AKŞAM GAZETESİ | Hüsnü Mahalli | 2009-08-04

kategori2

Üç sürpriz

Türkiye Kürt sorununun çözümü ile ilgili yoğun tartışmalar yaşarken, bölgede Türkiye'yi de etkileyecek çok önemli gelişmeler yaşanıyor.
Sıra ile özetlemeye çalışalım...

Geçen hafta Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun ziyaret ettiği Lübnan'da haziran başında seçim yapılmıştı. 2005'te öldürülen eski Başbakan Hariri'nin oğlu Saad Hariri'nin liderliğini yaptığı ittifak 71 sandalye kazanmıştı. Suriye ve İran'ın desteklediği Şii Hizbullah ile Şii Emel örgütünün başını çektiği ve içinde Maruni Hıristiyanlar ile Dürzilerin, Sünnilerin, Ermenilerin bir kısmının bulunduğu ittifak 57 sandalye ile yetinmişti. Hükümeti kurmakla görevlendirilen Sünni Hariri Lübnan'daki dinsel ve mezhepsel dengeyi gözeterek ve yandaşı Maruni Hıristiyanlar, Dürziler ile Ermenilerin de onayını alarak muhalefetle birlikte ulusal birlik hükümeti kurma kararı aldı.
Ancak önceki gün herkesi şaşırtan çok önemli bir gelişme yaşandı. Hariri'nin en önemli müttefiği ve Suriye karşıtı en sert söylemleri ile tanınan İlerici Sosyalist Parti lideri Dürzi Valid Canbolat, Hariri ittifakından çekileceğini söyledi.

Canbolat söylediğini yaparsa Lübnan'da tüm dengeler altüst olur.
Daha önemlisi Canbolat'ın söyledikleri:

'2006'da Washington ziyaretim ve Neo-Con'larla oturup konuşmam benim ve sol partimiz için karanlık bir lekedir. Irak, Filistin ve tüm bölgemizi perişan eden bu insanlarla yan yana olmak benim için af edilir şey değildi. Siyasi bir kimliği olmayan  Hariri ile ittifakım ise o günün koşullarının bir gereğiydi ve artık Sedir Devrimi  söylemi gibi onun da anlamı yok. Çünkü komşumuz Suriye ile çok özel ilişkiler geliştirme zamanı gelmiştir.'
İkinci sürpriz Irak'ta yaşandı...
Başbakan olduğu Mayıs 2006'den bu yana hiç uğramadığı Süleymaniye'yi ilk kez ziyaret eden Irak Başbakanı Nuri Maliki, Cumhurbaşkanı ve KYB lideri Talabani, Kürt Federe Bölgesi Başkanı Barzani ile önemli görüşmeler yaptı. Amerikan Savunma Bakanı Gates'in 'artık anlaşın' muhtırasından sonra bir araya gelen Şii Maliki ile Kürtler doğal olarak Sünnilerin olası riskini de görüştü. Sünni direnişçi grupların oluşturduğu ortak Konsey mayıs ayında Amerikalılarla İstanbul'da gizlice buluşmuş Sünnilerin Bağdat'taki yönetime katılmaları konusunda prensip anlaşmasına varmıştı.
Özetle; son üç yılda kendi aralarındaki birçok sorunu çözemeyen Başbakan Maliki ile Kürtler gelişen yeni süreçler ve değişen Irak içi ve dışı dengelerin etkisiyle bir araya gelip yeni ittifaklar peşinde.
Bakalım başta Türkiye, İran, Suriye ve tüm bölgeyi etkileyen bu yeni gelişme ile  Ankara'nın Bağdat ve Erbil ilişkileri nasıl etkilenecek, PKK dosyası nasıl gelişecek?

Son olarak İran'a bakalım...
Bazılarının 'Kadife Devrim' beklediği İran'da geçen hafta sürpriz bir gelişme yaşandı. Yargılanmasına başlanan yaklaşık 100 reformcu arasında çok önemli bir kişi vardı: Eski Başkan Hatemi'nin başdanışmanı ve en yakın adamı Abtahi. Canlı yayınlanan duruşmada Abtahi herkesi şaşırtacak kadar önemli itiraflarda bulundu ve reformcu ittifakın üç simgesi olan Musavi ile eski Başkan Hatemi ve önceki Başkan Rafsancani'ye çok ağır suçlamalar yaparak, ''Onlar devrim ve İslam cumhuriyet düşmanı' dedi. Bakalım bu üç sürpriz önümüzdeki günlerde bu üç ülkeyi ve dolayısıyla başta Türkiye olmak üzere bölgeyi nasıl etkileyecek?