AKÅžAM | YASAM | 31 TEMMUZ 2009, CUMA
Amerika BaÅŸkanı Barack Obama Harvardlı profesör Gates ile bir polis memuru olan Crowley’i Beyaz Saray’a bira içmeye davet etti. Oysa ÅŸimdiye kadar kampanyaya 200 bin dolar bağış yapanların bile Beyaz Saray’a davet edilmediÄŸi olmuÅŸtu.
Aslı E. Perker asliperker@yahoo.com
Dün akÅŸam Amerika’nın pek çok barında litrelerce alkol tüketilirken 1600 Pennsylvania Avenue adresinde de geçen haftaya damgasını vuran üç adam Budweiser biralarını yudumluyordu. Barack Obama dün akÅŸam ünlü Harvard’lı professor Henry Louis Gates ile iki hafta önce yanlış bir ihbar üzerine profesörü tutuklayan polis memuru James Crowley’i Beyaz Saray’da bira eÅŸliÄŸinde ağırladı.
Kısaca hatırlatmak gerekirse olay ÅŸöyle cereyan etmiÅŸti: Bir kadın 911’i arayıp mahallesindeki bir eve iki hırsız girdiÄŸini düÅŸündüÄŸünü söyledi. Bunun üzerine Cambridge polisinden Crowley olay yerine giderek aslında evin sahibi olan Gates’i itirazlarına raÄŸmen tutukladı. Böylece olay bir ırkçılık tartışmasına dönüÅŸtü. Normal ÅŸartlar altında ülkenin baÅŸkanını fazla içine çekemeyecek konu Obama “Aptalca bir tutuklama” yorumunu yaptığı için bir anda çığ gibi büyüdü, baÅŸkanın olayın iki tarafını da Beyaz Saray’a davet etmesiyle sonlandı. Amaç iki tarafın konuÅŸmasını ve anlaÅŸmasını saÄŸlamaktı.
Åžüphesiz bu davetin en önemli nedeni Obama’nın bir anda beyazların desteÄŸini büyük ölçüde kaybetmesi oldu. Bunun dışında yapılan anketlerde halkın yüzde 41’i bu yorumu doÄŸru bulmadığını söylerken sadece yüzde 29’u onayladığını belirtti. Halen krize karşı net bir çözüm bulamamış ve psikolojik moralden yemeye devam eden Obama panikledi haliyle ve arkadaÅŸları biraya çağırdı.
Harvardlı profesörün Beyaz Saray’a baÅŸka bir zamanda konuk olması ihtimaller içerisindeydi de, polis memuru Crowley bunu ancak rüyasında görebilirdi aslında. Zira Beyaz Saray öyle baÅŸkanların her önüne geleni davet ettiÄŸi bir yer deÄŸil. Kimisi yüzbinlerce dolar bağış yaptığı halde o kapıdan içeri girme ÅŸansını bulamayabiliyor bile. Amerika’nın en önemli binası her ne kadar baÅŸkan ve eÅŸinin yuvası olsa da eve gelen misafirlerin muhakkak bir listesinin verilmesi bekleniyor. ÖrneÄŸin Hillary-Bill Clinton’ın kızları Chelsea’nin Beyaz Saray’da kaldığı sürece 72 arkadaşını akÅŸam yatıya davet ettiÄŸi Beyaz Saray tarafından açıklanmış bir bilgi.
Ülkenin ana karargahının ÅŸimdiye kadar hakkını en iyi veren baÅŸkan ve eÅŸi, ÅŸüphesiz John F. ve Jacqueline Kennedydi. First Lady olduÄŸunda sadece 31 yaşında olan Jacqueline Beyaz Saray’a yepyeni bir tarz ve yönetim getirmiÅŸti. İç dekorasyonda yeniliklerin yanı sıra mutfaÄŸa derhal bir Fransız aÅŸçı sokulmuÅŸtu. Yeni evlerine yerleÅŸir yerleÅŸmez misafir kabul etmeye baÅŸlayan bayan Kennedy’nin ikinci davetlisi, New York Åžehir Balesi’nin kareografı George Balanchine, çiftin tarzını ortaya koyuyordu.
Kennedyler döneminde ilk kez yemek odasına bar kurulmuÅŸ; martini, bourbon ve ÅŸampanya servisi için barmenler ayarlanmıştı. Sigara içenlere cesaret vermek için saÄŸa sola da kültablaları serpiÅŸtirilmiÅŸti.
Kennedylerin yatılı misafirleri de oluyordu elbette. Ancak çift bazen insan ağırlamaktan o kadar yorgun düÅŸüyordu ki Jacqueline ikinci kattaki bazı odaların kapı pervazlarının üst kısmına boÅŸ boya tenekeleri koyduruyor, duvarlara medivenler dayıyorü evde tadilat varmış süsü veriyordu.
Beyaz Saray’a davet edilenlerin tıpkı Barack Obama’nın dün akÅŸamki davetlileri gibi sosyopolitik anlamları da oluyordu elbette. ÖrneÄŸin 1929-1933 yılları arasında baÅŸkanlık yapan Herbert Hoover Beyaz Saray’a bir milletvekilinin zenci eÅŸini davet ettiÄŸinde Texas Eyaleti yasama meclisi büyük tepki vererek baÅŸkanı tanımayacaklarını bildirdi. Çok zengin bir iÅŸadamı olan Hoover buna aldırmayacaktı. BaÅŸkanlık maaşını bile hayır kurumlarına bağışlayan baÅŸkanın diÄŸer insanların onun hakkında ne düÅŸündüÄŸü pek de umurunda deÄŸildi. EÅŸiyle kendisi Beyaz Saray’daki davetlilerin önünde ne zaman özel bir mevzudan bahsetmek isteseler Çince konuÅŸurlardı.
