AKŞAM GAZETESİ | Metin Taş-Sezgin Özcan | 2009-07-26

kategori2

Devlet işsizlik fonuna yaptığı katkıyı geri alıyor

2009 yılındaki harcamalarını ve yatırımlarını finanse etmek için kaynak arayışına giren hükümet, çözümü yine işsizin parasında buldu. 5920 sayılı Yasa ile 2009 yılında İşsizlik Sigortası Fonu'ndan bütçeye aktarılacak kaynak yaklaşık 2.9 milyar TL artırılarak, 4.4 milyar TL'ye çıkarıldı. 4.4 milyar TL'lik kaynak aktarımı 2010 yılı için de geçerli olacak. 2008 yılında da Fondan bütçeye 1.3 milyar TL aktarılmıştı.

DÖRTTE BİR DÖRTTE ÜÇE ÇIKARILDI
Geçen yıl kabul edilen 5763 sayılı Kanunla, Fonun mevcut nema gelirlerinden 1.3 milyar TL, GAP kapsamındaki yatırımlara öncelik vermek kaydıyla münhasıran ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlarda kullanılmak üzere bütçeye aktarılmış, 2009-2012 yıllarında Fon tarafından tahsil edilecek nema gelirlerinin dörtte birinin aynı amaçla ilgili yıl bütçesine gelir kaydedilmesinin önü açılmıştı.
5920 sayılı Yasa ile 2009 ve 2010 yıllarında İşsizlik Sigortası Fonu'ndan bütçeye aktarılacak kaynak, nema gelirlerinin dörtte birinden dörtte üçüne çıkarıldı. Buna göre 2009 ve 2010 yılında 'İşsizlik Sigortası Fonu nema gelirinin dörtte üçü' bütçeye gelir olarak aktarılacak.
Gelecek yıllarda yeni bir düzenleme yapılmazsa, 2011 ve 2012 yıllarında nema gelirlerinin dörtte biri bütçeye aktarılacak.

DEVLET KATKISINI İKİ YILDA GERİ ALACAK
İşsizlik Sigortası Kanununun uygulanmaya başladığı 01.06.2000 tarihinden 31.05.2009 tarihine kadar fona hazine tarafından devlet payı olarak aktarılan tutar 4.868 milyon TL.
2009 Mayıs ayı itibarıyla fonun beş aylık nema geliri 2.435 milyon TL gözüküyor. Bu rakam üzerinden hesap yapıldığında yıllık nema gelirinin dörtte biri 1.461 milyon TL olurken, dörtte üçlük oran 4.382 milyon TL'ye kadar çıkıyor. 2008 yılında aktarılan 1.300 milyon TL'yi de dikkate aldığımızda Devlet, işsizlik sigortası fonuna 1 Haziran 2000'den bu yana yatırdığı katkıyı 2009 yılı sonunda fazlasıyla geri almış olacak.

KATKISINI GERİ ALMAKLA DA KALMAYACAK  
Aynı hesaptan hareketle 2010 yılında 4,382 milyon, 2011 ve 2012 yıllarında 1.461 milyon TL'den 2.922 milyon TL olmak üzere, 2008-2012 döneminde Fon'dan bütçeye aktarılan tutar 10 milyar TL'yi aşabilecek. Hazine payı olarak Fon'a ödenecek yıllık tutar ise yaklaşık 1 milyar TL.

DEVLET 1 MİLYAR TL'Yİ DE VERGİ OLARAK GERİ ALDI
İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 53. maddesine göre Fon, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmakla birlikte, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67. maddesinde yer alan 'gelir sahibinin vergiden muaf olup olmaması yapılacak tevkifatı etkilemez' hükmü gereği, 1.1.2006'dan itibaren Fon'un menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettiği gelirler üzerinden vergi tevkifatı (kesintisi) yapılıyor. Mayıs 2009 sonu itibarıyla yapılan vergi tevkifatı, yani vergi olarak Hazine'ye aktarılan tutar 1.032 milyon TL.  

