Hüsnü Mahalli hmahalli@superonline.com

kategori2

Öcalan'ın planı

Dün sizlere 'Abdullah Öcalan ile görüşüp anlaşmadan  PKK ve Kürt sorunu çözülmez' öngörüsünde bulunmuştum.
Bazı okuyucular buna ve bana tepki göstererek Öcalan'ın asla serbest bırakılmamasını hatta idam edilmiş olması gerektiğini söylüyor.
Oysa ben bunu söylerken kendi görüşüm olarak dile getirmiyor, kendi bilgi ve deneyimlerime dayalı olarak bir tespitte bulunuyorum ve bu sorun ile uğraşanlara 'Şimdiye kadar olduğu gibi detaylarla zaman kaybetmeyin ve kendinizi kandırmayın çünkü sorunun çözümü Öcalan'dadır' demek istiyorum.
Peki bu gerçeği bilen Abdullah Öcalan kendisi ile dolaylı-dolaysız görüşen ya da görüşecek olan devlete karşı nasıl bir tavır sergiler?
Şimdi de biraz müneccimlik yapalım.
'Terörle bir yere varılmaz' diyen Türk devletinin kendisine göre çaresiz kaldığını gören Öcalan hala elinde tuttuğu 'terör' kartı yani Bağdat, Erbil ve Washington'ın ortadan kaldırmaya yanaşmadığı Kuzey Irak'taki silahlı militanlar üzerinden pazarlık yapacak ve istediklerini elde etmeye çalışacak.
Öcalan'ın devlet ile pazarlıklarında yararlanabileceği diğer kartlar Güneydoğu'daki halk desteği, Tük medyasında 'bu sorunu çözün artık' diyen seslerin çoğalması ve askerin bu konuda devre dışı bırakılması.
Tabii Öcalan, Barzani-Talabani ikilisinin rol ve hesapları ile AB ve ABD'nin konuya  ilgisini de göz ardı etmeyecektir.
Peki Öcalan devletten ya da devlet adına kendisi ile pazarlık yapacak yerli-yabancı arabuluculardan ne isteyebilir?
Müneccimlik yapmaya devam edelim...
Öcalan'ın olmazsa olmaz en önemli koşulu kendisinin serbest bırakılmasıdır.
Daha açık bir ifade ile Öcalan devlete 'Beni bırakmadan ya da belirli bir zaman içinde (2-3 yıl) garantili bırakma sözü vermeden başka konuları görüşmenin bir anlamı yok' diyecektir.
Eğer devlet ve onun adına pazarlığı yapacak olan AK Parti hükümeti bu ilk ve temel isteğe 'evet' derse görüşmenin bir sonraki aşamasına geçilir. Aksi takdirde konuşulacak bir şey kalmaz.
Bu durumda 'Alın size Güneydoğu'yu gidin istediğiniz özerklik veya federal yapıyı kurun' demeyecek olan Sayın Başbakan da Kürt sorununun çözümüne yönelik istediği planı açıklasın, PKK ve yandaşı güçler 'çözüm ve barışa' yanaşmayacaktır.
Dönelim Öcalan'ın isteklerine...
Hapisten çıkmayı garanti edecek olan Öcalan için çok fazla sorun kalmayacaktır. Bu durumda Öcalan bildik birçok isteklerinden vazgeçebilir. Yani bağımsız Kürt devletinden vazgeçen Öcalan, federalizm ve özerklik isteğinden de vazgeçerek yerel yönetimlere artı yetkiler tanıyacak düzenleme ile yetinebilir. Hükümetin Kürtlere yönelik kültürel ve demokratik düzenlemeleri biraz daha genişletmesi Öcalan için yeterli olabilir. Öcalan'ın ısrarla isteyeceği şey ise içte ve dışta dağlarda dolaşan ve şu an hapisteki tüm PKK'lılara ön koşulsuz genel af ve siyasi mücadele hakkı. Çünkü hapisten çıkacak olan Öcalan, Türkiye'nin Mandela'sı olmayı amaçlıyor.
Girne'de Barış Harekatı'nın 35. yıldönümü kutlamalarını izlerken bunları düşünüyordum.
Yıllar ne çabuk geçiyor. 35 yıl önce Marmaris'te yüzerken Türk uçakları Kıbrıs'a doğru uçuyordu ve o gün birlikte yüzdüğüm arkadaşlardan biri 'ABD, Türk ordusunu durdurur' deyince ben 'Ecevit ve Türk ordusu kimseyi dinlemez ve Ada'yı ele geçirir ve bu sorun sittin (altmış) sene çözülmez' demiştim.
Türkiye ve öncesinde Osmanlı iki sittin senedir Kürt sorununu ile uğraşıyor ya da uğraşmak zorunda bıraklıyor.
Ama PKK konusu konuşalı henüz sittin sene olmadı ve umarım olmaz!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3