Modern yaÅŸamanın DNA'sını en iyi çözümleyen yayınların başında gelen Monocle dergisi temmuz-aÄŸustos yaz edisyonunda yıllık olaÄŸan yaÅŸanabilecek en iyi ÅŸehirler listesini yayınladı. Bu yıl listenin bir numarasında Zürih yer alıyor. İnsanın listeye bakarken doÄŸal olarak gönlünden İstanbul'u da görme arzusu geçiyor. Ama ÅŸehirlerin seçiminde hangi kriterlerin kullanıldığı ve sıralamanın nasıl yapıldığını okuyunca da listede İstanbul'un bulunmamasının bir sürpriz olmadığını anlıyorsunuz.
Halbuki bu derginin muhabirlerı sıkça İstanbul'a gelip yaÅŸamın içinden güzel haberler de yapıyor, derginin yayın yönetmeni Tyler Brule, İstanbul'u dikkatle izliyor.
Bir ÅŸehri yaÅŸanabilir kılan en baÅŸta gelen özellik, ÅŸehirde toplam yaÅŸam kalitesini yükselten bir ortam olması. Zürih'in birinci seçilmesindeki bazı özellikler ÅŸöyle...
Åžehirde çok kaliteli konutlar bulunması, toplu taşımacılık sisteminin olaÄŸanüstü yaygın ve kaliteli olması. (ÖrneÄŸin; trenleri yüzde 96 düzeyinde 'dakik olma' oranına ulaÅŸmışlar. Ve üstelik bu oranı bile daha da yükseltmeye uÄŸraşıyorlarmış.) Åžehrin merkezinde çok güzel bir göl var. (Biliyorum bizde de BoÄŸaz var diyorsunuz ama bu kendi başına yetmiyor. Bunu nasıl kullandığınız ve onu nasıl hayatın içine kattığınız çok daha önemli.) Çok kullanıcı dostu olan ve sistematik çalışan bir havalimanı var. (İstanbul'da da altyapısı tam olan bir havalimanı var ama kültür oluÅŸmadığı için bu bile zaman zaman ÅŸehirlerarası otobüs durağına benzer görünümler verebiliyor.)
Ayrıca Zürih güzel küçük sinemalarla dolu. Birçok barı da var ve nüfusu çok farklı kökenlerden insanlardan oluÅŸuyor. ÇeÅŸitlilik var ve dolayısıyla kültürel hayatı çok zengin. (Biz Kürt nüfusumuzla barışmaya daha yeni baÅŸlayabildik.) Åžehir lezbiyen bir belediye baÅŸkanı seçecek kadar açık fikirli, ÅŸehri yönetenler yeÅŸil politikalara çok duyarlı ve hava kalitesini durmadan iyileÅŸtirecek kararlar alıyorlar. Orta fiyatlı lokanta sayısı hayli fazla ve ÅŸehirde alışveriÅŸ hayatı çok canlı. Böylece Zürih bu yıl yaÅŸanabilecek en iyi ÅŸehirler listesinin başında yer alıyor.
Monocle listesi
1-Zürih
2-Kopenhag (Geçen yılın birincisi)
3-Tokyo
4-Münih
5-Helsinki
6-Stockholm
7- Viyana
8-Paris
9-Melbourne
10-Berlin
11-Honolulu
12-Madrid
13-Sidney
14-Vankuver
15-Barcelona
16-Fukuoka
17-Oslo
18-Singapur
19-Montreal
20-Auckland
21-Amsterdam
22-Kyoto
23-Hamburg
24-Cenevre
25-Lizbon
Bir tane bile İtalyan şehri yok
Listede İtalya'dan hiçbir ÅŸehrin yer almaması çok ÅŸaşırtıcı. Bunun nedenini okuyunca, İstanbul'un neden listeye giremediÄŸini anlıyorsunuz. Roma baÅŸta olmak üzere İtalyan ÅŸehirlerinde çok canlı bir kültür yaÅŸamı var. Yeme- içme sektörü gayet tabii ki müthiÅŸ canlı ama İtalyan ÅŸehirleri çok düzensiz. Özellikle trafik çok anarÅŸik ve araba fazlalığı var. ÖrneÄŸin Paris'te her 100 kiÅŸiye 26 araba düÅŸürken Roma'da her 100 kiÅŸiye 70 araba düÅŸüyor.
Anlayacağınız bir ÅŸehrin yaÅŸanabilir ilan edilmesi için birçok faktörün aynı anda bir araya gelebilmesi gerekiyor. Sadece bir boyutun öne çıkması, örneÄŸin İstanbul'da olduÄŸu gibi zengin tarih ve canlı gece yaÅŸamı yeterli olamıyor.
O yüzden dersimizi iyi çalışıp toplam yaÅŸam kalitesini artırma üzerine kafa yormalıyız.
Sokakları suçlulardan geri almak
Zürih'te bir yılda 7 cinayet iÅŸlenmiÅŸ. İstanbul'daki sayıyı bilmiyorum ama haftada 7 derlerse ÅŸaşırmam, hatta artık günde 7 cinayet oluyor derlerse ona da ÅŸaşırmayacağım. Geçenlerde Taksim BeyoÄŸlu'nda Alman vatandaşının herkesin gözünün önünde bıçaklanması, İstanbul'u bırakınız modern olmaktan çıkarmayı, taÅŸ devrine bile götürdü diyebiliriz. Kaliteli ÅŸehirlerde toplam yaÅŸam kalitesini yükseltme ÅŸartları arasına açık fikirli nüfus bulunması ÅŸartı getirilirken o gün katil, bir imparatorluÄŸun merkezi olan ÅŸehrimizde 'sadece bir Hıristiyan öldürmek istediÄŸini' söyleyerek cinayet iÅŸleyebiliyor.
