AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-07-31

kategori2

Erbil'deki manşetler

Erbil'deki güçlü gazetecilerin başında Rebwar Kerim Weli gelir. Weli, Kuzey Irak Kürt bölgesinin en etkin gazetesi olan Hewler Post'un yayın yönetmenidir. Türkiye'den esen 'Kürt açılımı rüzgarı'nın öbür yakadan, yani Erbil'den nasıl göründüğünü anlamak için Weli'yi aradım.

***
Onu Mahmur'da yakaladım. Hüzünlü bir sesle açtı telefonu. Kampta berbat koşullarda yaşayan 12.000 insanın durumundan şikayet etti ve ekledi: 'Irak güçleri kampı bastılar, insanlar çok korkuyor. Buradan kaçmak istiyorlar ama kampı boşaltmaları için Türkiye'den güvence almaları şart. Bir belirsizlikten diğer belirsizliğe adım atmazlar.'

***
Mahmur'dan sonra konu Beşir Atalay'ın 'Kürt açılımı toplantısı'na geldi. Weli'nin sesi bir anda değişti. Erbil'deki bayram havasından bahsetmeye başladı. Öğrendiğim kadarıyla hükümetin meseleyi 'Kürt sorunu' olarak tanımlaması ve demokratik yollarla çözümün önemine değinmesi Kürt bölgesinde bir devrim gibi karşılanmış. Öyle ki dünkü tüm gazetelerde konuşma önemli bir yer bulmuş. Hem de seçimden yeni çıkıldığı ve hükümet kurma hazırlıkları telaşının yaşandığı şu günlerde...

***
Anlaşılıyor ki buradaki heyecanın daha da fazlasını Iraklı Kürtler yaşıyorlar. Hani burada bazıları 'Bakan dişe dokunur hiçbir şey söylemedi' diye eleştiriyor ya... Gördüğüm kadarıyla Barzani yönetimi, toplantıdan somut bir yol haritası çıkmamış olmasının üzerinde hiç durmuyor. Onlar için önemli olan ilk kez Türkiye'de Kürt meselesinde çözümün bir parti ya da grup değil, bir devlet politikası olarak ifade edilmiş olması.

Üçlü zirve masalı
Ortada henüz 'nedir?' sorusunu cevaplayacak en ufak bir ipucu olmasa da 'Kürt açılımı' denen paket en azından iyi niyet içeriyor gibi görünüyor. Bu iyi-niyet, 'vatanseverlik' adı altında memlekete paranoya salgılayan damarı aşar mı yoksa 'vatan elden gidiyor' repliği tam çözüm aşamasında tedavüle girer mi,  henüz bilmiyoruz. Ama şunları biliyoruz:

1) Üçlü mekanizma denen ABD-Irak-Türkiye işbirliği tam bir balon. Geçen hafta yapılan zirveden herhangi bir şey anlayan varsa lütfen bana anlatsın.
2) ABD, Irak konusunda tutuşmuş durumda. Ülke bir iç savaşın eşiğinde. Kürt-Arap çatışması kuvvetleniyor. Washington'un derdi bir an önce bu bataklıktan kurtulmak. Bunun için de 'Kürtler ve Araplar bir arada nasıl yaşar?' sorusuna cevap arıyor. Yani Türk-Kürt sorunuyla uğraşacak ne vakti ne niyeti var. Bu mesele onun için detay. PKK da öyle.
3) Barzani yönetimi her ne kadar buradaki havadan memnun olduğunu söylese de Türkiye'nin 'Kürt meselesi bizim iç meselemizdir' söyleminden hiç memnun değil.

Keşke
GüneydoĞu'- nun gerçek bir kahramanı var: Sait Şanlı. Şanlı, ömrünü bölgedeki  Türk-Kürt kavgalarını, töre ve kan davalarını bitirmeye adamış bir
'barış insanı'. Her sorunun diyalogla çözülebileceğinin en canlı kanıtı. Şimdi yakalanan havayı görmeyi en çok o hak ediyor.
Ancak kadere bak: Şanlı şu sıralar yoğun bakımda. Yaşam mücadelesi veriyor. En azından onun çabalarının bir şey ifade etmesi için bile denemeye değer...