Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Ey 'yeni zengin,' nedir senin bu çektiğin?

Artık sana 'zengin' denilecek kadar para kazanmışsan...  Her yaz Türkbükü'ne gitmek zorunda kalacaksın. Teknelerin sintine boşalttığı o sahilde pislik içinde yüzmezsen, servetini kaybedeceğin korkusu, sen hissetmeden çoktan itinayla yerleştirilmiş olacak içine...
Yemek desen... Mönü sıkıntısı var... Fusion çıktığından beri hemen her restauranın mönüsü birbirinin aynı... Bonfilenin üzerine tüy diker gibi, ot dikme modası da çıktı...  Başka sorunlar da var tabii... Memleket sathında tabak dizaynı yapılmaya başlandı ya, keçi boku formatında dizilmiş yemek tabağın tam ortasına yerleştirilip, etrafına muhakkak surette kuş pislemiş gibi bir sos serpiştiriliyor... Zenginsen; yiyeceksin... Başka şansın yok...
Ev desen... Parayı bulduktan sonra eski mahalledeki apartman dairesinde oturacak değilsin... Müstakil bir villaya taşınacaksın... Fakat teessüfle bildiririm ki, müstakil bir müstakil villa bulmak imkansıza yakın... Ya ikiz formda inşa ediliyor ya da kıç kıça... Aynı villadan etrafında kopyalanmış 400 tane daha var...
Kadın desen...
'Aşağı Mahalle'den biri yakışık almaz... 'Yukarı Mahalle'deki kadınların ise hepsi estetik salgını yüzünden birbirinin klonu gibi... Aldatmaya kalksan bile, bir şey değişmeyecek... Aynı kadınla yatmak için yersiz strese gireceksin..
Dekorasyonu değiştirsen... Herkesle aynı anda aynı modayla değiştirdiğin için bir şey fark etmeyecek... Geçmişini hatırlatan her şeyi imha ettiğinden, zaten eşyaya bağlılık diye bir mefhumun da yok... Her sene gardırop değiştirilir gibi, o dekorasyon katidir, değişecek...
Ama... Her yeni zengin aynı anda değiştirdiği için, eve gri çimento zemin yapmakta bile bir fark yaratamayacaksın, çünkü bütün arkadaşlarının evlerinin zemini aynı anda griye dönüşüverecek...
Değişiklik olsun diye, bir arkadaşın evine gittiği zaman; kendinin, karının ve çocuğunun birer kopyasını, evindeki dekorasyonun aynısını, şarabın yılına kadar tıpkısını içmek zorundasın...
Duvardaki tablonun ressamı bile aynı olacak!
'En iyi eğlence halk eğlencesidir, değişiklik olsun televizyon seyredeyim' desen, diziler birbirinin kopyası... Ve daha korkuncu, hepsi senin hayatını anlatıyor...
Üstelik, bu sıkıcı, bu kopya, bu tek tip ve neredeyse komünist hayatı yaşamak için çok çalışmak, çok didinmek zorundasın...
Her gün mesainin birkaç saatini, karının evdeki yardımcılarından şikayetlerini dinlemeye, şoförsüz gezemez hale geldiğin için muhtaç kaldığın adamın çocuklarının notlarının ayrıntılarını öğrenmek gibi hayati bilgiler edinmeye de ayıracaksın...
Ve elbette nihayetinde... Bu parayı, aslında bu dandirik hayatı yaşamak zorunda kalmamak için kazandığını idrak edebildiğin zaman, bir ihtimal rahatlayacak;  kurufasulyenin tadını çıkartabileceksin...
Tabii o zamana kadar sıkıntıdan, stresten, çalışmaktan ve sana fakirken öğretilen zengin hayat biçimi karikatürüne yetişme endişesi yüzünden, erkenden ölmezsen...
Ölürsen...
'Çilem bitti de, kurtuldum,' diyemezsin.
Öteki tarafta, niçin karının ikinci kocası için bu kadar servet yaptığını sorgulayıp duracaksın...
Laf aramızda, benim yeni zengin kardeşim, banka hesapların değişirken, kafanda 'fakirlik' döneminden kalan 'zengin' imajını da bir an önce değiştirmeye başlasan iyi edersin....
Sırf paran var diye 'ikoncan' beğenip, 'medyacan'a guru diye biat etmek zorunda mısın?
Çekilecek şey mi bu?

 

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3