AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-07-31

kategori2

Cimbom toparlanmış

İsrail takımı, oyunun 25. dakikasına kadar çok iyi oynadı. Bu dakikaya kadar hep Galatasaray'ın yarı sahasındaydılar. Gol yolları aradılar, güzel derinlemesine paslar yaptılar, sonunda da en iyi futbolcuları olan Yampolsky, kornerden gelen topu bizim yeni kaleci Franco'nun da seyretmesiyle takımını öne geçiren golü attı. Ama bu gol onlara yetmedi... Galatasaray çabuk toparlandı, en önemlisi Galatasaray'ın orta sahası rakibine çok iyi bastı. Kaptan Arda, takımı çok iyi yönetti.  74. dakikada Baros'un attığı kafa golünde, Arda'nın kenarlardan sıyrılışı ve Baros'a verdiği pas tek kelimeyle mükemmeldi.. 
Maçın diğer bir güzel golü ise Sabri'nin yine Arda ile yaptığı verkaç sonucunda attığı goldü.
Galatasaray, Kewell'ın, Baros'un yanında oynamasıyla çok şey kazanmış. Kewell, mücadele eden bir futbolcu değildi. O, gol koklayan, iki ayağıyla güzel şut atan golcü bir futbolcu. Rijkaard, Milan Baros'un yanında Kewell'a çok güzel bir yer bulmuş. Fizik gücünü biraz yükseltirse değil Galatasaray'da, Türkiye'de en iyi forvet olur.
Galatasaray'da iyi oynayıp hem de kornerden gelen topu gol yapan Hakan Balta, yavaş yavaş form tutuyor. Hakan'ın attığı gol hemen hemen Galatasaray'ın yediği golün aynısıydı. Top kornerden geldi, iki takım defans oyuncuları müdahalede geciktiler, Yampolsky kendi adına, Hakan'da Galatasaray adına rahatlıkla golleri attılar.
Milan Baros, güzel gol attı ama çok da gol kaçırdı. İşte golcü futbolcu böyle oluyor. Kaçırmasına kaçırıyor ama zamanı gelince golleri atıyor ve maçın kazanılmasında büyük rol oynuyor. Galatasaray'ı diğer maçlara nazaran toparlanmış gördüm. Rijkaard'ın sistemi yavaş yavaş futbolculara da yerleşmiş. Defansta Gökhan ve Servet çok iyi kademeye girdiler. Kaleci için bir kelime söyleyeyim; dünkü maçta ona pek iş düşmedi ama her maç böyle olmaz Franco.. Kendine dikkat et...