Dünkü yazımın 'Bugüne kadarki en iyi Sezen Aksu konseri' baÅŸlığı yanlış olmuÅŸ. GördüÄŸümü deÄŸil duyduÄŸumu yazmıştım. Gittim gördüm. En iyi Sezen Aksu konseri deÄŸil; tüm zamanların en iyi gösterisiydi. O yıldızlar geçidini bu kadar muhteÅŸem bir iç tutarlılıkla Sezen Aksu'dan baÅŸkası bir araya getiremezdi: Fahir AtakoÄŸlu, Erkan OÄŸur, Aykut Gürel ve Seden Gürel, Orhan TopçuoÄŸlu, Fatih Ahıskalı, Özer Arkun, Serdar Barçın, Göksun Çavdar, Cem Tuncer, Murat Yeter...
Konserin sonunda Proje Koordinatörü Rıza Okçu ile sohbet ettik. Rıza Okçu'yu daha önce İncesaz aracılığıyla tanımıştım. Konser sonrasındaki sohbetimizle farkına vardığım ÅŸu özelliÄŸi nedeniyle Okçu'yu daha çok sevdim: Yaptığı iÅŸ ile yaptığı iÅŸin fikriyatı arasında irtibat arayan ender prodüktörlerden biriydi. 1977 yılında benim de muhabir olarak çalıştığım Hey Dergisi ciltleri arasında bulup da okuduÄŸu bir Sezen Aksu röportajını hatırlattı. 32 yıl önce Sezen demiÅŸ ki: 'Bir gün hafif müzik ile Türk müziÄŸinin makam çizgisini birleÅŸtireceÄŸim.'
Pop müziÄŸinde henüz varlık göstermeye baÅŸlamış o yaÅŸtaki bir genç kızın böylesine yüksek bir hedef koyması gerçekten de ÅŸaşırtıcıydı. Laf, Sezen Aksu'ya zaman zaman çeÅŸitli cephelerden gelip de saman alevi gibi sönen saldırılara geldi. Sezen'in hiçbir zaman bir Maria Callas, Ima Sumak ya da Kiri Te Kanawa türünde sadece sesine odaklı bir sanatçı olmayı hedeflemediÄŸini ve ömrünü Türk popüler müziÄŸini geleceÄŸe taşıyacak olan farklı üslup denemelerine vakfettiÄŸini konuÅŸtuk. Hal böyleyken Sezen Aksu'ya neden yüklenildiÄŸini anlamak zordu. Akla tek bir açıklama geliyordu: Sezen Aksu'nun bu arkadaÅŸları rahatsız etmesi.
Söz, Rıza Okçu'nun 'Sezen Aksu ve ArkadaÅŸları' konserini deÄŸerlendirmesine geldi: 'Son otuz yılın soundtrack'i bu. Sezen'in klasikleÅŸmiÅŸ, pop klasiÄŸi olarak anılan yüzden fazla bestesi var. Kendisini ve pek çok ÅŸarkıcıyı ÅŸöhrete kavuÅŸturmuÅŸ olan toplam dokuz yüze yakın eser sahibi.'
Gerçekten de bu konser, Sezen Aksu dünyasının ve bu dünyadaki yıldızların bir resmi geçidiydi. Rıza'nın Sezen için Avrupa'da düÅŸündüÄŸü kariyer yolu da mantıki gözüktü.
Gelelim Sezen'den vazgeçmiÅŸ olanlara ya da Sezen'e yolu hiç düÅŸmemiÅŸ olanlara... İstenildiÄŸi kadar saldırılsın; o her türlü ÅŸüpheden ari bir vatandaÅŸ haline gelmiÅŸtir. Bakınız: Elio Petri'nin ünlü filmi.