AKÅžAM | YASAM | 31 TEMMUZ 2009, CUMA
Özellikle Reha Muhtar’ın köÅŸe yazıları yüzünden sokakta sigara içmekten korkar oldum. Öyle bir yazıyor ki, artık sigaranın adını aÄŸzımıza almak bile medeniyetsizlik göstergesiymiÅŸ gibi…
GÜLÜM DAÄžLI gulumdagli@gmail.com
Sigara yasağı yüzünden evden çıkmıyorum. O iÅŸleri bıraktım artık. Dışarı çıkarsam sanki cebimden sigara paketimi düÅŸüreceÄŸim, birden aiaiaiaiai sirenleri çalmaya baÅŸlayacak, polisler gelip beni tutuklayacak, apar topar karakola götürecekler ve olaylar en kötü Stephen King romanlarındaki gibi geliÅŸecekmiÅŸ gibi geliyor... Bana mevzu böyle aksettirildi. Özellikle Reha Muhtar’ın köÅŸe yazıları yüzünden sokakta sigara içmekten korkar oldum. “Dünyanın hiçbir yerinde kalmadı böyle ÅŸey!” diyor… Öyle bir yazıyor ki, artık sigaranın adını aÄŸzımıza almak bile medeniyetsizlik göstergesiymiÅŸ gibi… Sanki açık mekanlarda içsek bile insanlar bize “Iyk ne pis ÅŸey!” diye bakacaklarmış, bizi hep aÅŸağılayacaklarmış, kimse bizi öpmek istemeyecekmiÅŸ gibi… Tanrım, ne felaket!
Ben de öyle sigara tiryakisi filan deÄŸilim esasen… Günde en fazla 7-8 tane yakarım… O da sadece bir ÅŸeyler içerken ve yazı yazarken… Ama hani olur ya, biri “yapma!” dedi mi illa ki yapmak istersiniz... “Gitme” dedi mi, muhakkak gidersiniz… Åžimdi bana, “içme!” dedikleri için psikolojik olarak canım sürekli sigara istiyor. Yasak baÅŸladığından beri daha çok içiyorum! Günde 1 pakete ulaÅŸmadan bırakmak istiyorum ama tamamen ters etki altındayım.
BÖLSEK NE OLURDU?
Halbuki ne olurdu mekanların iki bölümü olsaydı… Benim sosyal hayatım sonsuza dek bitmeseydi… Mekanların bir tarafında sigara içilseydi de öteki tarafında içilmeseydi… İçilen tarafa saÄŸlam bir havalandırma sistemi kurulması ÅŸart koÅŸulsaydı… Kırk kere yazıldı çizildi aynı ÅŸey… Dünyanın en geliÅŸmiÅŸ ülkelerinde bile, belirli bir havalandırma mekanizması kurmak ÅŸartıyla sigara içenler için ayrı bir bölüm açılmasına izin veriliyor… Biz bu kadar sert bir uygulama yapan çok az ülkeden biriyiz… Her ÅŸeyde çok medeniymiÅŸiz, her konuda bir numaraymışız gibi, bu kadar katı bir modeli alıp Türkiye’ye uyarlamanın ne alemi var? İnsanlar dışarıda parasızlıktan, iÅŸsizlikten sürünüyor; hormonlu meyveleri, çürümüÅŸ sebzeleri yiyorlar, hastalıklarını tedavi ettiremiyorlar; sen daha sigara yasağı, kapalı mekan, dumansız hava sahası, zart zurt diye tepiniyorsun… Dışarıda bu kadar araba karbonmonoksit gazı salarken, sigara dumanına takıyorsun kafayı...
Åžimdi düÅŸünüyorum da… Hayatımın ilerleyen bölümlerinde tekrar kapalı bir mekanda yemeye içmeye gidersem (çok zorda kalmadıkça gitmeyi düÅŸünmüyorum ama tekliflere açığım hahah!), sigara içmek için kapı önüne çıkmaktan hiç gocunmam herhalde. Bazıları bunun ileride sınıf göstergesi olacağını söylüyor… Kapı önünde sigara içenler ikinci sınıf insan muamelesi görecekmiÅŸ sözde… Bence içeride yalnız başına oturan tek tük saÄŸlıklı insanlar asosyal gibi görünecek ya, neyse… Kapı önünde çok pis muhabbet döneceÄŸini, hatta ayaküstü flörtleÅŸmeler yaÅŸanacağını düÅŸünüyorum. SaÄŸlam romantik komedi arÅŸivimden böyle sahneler kalmış aklımda…
Sigara yasağının kiÅŸisel sonuçları
Sigara yasağı yüzünden evden çıkmıyorum, evet... Zaten minimum seviyede olan sosyal hayatım tamamen bitmiÅŸ durumda… Bütün gün amaçsızca internette dolaşıp bir ÅŸeyler okuyorum, sigara içiyorum ve sonra yeniden sigara içiyorum… Bazı yeni alışkanlıklar ve davranış ÅŸekilleri de geliÅŸtirdim tabii. Sosyal hayatım ÅŸöyle ilerliyor: