Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Burjuva 'burjuvayım' demez

Bir anda 60'lı yıllara gittim. Hani Çin'deki kültür devriminin dünyayı ateÅŸten bir top gibi dolaşıp, gençlerin aklını ve ruhunu tutuÅŸturduÄŸu yıllar... Kültür Devrimi'nin özünü 'proletarya kültürünün burjuva kültürünü yok etme çabası'ydı diyerek özetler, bu iki kavramın altını çizerdim.
ÖÄŸrencilik yıllarımda müthiÅŸ bir Vandalizm ile klasik müzik LP'lerini (long play) kırıp parçaladığımız günü nasıl unuturum? ÅžaÅŸacak bir ÅŸey yok... Çin'deki yoldaÅŸlar ne yapıyorlarsa benzerini bizim Bern'de yapmamız kadar doÄŸal ne olabilirdi?
Mozart'lar, Beethoven'lar, Mahler'ler, Wagner'ler, Erik Satie'ler çöpe; Mahzuni'ler, Nesimi'ler, Aşık İhsani'ler plak gözlerine... Kim derdi ki, Çin'de proleter kültür devriminden bu kadar çabuk vazgeçilecek, burjuva kültürünün egemenliÄŸine kapılar bu kadar hızlı açılacak?.. Üstelik dünyada ve ülkelerinde kendilerine biat etmiÅŸ milyonlarca insanı piç gibi ortada bırakarak...
MÜSİAD BaÅŸkanı Erol Yarar'ın Star Gazetesi'ne verdiÄŸi röportaj, kültür meselelerinde kelam etmeden önce bir miktar tarih bilincinden nasiplenmiÅŸ olmanın ne kadar önemli olduÄŸunu düÅŸündürdü. GördüÄŸüm kadarıyla Dücane CündioÄŸlu (Yeni Åžafak - bu hafta sonu), Ahmet Arsan (Hürriyet Pazar), Ece Temelkuran (Milliyet),  BaÅŸkan'ın sözlerini köÅŸelerine taşıdılar. Özellikle fikirlerini demiyorum, sözlerini diyorum!..
Hadi gelin Erol Yarar'ın söylediklerini üç cümlede özetleyelim: Bir: Gerçek burjuva sınıfı biziz. İki: Bir lokma bir hırka felsefesi bize yutturulmuÅŸ bir zokadır! Üç: Mescitteki markalı ayakkabılar Türkiye'de bir devrimin habercisidir.
Tut kelin perçeminden!..
Dam üstünde saksaÄŸan!..
Dücane Bey iÅŸin ahlaki ve felsefi boyutuna gayet güzel girmiÅŸ. Onun bıraktığı yere bir iki ekleme yapalım. Bir: Kapitalist olmakla burjuva olmak aynı ÅŸey deÄŸildir. Burjuva olunmaz, doÄŸulur. Burjuvazinin birinci kriteri kesinlikle tüketim deÄŸildir. En iyi 'marka' tüketen, en iyi burjuva olmaz. İki: Tevazu, hoÅŸgörü, azla yetinme, hayır hasenatın reklamını yapmamak, burjuvazinin deÄŸil, İslam'ın deÄŸerleridir. Burjuva olacağım diye bu deÄŸerlerden vazgeçmeye kalkarsanız Dücane Bey'in verdiÄŸi örnekte olduÄŸu gibi jetskici Cüppeli Ahmet Hoca ile çakma tesettürlü AyÅŸe Arman arası bir yerlerde yolu kaybetmek iÅŸten bile deÄŸildir. 'İslami burjuvazi' oluÅŸamaz. Çünkü her iki kavramı besleyen deÄŸerler birbirinden tamamen farklıdır. Ancak Müslüman iÅŸadamı, Müslüman kapitalist, aslanlar gibi olur. Nitekim bizde de mebzul miktarda var... Üç: Marka, kapitalizmin en sofistike, en karmaşık ürünüdür. Onun için, avuç içi kadar İsviçre'nin çıkardığı marka sayısı, çakma ürünler ile tarihe geçmiÅŸ milyarlık Çin'den kat kat fazladır. Türkiye'den uluslararası bir markanın halen çıkmamış olmasının nedenini ülkenin sisteminde deÄŸil, belki de daha öncelikli olarak deÄŸerlerinde aramak gerekir. Pek çok diÄŸer G20 ülkesinde olduÄŸu gibi... Ekonomimiz dünyanın en büyüklerinden ama markamız yok. Mescitlerde görülen markalar da bizimkiler deÄŸil.
Bu tartışma sürecek. Tabii burjuva kültürü olmayan bir ülkede burjuva kültürü ne kadar tartışılabilirse!..

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3