Sokakları potansiyel suçlulardan geri almalıyız. Bunun nasıl yapılabileceÄŸini de New York örneÄŸini inceleyerek keÅŸfedebiliriz.
New York deneyimi
Bir zamanlar New York ÅŸehri olaÄŸanüstü tehlikeli bir ÅŸehirdi. Sokakta sadece yürümek bile bir intihar giriÅŸimi olarak görülebiliyordu. Süreç içinde ÅŸehir temizlendi. Bunu sadece polisiye tedbirlere baÄŸlamak çok yanlış olur. Polisiye tedbirler de sıklaÅŸtırıldı tabii ki ama ÅŸehrin kültürü de deÄŸiÅŸtirildi. (Kültür kayması yaÅŸandı) Åžehrin potansiyel suçlularının en fazla bulunduÄŸu noktalarına birtakım teÅŸviklerle barlar, kafeler ve lokantalar açıldı. Bunların sokaÄŸa masa koymalarına izin verildi ve sokakta yaÅŸamak fikri desteklendi. Böylece sokaklar suçluların iÅŸgalinden kurtarıldı.
Bryant Park
New York'a giderseniz mutlak gezeceÄŸiniz 42. Cadde ile 5. Bulvar'ın kesiÅŸtiÄŸi noktada bulunan Bryant Park'ı da göreceksiniz. Polisin de teÅŸvikiyle parkta çimenlerin üstüne bırakılmış yüzlerce açılır kapanır iskemle ve fast-food yiyeceklerin satıldığı noktalar göreceksiniz. Åžehirdeki meÅŸhur yıllık geleneksel 'Moda Haftası' da parka kurulan çadırın içindeki defile ile yapılır. Ayrıca havalar müsait olunca açık havada film gösterileri vardır. Bir zamanlar bu park ÅŸehrin suç merkezi gibiydi. Hatta gece bir saatten sonra parka girmek kesin ölüm anlamına geliyordu. Åžehrin politikası gereÄŸi sokak yaÅŸamı canlandırıldı. Parkta potansiyel suçlular azınlığa düÅŸürülüp, hareket edemez hale geldiler ve orayı tamamen terk etmeye zorlandılar.
Broadway'de oturma alanı
Son gittiÄŸimde gördüm, ÅŸehrin en fazla turist dolaÅŸan Broadway'de ÅŸehir yetkilileri olaÄŸanüstü araba trafiÄŸine raÄŸmen caddenin bir bölümünü trafiÄŸe kapatıp oturma alanı haline getirmiÅŸler. Yani aynısı denenmiÅŸ ve baÅŸarılı olmuÅŸ yöntem uygulanıyor hala daha.
Pastis ve civarı
ÇoÄŸunuzun 'Sex and The City' dizisinden bileceÄŸiniz Pastis bistrosu bugün ÅŸehrin en ilgi gören yerlerinden biri. Bistronun bulunduÄŸu bölgeye 'Meat packing' bölgesi deniliyor. Eskiden burası hayli karanlık bir görünüm veriyordu. Hatta ben bir gece Rana ile burada bir gece kulübüne gitmek için yürürken, ısınmak için yakılan çöplerin başına toplanmış bazı adamların yanında durmak zorunda kalmıştık. Çünkü karşı kaldırımdan görünümleri hiç de hoÅŸ olmayan insanlar geliyordu. Sokaklar tamamen karanlıktı. Bu dediÄŸim 1980'li yıllarda başımıza geldi. Bu bölgede Pastis gibi şık bar ve restoranların açılması teÅŸvik edildi ve yavaÅŸ yavaÅŸ şık insanlar bölgeye geldi. Polis varlığı ile desteklenen sokaklarda yürümeye baÅŸladılar, suçlular yine kaçtı.
İstanbul'da da aynı şeyi yapalım
Bu yöntemin baÅŸarılı olduÄŸunu artık kabul edelim ve İstanbul'da da aynı uygulamayı bir an önce yapalım. ÖrneÄŸin; BeyoÄŸlu'nda daha çok lokanta ve barın dışarıya masa çıkarmasını teÅŸvik edelim. Hatta belediye ÅŸehir mobilyaları koyarak sokakta oturup dinlemeyi (bunun alışveriÅŸe etkisinin olumlu olduÄŸu biliniyor) teÅŸvik etsin. TrafiÄŸe tamamen kapatalım BeyoÄŸlu'nu, birçok festival ve konserler düzenleyelim. O sokakları potansiyel suçlulardan kurtaralım.
Sokakta canlanacak yaÅŸamı polis varlığı ile de destekleyelim. Polis sokakta eÄŸlenenleri koruyucu görev yapsın. Åžehrin her kritik bölgesinde yeni politikaları izleyerek ÅŸehrimizin toplam yaÅŸam kalitesini orta-uzun vadede artırabiliriz.