AKŞAM | PAZAR | 02 AĞUSTOS 2009, PAZAR
Kayıp Kuşak olarak bilinen 'X'ten sonra yani 80'li yıllardan bu yana birçok kuşak ismi girdi literatüre. Şimdiyse kimilerinin 8-16 kimilerininse 16-26 yaş grubu arasındaki gençleri kapsadığını söylediği 'M Kuşağı' konuşuluyor.
Dünyayı yöneten sevgili eski kafalar... Benim kuşağım sizinle ilişkisini bitirmek istiyor. Dünyayı algılayışımızda gün geçtikçe büyüyen, köklü farklar olduğunu görüyorum. Siz büyük, tembel şirketler kurdunuz. Biz küçük, dinamik, mikro çaplı ticaret istiyoruz. Siz politikayı sahtekarlıkla eşanlamlı bir kelime haline getirdiniz. Biz her yerde özgün ve köklü demokrasi arayışındayız. Siz hızlıca büyüme istediniz. Biz yavaştan almak istiyoruz ki, daha da iyileşelim. Sizce hangi hayatların battığı önemli değil. Biz bütün gemileri yüzdürecek dalgalar istiyoruz. M Kuşağı için önemli olan tutku, sorumluluk, özgünlük ve düne dair her şeye meydan okumaktır. Önemli olan nerede doğduğun değil, ne yaptığın ve kim olduğundur. Soru şu: 'Hala 20. yüzyılda mısınız yoksa 21. yüzyılda mı?'
Bu cümleleri geçen hafta, 'Düğümküme' (dugumkume.org) isimli sitede okudum. Yazı; internet ve pazarlama stratejisti Umair Haque'ın Harvard Business Publishing'de yayınlanan 'M Nesli Manifestosu' yazısından alıntıydı. Bugüne kadar 'Kayıp Kuşak' yani 'X' başta olmak üzere 'Y', 'C' ve 'Z' gibi birçok kuşak tanımı ve içeriğiyle karşılaştık. Son olarak, yukarıda okuduğumuz manifestonun da etkisiyle, 'M Kuşağı olarak bilinen teknoloji ve dijital kültüre doğup, bunlarla iç içe yaşayan Mobil Kuşağı yakından tanımak istedik. Kuşaklar konusundaki fikirlerini almak için 'Son İnsan mı?' isimli kitabında Z Kuşağı'nı detaylarıyla inceleyen stratejist Hakan Senbir'in kapısını çaldık.
Hakan Senbir, ardından gelen diğer tüm kuşakların bir parça taşıdığını düşündüğü Y Kuşağı'nın öneminden bahsetti önce. Zira 1977'den sonra doğup, hem dijital trendlere hem de interaktif ortama yakınlığı olan kuşağın üyeleri tam olarak 'gelecek jenerasyon' olarak görülüyor. Ben merkezli olarak biliniyorlar ama tüketim kararlarını verip ekonomiyi yönlendiren kuşak olduğu için değerli görülüyor. Ayrıca iş hayatına yeni bir bakış açısı getirdikleri için de incelenmeye değer bulunuyorlar.
Kitabında anlattığı 'Z' Kuşağı içinse '2003 yılından sonra doğan ve bugün henüz 10 yaşına gelmemiş olan bu kuşak, kuşaklar arası birçok segmentin de birleştirici noktası. İleride hayal gücünün sınırlarını zorlayacak, birçok yeni trendin ortaya çıkmasını sağlayacak ve yaratıcı çözüm önerileriyle insan beyninin evriminin göstergesi olacaklar. Dünyanın gidişatı ve teknolojiyi iyi anlayıp, mobil kuşağına hayat vermeleriyle değer kazanıyorlar' diyor. C Kuşağı içinse 'tam bir ara segment' diyor. 1988-1993 yılları arasında doğan ve tüketimi temsil eden gençlerin kuşağı olan 'C', 'M' kuşağının da literatüre girmesiyle eskiden tüketimi temsil ederken (İngilizce: consumer) artık içeriği temsil ediyor (İngilizce: content)...
'X' KUŞAĞI'NIN HAYALLERİNİ 'M' KUŞAĞI GERÇEKLEŞTİRECEK
'X Kuşağı'na dahil biri olarak ben, gelecekte çok iş yapacağım. Ama hayatı artık yepyeni bir anlayışla geçireceğim. Nitekim kendi adıma reklamcılıktan ayrılıp marka danışmanlığı işini seçtim. 'Geleceği artık tatmaya başlamalıyım' derken karşıma Z Kuşağı çıktı. Biz nasıl elektriğin olmadığı dönemi anlayamazken, onlar da bizim sahip olamadığımız şeyleri anlayamayacaklar' diyor , Hakan Birsen.
Peki, M Kuşağı'nın özellikleri neler? Kimilerine göre 8-16, kimilerine göreyse 16-26 yaş grubunu oluşturan gençleri kapsıyor. Çabuk öğrenip, çabuk karar verebiliyorlar. Doğdukları andan teknolojinin her türlü olanağına sahip oluyor, hızlı tüketiyorlar. Dijital kültürü ve sosyal medyayı tanıyıp, ilerleyen yaşlarda bunun aktif birer üyesi oluyorlar. Hantallık ve gelenekselcilik onlara göre değil. M Kuşağı ve onların içine doğduğu 'bilgi paylaşımı' konusu açıldığında ise, Hakan Senbir önemli tespitlerde bulunuyor.
