Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Fethullah Gülen TSK ile nasıl görüşsün: Mütevazı bir öneri

Bir süre önce TSK ile cemaat arasında diyalog yolunun açılması gerektiÄŸini yazmıştım.
Nedenlerimi de çok net belirtmeme raÄŸmen 'O da cemaate girdi', hatta gezmek için gittiÄŸim Amerika'da 'Fethullah Gülen ile görüÅŸtü' gibi söylentileri yine de çıkardılar.
Bunlar beni üzmez. Çünkü 'Cemaate girersem de size ne', görüÅŸtüysem 'E, evet görüÅŸtüm sizi ne alakadar eder' diyebilecek bir insanım ben.
Ama sadece boÅŸa harcanan söylenti çıkarılması enerjisine acıyorum. BoÅŸa harcanan mesaiye üzülüyorum. 'BaÅŸka iÅŸleri yok mu bunların?' diyorum...
Yine açıkça söyleyeyim; Fethullah Gülen ile görüÅŸme imkanına henüz kavuÅŸamadım ama bir gün görüÅŸmeyi umuyorum. Kendisini ziyaret edip konuÅŸma arzumu uzun süre önce aracılar vasıtasıyla iletmiÅŸtim. Ama izin çıkmadı ki, gidemedim. Tabii onun benimle neden görüÅŸmek istemeyebileceÄŸini anlamak da çok güç deÄŸil. Fakat görüÅŸülürse ortaya iyi bir sonuç ve ağırlıklı olarak edebi bir metin çıkacağını da biliyor, hissediyorum.
BoÅŸuna yaratılan söylentiler bir yana, TSK'nın Fethullah Gülen ile diyalog yolunu açması gerekliliÄŸi için verdiÄŸim neden ÅŸuydu:
Bugün ülkeyi içten içe kemiren bir büyük gerginlik var. Bu gerginlik ülkenin tüm enerjisini emip bitiriyor. Cemaat her zaman vatanseverliÄŸini vurgulamıştır. TSK ise malum... Onun tavrını yine yazmaya gerek yok. Ülkenin tekrar büyük olması için, iyiliÄŸi için ikisinin de ortak bir noktada uzlaÅŸmaları gerekiyor. Yoksa bu gerginlik sürerse Türkiye'nin geleceÄŸi karanlık olacak.
Fethullah Gülen'in bunu isteyebileceÄŸini sanmıyorum. Onun hakkında yazılmış hemen her ÅŸeyi okudum. Hayat hikayesi ve tavırları ülkesini sevdiÄŸini gösteriyor. Kendisine bir adım atıldığında o da atar diye düÅŸünüyorum.
Bir de ÅŸu var; TSK, kamuoyunda yapılan tüm araÅŸtırmalarda insanların en fazla güvendikleri kurum olarak ortaya çıkıyor. O oyları verenler arasında cemaatten insanların olduÄŸu da kesindir.
Bunun yanında cemaat de sivil yaÅŸamda insanların özgür iradeleri ile katıldıkları, en fazla güvendikleri, içinde huzur buldukları oluÅŸum.
Bu iki güven ortamının bir araya gelmesi ve Türkiye için bazı konularda anlaÅŸmaları ülkeyi kanatlandırır, uçurur.
Bunun alternatifi karanlık ve çöküntü olduÄŸundan bazılarına saflık olarak gelebilecek bu önerimi tekrarlamaktan çekinmiyorum. Beni gerçekçi olmamakla, saf olmakla, aptallık düzeyinde iyiniyetli olmakla suçlayabilecekler gayet tabii ki çıkacaktır. Bunu göze alıyorum çünkü alternatiflere baktığımda aklın yolunun gösterdiÄŸi yoldan gitmekten baÅŸka çaremin olmadığını da görüyorum.
GörüÅŸsünler, konuÅŸsunlar tamam ama askerler bunu ister gibi gözükmüyor. Büyük ihtimalle Abdullah Öcalan ile konuÅŸulacak yakın zamanda, TSK konuÅŸulması çok daha kolay olabilecek adımı atmaktan korkuyor gibi.
Peki; benim yine de iÅŸi çözmek için mütevazı bir önerim olacak.

Artık biliyorsunuz 3G teknolojisi var.
Geçenlerde Cumhuriyet gazetesinin yayın yönetmeni bu teknolojiyi kullanarak Zaman gazetesinin yayın toplantısına katıldı.
Ben de diyorum ki; askerler ile Fethullah Gülen, 3G teknolojisi aracılığıyla diyalog yollarını açsınlar. Yol bir defa açıldı mı gerisi mutlaka gelir diye düÅŸünüyorum.
Zaten deneyimlerin fiziksel olmaktan çıkarılması çağındayız. (Dephysicalisation of experience. Bu konuyu sonra iÅŸleyeceÄŸim.) 3G aracılığıyla görüÅŸülürse bu yöntem çok modern ve çağın anlamına çok uygun olur diyorum ben.
İddiamı sürdürüyorum; birbirlerini biraz daha iyi anlamaya baÅŸladıklarında aralarında var olduÄŸunu sandıkları uçurumun aslında olmadığını da görecekler.
Åžunu da belirtmeliyim-ki bunu hiçbir kelime, zeka oyunu planlamadan söylediÄŸimi bilmenizi özellikle istiyorum-3G teknolojisi aracılığıyla konuÅŸurlarsa belki o ilk görüÅŸmeden ülkede telefon dinlemelerinin sona erdirilmesi gibi bir karar bile çıkabilir.

Ece Üner'in eteÄŸi sorunsalı

Yazıyı bitirirken gazete geldi ve sürmanÅŸette Ece Üner'in fotoÄŸrafını gördüm. Bu bana minik bir nostalji yaÅŸattı. Bir ara onu sabahları seyredip hakkında küçük notlar yazıyordum. Biraz hep birlikte eÄŸlenelim ve evet; o da gülümsesin diye etek boyunu kafaya takıp yazılar yazıyordum.
Sonra etrafta ÅŸikayetler edildiÄŸini duydum. Ailesi kızıyormuÅŸ bu yazılara güya. Bunu duyunca 'Yapmayın yahu' dedim. 'Kızın kısa eteÄŸini görmediÄŸim günü kıyamet günü' olarak ilan etmiÅŸtim. Yani bunun tonundan bile, amacım kolayca anlaşılabilirdi deÄŸil mi? Bunun için olaÄŸanüstü bir zekaya ihtiyaç yok herhalde. Ama anlamadılar.
Ben de kızdım hem seyretmeyi hem de yazmayı bıraktım. Basit bir şakayı kaldıramayanlarla uğraşamam bu yaştan sonra.
E.. şimdi gazetenin birinci sayfasında kısa eteğiyle koskocaman fotoğrafı var. Bunu da benden bilip kızamazlar herhalde. Bir başka kıyamet sabahı o fotoğrafa bakıveririm. Kıyamet atlatılır, olur biter. Take it easy...



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3