AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-07-31
Bir futbolcu maçın kaderini değiştirebilir mi diye zaman zaman kendine sorarım. Ve futbol konusunda inandıklarımla tartışırım. Sonunda o futbolcu 'maçta büyük işler yaparsa, gol atar, gol attırırsa, ölümüne mücadele ederse, maçın kaderini değiştirebilir' diye sonuca varırım. İşte dün akşam maça çok kötü başlayan ve Gençlerbirliği karşısında özellikle ilk yarıda hemen hemen hiçbir şey yapmayan, yahut yapamayan, “şampiyon adayıyım” diye ortaya çıkan Sivasspor Murat Erdoğan'ın inanılmaz büyük desteğiyle maçı kurtardı.
Daha oyunun 10. dakikasında Murat soldan geldi, Musa Aydın'a Gençlerbirliği kalesinin hemen önünde 'al da gol at' dercesine nefis bir pas verdi.
Ama Musa inanılmazı yaptı, topu göklere dikti.
Şöyle bir hatırlarsak Musa Aydın aynı golü İstanbul Büyükşehir maçında gene kaçırmış, takımının mağlubiyetine neden olmuştu.
Acaba gene tekrarı mı olacak diye düşündüm. Ama Murat Erdoğan buna müsaade etmedi.
Fevkalade mücadelesinin sonunda güzel bir gol attı, attırdı da.
Sivasspor'un şampiyonluk ümidini gelecek haftaya taşımasını sağladı. Aferin Murat'a.
Kendisini yürekten kutlarım.
Sivasspor defansı bütün oyun süresince çok hatalar yaptı. Bilica yerini çok kaybetti. Petkoviç eğer şanslı olmasaydı; Momha, Jedinak ve Troisi'nin pozisyonlarının gol olması işten bile değildi. Sivasspor her şeyi kaybederdi.
Sivasspor'un orta sahasında oynayan Hayrettin, defanstaki İbrahim Dağaşan diğer arkadaşlarından çok daha iyiydiler.
Gelelim Sedat'a. Bilica ileri gidince rakibin forvetleri arasında çok yalnız kaldı. Yenilen gollerde hatası büyüktü.
Gençlerbirliği iki Avustralyalı Jedinak ile Troisi'yi almış. İkisi de iyi futbolcu. Troisi zaten nefis bir gol attı. Ama sonucu değiştirmeye yetmedi.