AKŞAM | CUMARTESI | 01 AĞUSTOS 2009, CUMARTESİ
Üç yıl önce özel bir statüyle rahibe olan Kuyr Kayane, Ermeni cemaatinin tek rahibesi. Kendi evinde ailesiyle birlikte yaÅŸayan Kayane, cemaatindeki rahibe yokluÄŸunu manastırlarının bulunmamasına baÄŸlıyor.
Yedikule'deki Surp Pırgiç Hastanesi'nin bahçesindeki aynı adlı kilisede çalışan, her gün buraya gelen yaÅŸlılara manevi konularda yardım eden Kuyr Kayane, Ermeni cemaatinin son rahibesi. Bir manastırda ya da eÄŸitim kurumunda deÄŸil, Bakırköy'deki evinde ailesiyle birlikte yaşıyor. Din görevlilerinin genellikle aklımızda kalmış ciddi, hatta asık suratlı imajına karşın yüzünde hiç eksik olmayan gülümsemesiyle dikkat çekiyor. Biraz ciddi görünmenizi istemiyorlar mı diye sorunca, 'biz ailece böyleyiz, memnuniyetsizliÄŸim de yok ki durumumdan, durup dururken neden somurtayım' cevabını veriyor.
Ermeni cemaati 2006 yılında o zamanki tek rahibesi Hripsime Sasunyan'ı kaybedince Patrik Mesrop Mutafyan özel bir uygulamayla Kuyr Kayane'yi takdis edip ona Kalfayan Rahibesi statüsü tanımış. Onun durumunun özel olmasının nedeni, herhangi bir manastıra baÄŸlı olmadan, ailesinin yanında yetiÅŸmesinden kaynaklanıyor. Åžöyle ki; rahibeler belli bir kurumun, manastırın çatısı altında yetiÅŸip o kurumla birlikte anılırmış. Manastır bulunmadığı için evinde yetiÅŸen Kayane'nin takdis zamanı geldiÄŸinde o sıralarda vefat eden Sasunyan'ın anısına, onun yetiÅŸtiÄŸi, artık açık olmayan Kalfayan Yetimhanesi'ne baÄŸlanması uygun görülmüÅŸ.
RAHİBELİK HEYECANI EVLİLİK HEYECANI GİBİ
- Neden rahibe olmak istediniz?
ÇocukluÄŸumdan beri dua ederdim, içten gelen bir ÅŸey bu, fakir biri görünce 'Tanrı'm sen de gördün onun yoksulluÄŸunu deÄŸil mi' diyerek Tanrı'yla konuÅŸurdum. Hep rahibe olmak istedim. 2006 yılında rahibe olarak takdis edildim ama ondan önce de zaten rahibe gibi yaÅŸardım.
- Aileniz dindar mıydı, nasıl karşıladı kararınızı?
İmanlı bir ailede büyüdüm, beÅŸ kardeÅŸin en küçüÄŸüydüm, hepsi evlendi, çocukları var ÅŸimdi. Benim rahibe olmamı normal karşıladılar, küçüklüÄŸümden beri nasıl büyüdüÄŸümü, iç dünyamı bildikleri için asıl rahibe olmasam, mesela 'ben evleniyorum' deseydim ÅŸaşırırlardı herhalde.
- Heyecanlanmış mıydınız rahibelik için takdis edilirken?
Kilisede törenle takdis ediliyorsunuz ÅŸahitlerin ve Tanrı'nın huzurunda. Bu evlilik gibi aynen, muhakkak heyecanlanıyorsunuz yani. İtaat, bekaret ve ömür boyu malda-mülkte gözünüz olmaması yönünde fakirlik yemini ediyorsunuz.
- DiÄŸer kardeÅŸlerinize özenmediniz mi hiç? Evlenip çocuk yapmaya mesela...
Yok, onların çocukları, buraya gelen çocuklar benim de çocuklarım zaten. Onlar özenirler zaman zaman bana hatta. Huzurlu bir hayat, özgüven duygusu herkesin özenebileceÄŸi bir ÅŸey. İnsanlarda eksik olan özellikler bunlar çünkü.
- Ermeni cemaatinde neden baÅŸka rahibe yok? Sizden önceki rahibe Sasunyan'a ailesi izin vermemiÅŸ mesela, aileler soÄŸuk mu bakıyorlar bu iÅŸe?
Birçok konuda olduÄŸu gibi bu konuda da gençlerin kafası karışık biraz, annelik isteÄŸi var bir de, bu kararı vermek kolay deÄŸil. Ama rahibe yetiÅŸmemesinin asıl nedeni gençler ya da aileleri deÄŸil. Manastırımız yok. Rahibelerin ve gençlerin bir arada bulunabileceÄŸi, bir seçenek olarak rahibeliÄŸi görebilecekleri böyle bir ortam yok. Dini büyüklerimiz bu tür konularda hükümet düzeyinde yetkililerle görüÅŸmeleri sürdüruyorlar. Umutla bekliyoruz biz de.