FON'UN PARALARI UFAK UFAK TÜYÜYOR
Çalışanlara işsiz kaldıkları dönemde gelir sağlamak amacıyla kurulan İşsizlik Sigortası Fonu'nun, önce faiz gelirlerinden vergi kesintisi yapılmaya başlanması, ardından işverenlerce ödenen işsizlik sigortası primlerinin yüzde 1'i ile Fon bünyesinde Ücret Garanti Fonu oluşturulması, kısa çalışma ödeneğinin Fon'dan karşılanması, genç erkek ve kadın işçi istihdamına ilişkin sigorta primlerinin işveren payının işsizlik sigortası fonundan karşılanması gibi düzenlemelerle ufak ufak tırtıklanmasıyla devam eden sürecin, Fon'un nema gelirlerinin bütçeye aktarılmasıyla devam etmesi, 'ufak ufak hapishaneden tüyüyor' fıkrasını anımsatıyor.
'Hapishanede rahatsızlanan mahkum hastaneye kaldırılıyor ve kangren teşhisiyle ayaklarından biri kesiliyor.
Üç ay sonra, aynı mahkum hapishanede yine rahatsızlanıyor. Bu kez hastanede diğer ayağı kesiliyor.
Aradan dört ay geçiyor. Yine rahatsızlık, yine hastane ve kollarından biri kesiliyor.
Aradan, iki ay geçiyor geçmiyor, aynı mahkum yine rahatsızlanıyor. Acıdan kıvranmasına rağmen, gardiyan hastaneye götürülmesine izin vermiyor. Olay hapishane müdürüne intikal ediyor. Müdür de gardiyana çıkışıyor;
l Oğlum, adamcağız perişan durumda. Niye hastaneye kaldırılmasına izin vermiyorsun?
l Efendim, olay bildiğiniz gibi değil. Bizimle ilgili çok ciddi bir sorun var.
l Söyle bakalım neymiş o?
l Müdür Bey, bu mahkum ilk rahatsızlandığı zaman hastaneye kaldırıldı. Döndüğünde bir bacağı yoktu. Üç ay sonra yine rahatsızlandı, yine hastaneye kaldırıldı. Döndüğünde öbür bacağı da yoktu. Dört ay sonra yine rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Bu kez döndüğünde, bir kolu yoktu. Şimdi yine hastaneye gitmek istiyor, ben de göndermiyorum.
l Niye?
l Niyesi var mı Müdür Bey. Daha anlamadınız mı? Adam ufak ufak hapishaneden tüyüyor!..
Fıkrada olduğu gibi Fon'un paraları da ufak ufak tüyüyor!..
Fon'un paraları için de bir gardiyana ihtiyaç var.

ŞAKA GİBİ
Bize özgü sendikal faaliyet
ILO toplantısı için 46 kişi 'işçi temsilcisi' sıfatıyla Cenevre'ye gider. Tüm harcamalar sendikaların bütçelerinden karşılanır. Cenevre'de 5 yıldızlı otellerde kalınır. Harcırah olarak da kişi başına günlük 300 dolar alınır. Heyette dil bilen olmaz. Bu nedenle komite toplantılarında kimse görev alamaz. Yorum yapmaya gerek var mı?

Emekliliğimi beklerken nasıl sağlık hizmeti alırım?
KISMİ yaşlılık aylığı için 3600 prim günü tamamladım, 59 yaşımı dolduracağım 02.06.2014 tarihini bekliyorum. Emekliliğimi beklediğim bu süre içinde sağlıktan nasıl yararlanabiliriz? Mustafa Vatansever
Aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az ise Yeşil Kart için başvurup, Yeşil Kart Kanunu kapsamında sağlık hizmeti alırsınız.
Aile içindeki gelirin kişi başına düşen tutarı; asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında ise asgari ücretin üçte birinin yüzde 12'si tutarında (27,72 TL); asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında ise asgari ücretin yüzde 12'si tutarında (83,16 TL); asgari ücretin iki katından fazla ise asgari ücretin iki katının yüzde 12'si tutarında (166,32 TL) genel sağlık sigortası primi ödeyerek genel sağlık hizmeti alabileceksiniz.

Ekonomik nedenle işten çıkarılan işçinin yerine yeni işçi alınması
YAZILARINIZI zevkle okuyorum. Vatandaşlara büyük yardımda bulunuyorsunuz. Bir yakınımın durumuyla ilgili olarak yardım istiyorum.
Yakınım SSK'dan emekli idi. Bir işyeri ile her yıl tekrarlanan sözleşme ile çalıştı. Maaşı yedi yıl boyunca düzenli olarak bankaya yatıyordu. Ancak aldığı net maaş, her yıl asgari ücretin net tutarından 75 TL azdı. Akrabam itiraz etmedi. Geçenlerde ekonomik kriz nedeniyle işveren sözleşmeyi iptal etti. Sadece son hak ettiği işlemiş maaşını bankaya yatırdı. Hemen aynı gün aynı işe dört misli aylıkla yeni personel aldı. Bu suç değil mi?
Yedi yıllık sözleşmeli çalışması karşılığı her yıl için bir maaş kıdem tazminatı hakkı yok mu? Eksik aldığı fark ücretin tahsili mümkün müdür? Ne yapılabilir? İş mahkemesinde dava mı açmak gerekir? Kemal Taşçı
İşyerinde çalışan işçi sayısı otuz ve daha fazla ise gösterilen işten çıkarma nedenin geçerli olmadığına ilişkin işe iade davası açılabilir. Zira yakınınız ekonomik nedenle işten çıkarılmış, yerine başkası alınmış. Çalışan sayısı otuzdan az ise kötü niyet tazminatı talep edilebilir. Sözleşmeler sürekli yenilendiği için 'zincirleme akitler' hizmet sözleşmesini belirsiz süreli hizmet akdine dönüştürür. Ekonomik nedenle sözleşme iptal edildiğine göre kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. Maaşların eksik ödendiğinden eminseniz bunu da ayrıca dava konusu yapabilirsiniz.

GÜNÜN SÖZÜ
'Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse akıllıdır.'   
 ( Lao-Tsze)