'Avrupalılık' hayali bir tasarımdı ve öyle de kalacak. Kanlı iç savaşlarla dolu Avrupa hırsının tarihi, girdiği 20. yüzyılda üstüne üstlük iki dünya savaşıyla taçlanıp, nükleer savaş korkusuna kapılınca, acele 'Avrupalılık' kimliği icat edildi.
Avrupalılık kimliği ne kadar Kadim Yunan ve Roma'ya eklemlenmeye uğraşılsa da boşuna bir çabaydı.
Avrupalılık son tahlilde ırkçı ve Hıristiyan bir zihniyetin sınırlarının dışına çıkamadı. Avrupa Birliği'nin aldığı son kararlar bu hayalin hayaletleri sanki...
Avrupa Birliği Komisyonu Sırbistan, Karabağ ve Makedonya'nın AB ülkelerine girişlerindeki vize uygulamasını kaldırıyor.
Buna karşın Bosna Hersek, Arnavutluk ve Kosova'yı bu uygulamanın dışında bırakıyor.
Oysa Sırbistan, Karabağ ve Makedonya daha aday ülke bile değiller.
Bu kararla Bosna-Hersek'te yaşayan Sırplar, Sırbistan pasaportuyla Avrupa'da dolaşırlarken, aynı ülkenin Müslüman Boşnakları vize uygulamasına tabi oluyor.
Etnik ve dini ayrımcılığın gözü çıkartılıyor bu AB kararıyla.
AB, keskin milliyetçi hattı Güneydoğu Avrupa'ya çiziyor.
Boşnaklara biyometrik pasaportlarının olmadığı gerekçesi kullanıldı. Halbuki Sırplar daha Federal Hükümet'e pasaport çıkartma yetkisini vermeyi reddediyorlar. Üstelik milyonlarca AB vatandaşının biyometrik pasaportu da yok.
AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oli Rehn'e basın toplantısında; Bosnalı Sırplar, çift pasaportlu olarak muafiyetten faydalanırken Bosnalı Müslümanlara böyle bir imkanın verilmediği hatırlatıldı.
Bir gazeteci de 'Bosna'da etnik temizlik yapan Ratko Mladiç vizesiz Sırp pasaportuyla Avrupa'da seyahat ederken, Bosna kurbanlarının yakınlarını cezalandırmış olmuyor musunuz?' diye sordu.
Oli Rehn'in cevabı sahiden çok ilginç! 'Bosnalı Müslümanların gettolaştırıldığı ve Ratko Mladiç'in vizesiz dolaşmasına dair iddialar hakkında konuşmayı sevmiyorum.'
Yücelttikleri değerleri tahakküm aracı haline getiren anlayışın cevabı da çok kaçamak ve akıl dışı değil mi?
Vize verilmeyen Bosna, Arnavutluk, Kosova'daki Müslüman nüfus, Avrupa'nın zihniyetini döşeyen Hıristiyanlık tarafından dışlanıyor.
'Avrupalılık', Avrupa tarihinde önce antisemitik, sonra da Müslüman karşıtı bir kimlik olarak kurgulandı.
Yaşlı Faşist bir enkaz olan Avrupa hala ırkçı zihniyetini kusuyor.
Avrupa Parlamentosu'nun Yeşiller Grubu Başkanı Daniel Cohn-Bendit, AB'nin tam da Srebrenitsa soykırımının yıldönümünde Boşnaklara hakaret ettiğini söyledi.
Genç Avrupalı Federalistler de AB'yi Güneydoğu Avrupa'yı parçalamak ve soykırım kurbanlarına ayrımcılık yapmakla suçladılar.
Bosna-Hersek eski Yüksek Temsilcisi Schwarz-Schilling ise AB'nin bu kararının Bosna-Hersek'in etnik bölünmüşlüğüne resmiyet kazandırdığını ve milliyetçi Sırp politikaları ödüllendirdiğini belirtti.
Bu arada Türkiye'nin durumu çok daha vahim. 46 yıllık AB macerasının son 10 yılında 'aday ülke' konumunda olan Türkiye hala vize muafiyetini aşamıyor.
Aşamayacak da...