ÜNİVERSİTEYE GİTMEYİ DÜÅžÜNÜYORUM
- Siz ne eğitimi aldınız?
ÇemberlitaÅŸ Kız Lisesi'nde okudum. Üniversitede Armenoloji bölümlerinin açılacağı konuÅŸuluyordu onu bekliyorum merakla, açılınca o bölümde okuyacağım ama o da belirsiz. Harran Üniversitesi'nde açılacak deniliyordu bir ara, sonra Galatasaray Üniversitesi'nde açılacağı konuÅŸuldu, o hevesle Fransızca öÄŸrendim orada okumak için. Ama açılmadı, ümidim devam ediyor.
- Gününüz burada nasıl geçiyor, ne iÅŸ yapıyorsunuz?
Sabah 09:30'da baÅŸlıyorum 14:30'a kadar çalışıyorum. Buraya gelen yaÅŸlıların kilisede dini vazifelerini yerine getirmelerine yardımcı oluyorum. ÖÄŸleden sonra da yoksulların, yaÅŸlıların evlerine gidiyorum yardım etmek için.
- Ne yardımı yapıyorsunuz?
Burada maddi yardım yapmıyoruz doÄŸrudan ama ihtiyaç duyanları bu tür yardım yapan yerlere bildiriyoruz. GittiÄŸim evlerde daha çok manevi yardım yapıyorum, yaÅŸlılar, yoksul kalanlar terk edildiklerini düÅŸünüyorlar ve en çok konuÅŸacak birine ihtiyaç duyuyorlar. Onlarla konuÅŸup yalnız olmadıklarını, Tanrı'nın onları sevdiÄŸini anlatıyorum, kızları, kardeÅŸleri oluyorum.
TELEVİZYON DİZİLERİ YEMİNİMİZE UYGUN DEĞİL
- EÄŸlenmek için bir ÅŸeyler yapar mısınız, televizyonda ne izlersiniz örneÄŸin?
Takdis olurken yaptığımız rahibelik andına sadık kalırız. Rahibelik bir meslek deÄŸil çünkü; bir yaÅŸam tarzı. Çalışma saatlerinde baÅŸka bir yaÅŸam, serbest zamanlarda baÅŸka bir yaÅŸam olmaz. Televizyondaki hiçbir diziyi izlemiyorum. DoÄŸrusu buna vaktim de olmuyor pek, bir de dizilerin çoÄŸunda bekaret yeminine aykırı durumlar yaÅŸanıyor. Ama televizyon izlemem anlamına gelmiyor bu, belgeselleri ve haberleri izlerim. Haberler dua kaynağı oluyor aynı zamanda.
- Dualarınızı haberlerden mi seçiyorsunuz yani?
Mesela haberlerde okyanusta bir uçağın düÅŸtüÄŸü bildiriliyor, o akÅŸamki duamı o uçakla düÅŸen insanlar için ederim. Tahmin edeceÄŸiniz gibi bizim ülkemizde ettiÄŸimiz dualarda ÅŸükran duygusu az oluyor.
- Neden ÅŸükran duygusu az?
Yani iyi bir haber alınca ÅŸükran duası edersin, yeni bir icat olduÄŸunda mesela. Her gün güneÅŸ doÄŸduÄŸu için Tanrı'ya ÅŸükranlık duyarsın. Oluyor tabii ÅŸükran duaları ama daha çok olmasını isteriz deÄŸil mi?
Kolera salgınından doğan yetimhane
Kuyr Kayane'nin özel bir statüyle baÄŸlandığı, artık hizmet vermeyen Kalfayan Yetimhanesi'nin 150 yıl öncesine uzanan bir hikayesi bulunuyor. 1866'da HalıcıoÄŸlu'nda kolera salgını baÅŸlayınca bazı yetim çocuklar ortada kalır. Sırpuhi Kalfayan önce dayısının evinde bu çocukları toplayarak bakar. Burada onlarla geçirdiÄŸi günlerde rahibe olmak ister ama annesi izin vermez. Çok geçmeden koleraya yakalanan Kalfayan 'iyileÅŸirsem rahibe olmama izin verir misin' deyince annesi, iyileÅŸmesinden umudunu kestiÄŸi kızının isteÄŸini kabul eder. Kalfayan iyileÅŸip rahibe olunca çocuklara yetimhane açmak ister. PadiÅŸah Sultan Abdülaziz'den yardım olarak bir kese altın alır ve o parayla satın aldığı ahÅŸap binayı yetimhaneye çevirir. HalıcıoÄŸlu'ndaki yetimhane 1928'de resmi kimlik kazanarak, ilkokul statüsünde Milli EÄŸitim Bakanlığı'na baÄŸlanır. 1971'de HalıcıoÄŸlu'ndaki yol çalışması nedeniyle istimlak edilince ilkokul Üsküdar'a taşınır.
EYÜP TATLIPINAR