğin; diyelim ki kadın, dizinin üstüne yatırdığı çıplak adamın poposuna şaplaklar atacaksa eğer ve bunu bir saç fırçası ile yapacaksa, Vanderbilt bunun herhangi bir ucuz fırçayla yapılamayacağını söylüyor. Ona göre bu iş sadece ve sadece Mason Pearson marka saç fırçası ile yapılmalıdır. Yani kölesini cezalandıracak (mükafatlandıracak) kadın efendiler bu marka saç fırçasından mutlaka edinmelidir. Ama onu da herhangi bir dükkandan almak olmaz. İlla da Harrods mağazasından alınmalı
Bu şartları da normal olarak kabul ediyorum. Çünkü böyle bir kadın öyle bir konuya girecekse başka türlüsü tuhaf olurdu zaten.
İzlenmesi gereken trend
Cristina Nehring 'Reclaiming Romance for the 21. Century' adlı bir kitap yazdı.
Kitapta, evlilikle birlikte gelen güven ve huzur ortamının kadınlar ile erkekler açısından iyi ve normal olmadığı, özellikle kadınların ilişkilerde riskler alarak güven ve huzurun yerine riski koymalarının daha doğru olduğunu söylüyor.
Birçok kadın yazardan buna benzer tavırlar alan kitaplar geleceğini sanıyorum.