'M Kuşağı yani mobil kuşağa 'dijital kuşak' diyorum. 'Bul, kullan, paylaş' ifadesi üzerine kurulu bir kuşak bu, çünkü artık bilgi satmak diye bir şey söz konusu değil! Eskiden çevresi olmak diye bir kavram vardı. Şimdi ise herkes kendi network'ünü oluşturuyor ve eğer network'te yoksan, sen de yoksun gibi bir durum söz konusu. Bunlardan dolayı geleceğin ekonomisinde de yaratıcılık fikri öne çıkacak. Bahsettiğiniz M Kuşağı Manifestosu da bunu destekliyor. Çünkü ana segment olarak gördüğümüz dijital kuşak üyeleri şimdi 10'lu yaşlarına yaklaşırken, bunu yaratan Y Kuşağı, M Kuşağı'nın fikir babası olmuş durumda.'
X Kuşağı'nın son kuşak olarak adlandırılan M Kuşağı'na olan yakınlığını sorunca ise: 'X Kuşağı'nın sahip olduğu çok önemli değerler vardı. Bizim, M Kuşağı'nda ilgimizi çeken şey; 'bul, kullan ve paylaş' manifestosu. Çünkü internet, X Kuşağı'nın hayali ile yaşayıp gerçekleştiremediği bir devrimi gerçek kıldı! 'Bilgi herkese aittir' düşüncesi X ile M Kuşakları'nı birbirine yakınlaştıran şey oldu.
M KUŞAĞI GENÇLERİ NE DİYOR?
Kuşağı çevre ve tecrübe belirler Özgür Geçer - 16
Eskilerden beri kullanılan kuşak çatışması sözünün en önemli sebeplerinden biri her geçen gün ilerleyen teknoloji karşısında insanların doyumsuz tutumu. Örneğin anne babalarımız cep telefonunu sadece konuşmak için kullanırken biz iletişim aracı olduğunu unutup yan özellikleri olmasını istiyoruz. İşte burada onlarla aramızdaki çevre farkı faktörü ortaya çıkmış oluyor. Yaşım itibarıyla C Kuşağı'na dahil olmama rağmen 1980 ve sonrası doğan Y Kuşağı insanına benziyorum. Y Kuşağı'ndaki insanlar gibi alışveriş gurusu, marka tutkunu, üretmekten çok tüketen bir bireyim. Ama bence insanların hangi kuşakta olacağını doğduğu yıl değil yaşadığı çevre belirler. Bana kalırsa kuşağı oluşturan etmenler; ailevi, ekonomik durum, çevre koşulları ve bireyin tecrübesidir.
Tüketmek hayat biçimi oldu Seda Anıl - 21
Alışveriş çılgınlığına, marka düşkünlüğüne ve tüketme isteğinin ağır olduğu Y Kuşağı'na daha yakınım. Bu hızlı tüketme, marka takıntısı gibi huylar dünyanın globalleşmesinden kaynaklanıyor. Yani bunlar sadece Y Kuşağı'na ait özellikler değil. Tüketimi hızlandırmaya yönelik reklamlar amacına ulaştı ve bilinçaltımıza empoze edilen 'tüketin' sözcüğü, yaşam biçimi haline geldi. Zamanın koşullarına daha çabuk ayak uydurduk, bizden sonra gelecek olan kuşağın bizden eksik kalır yanı olmayacaktır! Kendimi M Kuşağı'na da yakın görüyorum. İnsanların özel hayatlarını yakından izleme merakıma engel olamadığım için Facebook en sık ziyaret ettiğim internet sitesi. X Kuşağı'na dahil olmak isterdim çünkü onlar daha gerçekçi bir yaşam sürüp ellerindekinin değerini bilmişler.
Şanslı bir kuşağız! Atabey Akgök - 12
Biz çok şanslı bir kuşağız. Çünkü teknolojiyi sonsuz kullanabiliyoruz. Diğer insanlarla online olarak oyun oynadığım sitelerden (Ikarus, Metin 2 gibi) Facebook ve ilgimi çeken haber sitelerine kadar birçok şeyle haşır neşirim. Sabah uyanıp da kahvaltımı yaptıktan sonra Blackburry ile interneti gittiğim her yerde takip edebiliyorum. Bu sitelerde yeni insanlarla tanışıp, tanıdıklarımla arkadaşlıklarımı sürdürüyorum.
Tatil döneminde uzak olduğum okul arkadaşlarımla haberleşmeye devam ediyor, gerçek hayatta yüz yüze soramadığım şeyleri sorabiliyorum... Kısacası interneti hem eğitim hem de eğlence amaçlı olarak kullanıyorum.
Tüketmek yerine yaratıcılık Arda Dokuzoğlu - 16
Yaş itibarıyla Y Kuşağı'na giriyorum ama kendimi kesinlikle bu kuşağın içinde görmüyorum. Hem bu nitelikler bana uymuyor hem de zaten kendimi genel yargılarla bağdaştırmaktan hoşlanmam. Buna bağlı olarak yaşadığımız dünyanın gereksiz takıntılarıyla -ne teknolojiyle, ne markalarla ne de uyum sağlamak zorunda olduğumuz koşullarla- pek uğraşmıyorum. Tüketim yerine yaratıcılık daha önemli benim için. İnternet gerçekten bir devrimdi! Bilginin paylaşım hızı inanılmaz arttı. Ama çoğu insanın hayatında fazla yer kaplıyor. Ben Facebook veya chat'lerde saatlerimi harcamıyorum. İnterneti hobilerime ulaşmak ve bilgi paylaşmak için kullanıyorum. Bu bağlamda 3G de benim için çok da önemli değil.
SELİN ÖZAVCI