Thomas Jefferson ise ülkenin geleceÄŸinde önemli rol oynayan bir planı evinde iki yıl ağırladığı bir misafiriyle hazırlamıştı. Beyaz Saray’ın ikinci ev sahibi Jefferson evin doÄŸu kanadında iki yıl ağırladığı Meriwether Lewis ile Louisiana eyaletini Fransızlardan nasıl alabileceÄŸinin planlarını yapmıştı. Åžu anki halinden çok daha büyük olan Louisiana eyaleti böylelikle 1803 yılında Fransızlardan 11 milyon 250 bin dolara satın alınmış oldu. O zaman henüz Kongre satın alımda gereken parayı onaylamadığı için Jefferson ile Lewis geceleri geç saatlerde, herkes yataÄŸa çekildikten sonra projenin üstünde çalışıyordu.
Beyaz Saray’ın önemli tarihi misafirlerinden biri de Winston Churchill’di. Churchill ve karısı Rooseveltlerle iyi arkadaÅŸtılar. SavaÅŸ süresince pek çok kez Beyaz Saray’ı ziyaret ettiler. Yemek yapmaktan pek anlamayan, hatta aslında pek hoÅŸlanmayan Eleanor Roosevelt’in iÅŸtahıyla tanınan Churchill’e hot dog ikram ettiÄŸi söylenir. Aralarındaki samimiyetin tek göstergesi bu deÄŸildir. Churchill kendisine verilen misafir odasında bir kaç kez çıplak çalışırken yakalanmış ve çalışanlara genel bir rahatsızlık yaÅŸatmıştır.
Beyaz Saray’ın misafirperverliÄŸiyle tanınan baÅŸka bir çifti Reagenlardır. Yüzlerce misafiri müthiÅŸ bir zerafetle ağırlayan çift baÅŸkentin en büyük evine anı fotoÄŸrafını getiren ilk BaÅŸkan ve First Lady olmuÅŸtur. Her gelen çifti kapıda karşılarlar ve tam el sıkışırken ya da yanaÄŸa öpücük konudururken fotoÄŸrafçıya yandan gülümseyerek o anın karelenmesini saÄŸlarlar. Misafirler evden ayrılmadan önce kendileri için hazırlanmış parlak fotoÄŸrafı alarak evlerinin baÅŸ köÅŸesine koymayı ihmal etmezler. Reagenlar böylelikle bir Hollywood geleneÄŸini Washington’a taşımışlardır.
Yıllar içerisinde ünlü isimlerle dolup taÅŸan Beyaz Saray’ın bana göre en güzel misafirlik hikayesi ise Edith Galt’a aittir.
Amerika BirleÅŸik Devletlerinin yirmi sekizinci baÅŸkanı Woodrow Wilson son derece duygusal bir adamdı. 1885’te evlendiÄŸi eÅŸi Ellen Louise’e baÄŸlılığı herkes tarafından biliniyordu. Ellen Louise 1914’te öldüÄŸünde Beyaz Saray’da yaşıyorlardı. Wilson eÅŸini kaybettikten sonra büyük bir depresyona girdi. Yemekten içmekten kesilmiÅŸ, sık sık ölmekten bahsediyordu. Onun bu halini gören aile doktoru ve eski arkadaşı Cary Grayson ölmeden önce Ellen’a verdiÄŸi sözü hatırladı. Ellen ölüm döÅŸeÄŸinde Wilson’dan tekrar evlenmesini istemiÅŸti. Bununla da yetinmeyip Dr. Grayson’dan kocasına iyi birisini bulmasını istemiÅŸ ve söz verdirmiÅŸti.
Grayson tanıdığı ve güzelliÄŸinden ÅŸüphe etmediÄŸi, aynı zamanda ünlü kızılderili karakter Pocahontas’ın torunu olan Edith Galt’ı bir gün hiçbir ÅŸey söylemeden Beyaz Saray’a davet etti. Bahane ise hazırdı: Edith eski First Lady zamanında onun sekreterliÄŸini yapmış olan ve Wilson’ın da kuzeni olan Helen ile tanışacaktı. Malikaneye geldi, asansöre bindi. Tam inerken BaÅŸkan Wilson ile karşılaÅŸtı. Wilson da en az onun kadar hazırlıksız yakalanmıştı. Galt daha sonra o anı, “Bir köÅŸeyi dönüyorsun ve kaderin deÄŸiÅŸiyor” diye anlatacaktı. AÅŸkları kısa sürede yol aldı, Edith’in bir baÅŸka Beyaz Saray ziyaretinde evlenme teklifini kabul etmesiyle noktalandı.
Anlayacağınız 1 Kasım 1800 tarihinde bitirilen Beyaz Saray politik, sosyolojik, romantik sebeplerden dolayı pek çok konuk ağırladı. Ancak tüm dünyanın en iyi tanınan evi olmasına raÄŸmen aslında hiçbir zaman tam olarak birilerinin “ev”i olmayı da baÅŸaramadı.