Bir keresinde Halit RefiÄŸ usta 'güzelliÄŸin formülü' için ÅŸöyle bir yaklaşım getirmiÅŸti: 'Güzellik = SaÄŸlık + Kültür'...
Hangi kültür çevresinden geliyorsanız, 'güzel' ona göre deÄŸiÅŸiyordu... 'SaÄŸlık' ise 'doÄŸru doÄŸal orantıları' ve insanın 'Fiziki, ruhi, ekonomik ve sosyal iyilik hali'ni (Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün tanımından esinlenme...) anlatıyordu...
'Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca!' türünden ilkel deyiÅŸler tabii ki bu kapsamın dışındaydı...
Türkiye'de zaman zaman medyamız tarafından jüriler kurulup, 'kerametleri kendilerinden menkul' en 'seksiler' , 'güzeller', 'çekiciler' belirlenir...
Hatta bazen ciddi tartışmalara yola açacak tercihler, insanların ÅŸaÅŸkın bakışları arasında gazetelerin birinci sayfalarında yer bulur... Bir zamanlar Turgut Özal'ı en seksi erkek seçmiÅŸlerdi... Sonraları da Ahmet Mete Işıkara'yı...
Yanılmıyorsam Semra Özal ve Nazlı Ilıcak Hanımlar da o listelerde boy göstermiÅŸlerdi... Tabii bunların hiçbiri hiçbir zaman bu tür 'seçmelere' aday olmamışlardı... Olay 'gıyaplarında' cereyan ediyordu...
Yabancı eÄŸlence kanalı E, neredeyse her gün bu tür listeler yayınlar. Ancak listelerde yer alanların iÅŸi show business'tir (gösteri dünyası)... Hayli 'eÄŸlenirsiniz' o listeleri izlerken...
Oysa Hürriyet'in dün yayınladığı 'YaÅŸayan En Seksi 50 Kadın - 50 Erkek' Listesi son derece eÄŸlenceli, ancak medyamız adına bir o kadar da düÅŸündürücüydü...
EÄŸer böyle bir sıralamada ne iÅŸleri olduÄŸunu bilmeyen bir dolu insan varsa, o listede bir 'yanlış' var demektir.
Gösteri dünyasıyla, 'göstermekle' hiçbir ilgileri olmayan Nevbahar Koç Hanım'ı ve eÅŸleri Ali Koç'u, babaları Rahmi Koç'u, Saadettin Saran'ı, Fatih Terim'i, Oya Eczacıbaşı Hanım'ı ve de AyÅŸe Arman, Güneri CıvaoÄŸlu, UÄŸur Dündar, Ahmet Hakan, ErtuÄŸrul Özkök gibi gazetecileri o listede sunan zihniyet, özellikle gençlere hangi mesajı vermeyi amaçlamaktadır, anlaşılır gibi deÄŸildir...
Gelelim iÅŸin eÄŸlenceli yanına... Benim liste ile bir baÅŸka itirazım da sıralama ile ilgili tabii ki (!)... Banu Güven kesinlikle 26'ıncı sıradan deÄŸil, haddi hakkını yiyip birinciliÄŸi vermediler, hiç olmadı ilk üçten girmeliydi listeye... Ayrıca Ahmet Hakan'ın ErtuÄŸrul Bey'den daha seksi bulunmuÅŸ olması, hem de bu gerçeÄŸin kendi gazetelerinde 'ikrar' edilmesi, sevgili Ahmet kardeÅŸimizin kariyer planlaması açısından umarız bir tehdit unsuru oluÅŸturmaz. Ben Ahmet'in yerinde olsam, benim öÄŸle yemeklerinden birinde yanımdaki arkadaşın tabağından patates kızartması 'aşırdığımı' ifÅŸa etmekle uÄŸraÅŸacağıma, bu listelerde patrondan önde yer almamaya çalışırdım. Bir de üstelik Büyük Jüri'de görev almışsam...
Bu seçimde hangi seksilik kriterlerine göre karar verildi acaba? Halit Bey keÅŸke burada da bir racon kesebilseydi... Çünkü popüler kültür demek, körün tuttuÄŸunu öpmesi demek deÄŸildir; onun da ilkeleri, kriter setleri, 'anlamlayan pratikleri' (Bkz. B. Brecht ve tabii ki İzzet Yasar) vardır...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.